milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

ABD 'Avcı'ları İncirlik'e kimin için geldi?

14 KASIM 2011
PZT 00:40

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz
  • ABD 'Avcı'ları İncirlik'e kimin için geldi? -

Türkiye'nin İsrail'le başlayan Heron gerilimi üzerine ABD'den talep ettiği insansız hava araçları 'Predator'lerin geçtiğimiz günlerde sessiz sedasız İncirlik üssüne geldiği ortaya çıktı. Biliyorsunuz Başbakan Erdoğan'ın, ABD Başkanı Obama'yla Eylül ayında yaptığı görüşmede PKK'ya karşı mücadelede kullanılmak üzere Türkiye'ye 6 adet Predator satılmasını istediği, ancak Obama'nın kongreden böyle bir satışa onay çıkmasının şimdilik zor olduğunu ifade ettiği yazılmıştı.

Heronların yerine düşünülen Predatorlerin satışının, 4 Kasım'daki  G-20 zirvesi sırasında gerçekleştirilen Erdoğan-Obama görüşmesinde bir kez daha gündeme geldiği ve cevabın yine olumsuz olduğu açıklanmıştı.

Ancak geçtiğimiz hafta medyaya yansıyan haberlere göre, Erdoğan'ın Obama'ya "Sözünüzü tutup Predatorleri gönderin" dediği ve "Hayır" cevabını aldığı görüşmeden yaklaşık 20 gün önce, 16 Ekim 2011'de iki adet MQ-1 Predator, İncirlik Hava Üssü'ne geldi. 23 Ekim'de ise iki Predator daha İncirlik'e gönderildi.

ABD'nin satmaya yanaşmadığı Predotorlerden 4 tanesi Türkiye topraklarında konuşlandırıldı. Uçaklar tamamen ABD kontrolünde olacak. İncirlik'ten kalkıp, Türkiye ve komşu ülkeler üzerinde uçacak, ancak Türkiye'ye 'gerçek zamanlı' yani 'canlı' görüntü vermeyecek. Görüntüler ancak ABD tarafından filtrelendikten sonra Türk tarafına verilecek. Türk personelin kontrol ünitesinde görev yapma izni de yok. Predatorleri üçüncü bir ülkeye karşı kullanıp kullanmama konusunda garanti vermeyen ABD tarafı, elde edilen görüntülerin üçüncü bir ülkeye verilmemesi konusunda garanti vermeye de yanaşmıyor.

İncirlik'teki Yer Kontrol Ünitesi'ndeki ABD'li görevli tarafından kalkışı sağlanacak olan Predatorler ABD'deki Nevada üssünden kumanda edilecek. Rotasını ABD belirleyecek. Radara yakalanmayan Predatorlerin nerelere uçtuğu, hangi görüntüleri aldığı TSK'ya ait radarlar tarafından da tespit edilemeyecek.

Predatorlerin İncirlik üssüne konuşlandırıldığı bilgisi Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu tarafından da doğrulandı. Sırbistan'a hareketinden önce medyaya yansıyan iddiaları cevaplayan Davutoğlu, ABD'nin Irak'tan çekilme planı kapsamında 4 Predatorün İncirlik üssüne geldiğini açıkladı. Davutoğlu, "Çekilme planı çerçevesinde Irak'tan hareket eden Predatorların son kullanım tarihi 22 Kasım'dır. Yani 22 Kasım'da son uçuşlarını yapacaklar. 22 Kasım'dan önce ABD'nin taahhütleri çerçevesinde, 4 Predator İncirlik'e konuşlandırılmıştır. 22 Kasım'da Irak'tan hareket edilerek yapılan uçuşlarda herhangi bir boşluk doğmaksızın sayısı da artırılarak 4 Predator İncirlik konuşlu olarak devreye girecektir." dedi.

Bakan Davutoğlu'nun açıklamaları da gösteriyor ki, Predatorlerin İncirlik'e gelişinin Türkiye'nin "Bize Predator satın" talebi ile ilgisi yok. Irak'tan çekilen ABD insansız hava uçaklarının İncirlik'e konuşlandırılması sözkonusu. Anlaşıldığı kadarıyla ileride sayıları da artacak. Ancak ortada ne bir Bakanlar Kurulu kararı var, ne de Meclis'ten çıkarılmış bir onay.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun da açıkladığı gibi 2007 yılından beri Predatorlerin elde ettiği istihbarat bilgileri Türk tarafına veriliyor. Yani ABD ile sözde istihbarat paylaşımı zaten var. Bu bilgilerin ne kadar sağlıklı olduğu Aktütün, Dağlıca ve Çukurca baskınlarına bakıldığında rahatlıkla anlaşılabilir. Yani Predatorlerin İncirlik'e konuşlandırılması ile Türkiye'nin PKK'ya karşı istihbarat toplama noktasında yeni bir kazanım elde etmesi mümkün değil.

Peki ABD'nin Türkiye'ye satmayı yanaşmadığı Predatorleri sessiz sedasız İncirlik üssüne yerleştirmesi ne anlama geliyor? Uçakların tamamen ABD kontrolünde olması gerçekten vahim. Ama asıl vahim olan Predatorlerin yapabildikleri konusunda Türkiye'deki kamuoyunun yeteri kadar bilgi sahibi olmaması. İsrail yapımı Heron'larla karşılaştırılan Predatorlerin sadece istihbarat elde etmede kullanıldığı yazılıp, çiziliyor. Oysa Predator, adı üstünde bir 'avcı' yani 'vurucu güç'.

Arnold Schwarzenegger'ın ünlü filmi 'Predator' filmindeki 'yırtıcı avcı', istediği zaman görünmez olabilen, mücadele edilmesi son derece güç uzaylı bir gelişmiş yaratıktı. İncirlik'e konuşlandırılan Predator de tıpkı filmindeki isimdaşı gibi radarlara yakalanmayan hayalet bir avcı.

General Atomics tarafından üretilen MQ-1 Predator,  önceleri ABD hava kuvvetleri ve CIA tarafından sadece gözlem ve ileri keşif amaçlı kullanılıyordu. Daha sonra yeni kameralar ve füzelerle modifiye edilip, saldırı amaçlı olarak Irak, Afganistan, Pakistan, Bosna, Sırbistan ve Yemen'de kullanıldı. Birçok hedefi imha etti. Libya'da da birçok hedefin vurulmasında kullanıldığı biliniyor.

Saatte 200 kilometre hızla, 14 bin feet yükseklikte uçabilen ve 24 saat havada kalabilen Predatorler, büyük bir imha gücüne sahip. Üzerinde 2 Hardpoints, 2 AGM-114 Hellfire (MQ-1B), bir adet AIM-92 Stinger (MQ-1B) ve 6 Griffin havadan karaya füze taşıyabiliyor. Yani Predator bilinenin aksine sadece gözlem yapmıyor, vuruyor, imha ediyor.

Sivil ve askeri hedefleri vurabilen, suikastler gerçekleştiren Predatorler özellikle Afganistan ve Pakistan'da yüzlerce sivilin öldürülmesinden sorumlu. Bu nedenle Pakistan ve Afganistan'la kriz yaşanmasına bile neden oldu.

Elinde 200 civarında Predator bulunduran ABD, bunların sadece İngiltere ve İtalya'ya satışına onay vermiş. Türkiye'ye satışına ise izin vermiyor.

İran'ın nükleer silah üretmeye yönelik çalışmalar yaptığı, İsrail'in İran'ı yakın zamanda vuracağı, Suriye'de nükleer silah üretilen bir tesisin fotoğraflarının çekildiği iddiaları batı medyasında sıklıkla dile getirilmeye başlanmışken, Malatya Kürecik'e füze kalkanı sisteminin kurulmaya başlandığı bir dönemde ABD'nin insansız avcı uçaklarının İncirlik'e konuşlandırılması ne anlama geliyor? ABD 'Avcı'ları İncirlik'e kimin için geldi?

Predatörlerin İncirlik'e konuşlandırılması hangi anlaşmaya dayanıyor? Türkiye istediği zaman bu anlaşmayı sona erdirebilecek mi? Hangi ülkelerin hava sahasında uçuş yapacak? Bilgiler hangi ülkelerle paylaşılacak? Hangi ülke toprakları hedef alınacak? Herhangi bir komşu ülkeyi hedef aldığında Türkiye'nin sorumluluğu ne olacak? Türkiye İsrail'in Heron'u ya da ABD'nin Predator'ü yerine neden kendi insansız hava uçağını üretme konusuna ağırlık vermiyor?

Türkiye kamuoyu bütün bu sorulara yetkililerin vereceği cevabı bekliyor.

İsrail Heronu İskenderun'da ne arıyor?

Adana'nın Karataş ilçesi yakınlarında avlanan balıkçının ağlarına 15 gün önce İsrail'in insansız hava uçaklarından Heron'a ait parçalar takıldı. Sahil Güvenlik dalgıçları tarafından Heron'un tamamı denizden çıkarıldı.

İsrail Havacılık ve Uzay Sanayi Kurumu tarafından üretilen IAI Heron insansız hava araçları, 210 kilometre süratle uçup, 52 saat havada kalabiliyor. 350 kilometreye kadar alandan görüntü alabiliyor.

Hatırlayacaksınız İsrail, 31 Mayıs 2010'da Mavi Marmara'ya yaptığı operasyonda 9 vatandaşımızı şehit ederken, terör örgütü de aynı saatlerde İskenderun'daki Deniz Üs Komutanlığı'na saldırıp, 7 askerimizi şehit etmişti.

İki saldırının da aynı gece gerçekleşmesi, "İskenderun saldırısında İsrail'in parmağı mı var?" sorusunu akla getirmişti. İskenderun'daki deniz üssü açıklarında düşmüş olarak bulunan Heron da, ister istemez "İsrail Türk topraklarında istihbarat mı topluyor? Türkiye istihbarat ve güvenlik konusunda zafiyet içerisinde mi?" sorularının kafalarda oluşmasına neden oldu.

Adamlar yapmış Aaabi!

Gelişmiş ülkelerin teknolojiden mimariye, ulaşımdan haberleşmeye birçok alanda yaptığı başarılı çalışmalar karşısında klasik cümlemizdir bu, "Adamlar yapmış Aaabi!" Sanki o ülkelerde yaşayan insanlar insan üstü varlıklardır, yaptıkları da asla ulaşılamayacak hedefler. Aslında bu cümle bizim yıllardır yapamadıklarımızın ya da bir türlü yapmak istemediklerimizin bir mazeretidir.

Van'daki büyük depremin yaralarını sarmaya çalışırken 5.6 büyüklüğünde bir depremle yeniden yıkıldık. Bir bayram günü Bayram Oteli'nin enkazının altında kalan insanlarımıza ağladık.

5.6 ile bu kadar insan kaybeden bir başka ülke var mı bilmiyorum. Bir haftadır ağır hasarlı bir otele 'oturulabilir' raporunu veren faili arıyoruz. Herkes birbirini suçluyor. Ancak ortada tartışılmaz bir gerçek var, ders almıyoruz. Marmara depreminin acıları hafızalarda tazeliğini korurken, Van depreminin enkazı henüz kaldırılmamışken orta şiddette bir depremle yerle bir olmamız, ders çıkarıp tedbir alma konusundaki duyarsızlığımızın bir ispatı.

Galiba "Deprem ülkesiyiz, depremle yaşamaya alışmalıyız" sözünü biz sadece "Depreme alışmaya mecburuz" şeklinde anlıyoruz. Tedbir almayı sürekli erteliyoruz.

Oysa bizim gibi birçok deprem ülkesi var. Japonya ve Şili. Sürekli hareket halindeki faylar üzerinde bulunan iki ülke. Ama 8-9 şiddetindeki depremlerde bile tek bir insanını kaybetmiyorlar. Bu seviyeye kolay ulaşmamışlar elbette. Şili 1939'da 8.3 büyüklüğündeki depremde 30 bin insanını kaybetmiş. Tokyo'da 1 Eylül 1923 yılında meydana gelen Büyük Kanto depreminde 105 bin insan ölmüş. Japonya'da her yıl Eylül ayının ilk haftası "Felaketi Önleme Haftası", 1 Eylül de "Felaketi Önleme Günü".

Her iki ülke de tarihteki acılardan ders alıp, mimarisini ona göre değiştirmiş, yapı sistemini depreme göre belirlemiş, sıkı denetimler getirmiş.

Dünya inşaat sektöründe Türkiye'nin dev firmalarının büyük söz sahibi olduğunu biliyoruz. Dünyanın dört bir yanında görkemli eserler inşa ediyoruz. Ancak Türkiye'ye gelince birçok kentimizde inşaatlar hâlâ sorunlu. Eski binaların yıkılıp, depreme dayanıklı binaların inşa edilmesi gerekiyor. Elbette bu işin maliyeti de çok yüksek. Elbette uzun zaman alacak. Ancak "Başlamak bitirmenin yarısıdır" diye boşuna dememişler. Yoksa Japonya ve Şili'ye bakıp, "Adamlar yapmış Aaabi!" demekle bir yere varılmıyor.

ASELSAN'daki sır perdesi aralanmayı bekliyor

ASELSAN'da F-16 uçakları ve Altay Tankı gibi kritik konularda görev yapan 3 mühendisin şüpheli intiharları üzerindeki sır perdesi aralanmayı bekliyor. Bu konuda geçtiğimiz hafta önemli bir gelişme yaşandı. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Murat Demir, psikolojik rahatsızlıkları nedeniyle 2006 yılında intihar ettikleri öne sürülen ASELSAN mühendisleri Hüseyin Başbilen, Halim Ünsal ve Evrim Yançeken'in ölümleri ile ilgili olarak Adli Tıp Kurumu'na ikinci kez yazı yazarak, şüphelerin ortadan kaldırılmasını istedi. Savcı, ölen mühendis Hüseyin Başbilen'in boğazındaki 20 santimlik bıçak kesiğinin neden 2-3 santim olarak gösterildiğinin açıklanmasını talep etti.

Hüseyin Başbilen hakkında Adli Tıp Daire Başkanlığı'nın 10 üyesinden 7'sinin intihar, 3'ünün cinayet dediğini hatırlatan Savcı Demir, "Ölüm nedeni hakkında net cevap verin. Adli Tıp Genel Kurulu'nun onayı olsun" uyarısını yaptı. Savcı Demir, "Psikolojik sorunlar nedeniyle intihar etti" denilen mühendislerin neden psikolojik tedavi kaydının olmadığını sordu.

Milli Tank Projesi üzerinde çalışan mühendis Hüseyin Başbilen, 7 Ağustos 2006'da boğazı ve bileği kesilmiş olarak aracının içinde bulunmuştu. 17 Ocak 2007'de Halim Ünal kafasına isabet eden tek kurşunla hayatını kaybetti. 9 gün sonra ise Evrim Yançeken oturduğu binanın 6'ncı katından düşerek can verdi. ODTÜ mezunu üç genç mühendisin ortak özellikleri ise, savaş uçaklarımızda kullanılan dost-düşman tanıma sistemi üzerinde çalışıyor olmalarıydı.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 14.11.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: türkiye, israil, heron, predator,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Ahmet Kayır

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Müslümanları vurmak müthiş eğlenceli!
    2. İşte büyük fotoğraf
    3. İsrail İran'ı vuracak mı?
    4. “Büyük oyun”un farkında mısınız?
    5. Atlantik baharı Ortadoğu kışına dönüşmesin!
    6. MİT kampüsünde iki saat
    7. İşte avcının marifeti(!)
    8. Masada Suriye var
    9. Türkiye yol ayrımında
    10. Delawere'ci Biden'a dikkat!
    1. Erbakan, gizli görüntüler getirilince ne yapmıştı?
    2. Türkiye yol ayrımında
    3. Suni depremler bir silah mı?
    4. Geçmişini Unutma!
    5. İşte ABD'de misafir edilen Türk Bürokratlar
    6. 3 bin ajan Güneydoğu'da ne yapıyor?
    7. Urfalı âmâ müezzin mi kör yoksa biz mi?
    8. Türkiye çıldırmış olmalı
    9. İsrail'in misafiri 7 Türk gazeteci...
    10. Erdoğan, Demirel'den ne tavsiyeler aldı?
    1. İncirlik'ten kalkan uçaklar Şam'ı bombalar mı?
    2. Geçmişini Unutma!
    3. CHP başörtülü aday GÖSTERiR Mi?
    4. Avrupa'ya da 'van minut'
    5. Devlet 'PARDON' diyebilir mi?
    6. Türkiye çıldırmış olmalı
    7. İşte ABD'de misafir edilen Türk Bürokratlar
    8. Erbakan, gizli görüntüler getirilince ne yapmıştı?
    9. Erdoğan, Demirel'den ne tavsiyeler aldı?
    10. Hayaldi, maalesef gerçek oldu!
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    2. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    3. 2012-ALS sonuçları açıklandı
    4. Esed'in başına 450 bin dolar ödül koydu
    5. Yunan gazeteciler greve çıktı
    6. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    7. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    8. Askeri operasyonlar Hama'da da katliam boyutuna vardı: 50 ölü
    9. Avro'nun sonuna doğru mu?
    10. Modalife'tan yaz kampanyası
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek