milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

AB'nin kapısında yatmaya mecbur muyuz?

05 TEMMUZ 2011
SAL 01:30

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Görünen o ki AB Türkiye'yi arasına almak istemiyor. Artık bunun gizlisi saklısı kalmadı. Bunun sonucu olarak toplumumuzda da yıllar öncesine nispetle AB heyecanı giderek tükendi. Bugün bir referandum yapılsa AB'ye girelim diyenlerin oranı yüzde 50'nin altında kalır. İktidar bunun aksini düşünüyorsa halk oyuna başvurabilir. Bu arada AK Parti iktidarında da ilk yıllardaki AB heyecanının bugün kalmadığı müzakereleri zoraki sürdürme çabası içinde olduğu izlenimi veriyor. Yani, iktidarda heyecan yok, muhalefette eski AB yandaşlığı kalmadı, toplum istemiyor. O zaman bizi AB'nin kapısında yatmaya zorlayan nedir? Müridin şeyhinin gönlünü almak için evinin kapısının önünde durması, tekrar dergaha kabul edilmesini ummasını anlıyorum ama AK Parti iktidarının tüm olumsuzluklara rağmen AB'nin kapısında nöbet tutuşunu anlamıyorum. Yoksa haberimiz olmadan AK Parti iktidarı AB'yi kendisine şeyh mi edindi? Bunun bir sebebi olması gerekir diye düşünüyorum. Söz konusu sebep Türkiye'nin çıkarlarının korunması olmadığına göre bir başka zorlayıcı sebep bizi kapıda beklemeye mi itiyor? Böyle ise bu sebep nedir?

Göründüğü kadarıyla AB üyesi ülkeler arasında Türkiye'yi samimi olarak birlikte görmek isteyen -Elbette bunu görünüşe bakarak söylüyoruz- İngiltere var. İngiltere'de ABD'nin AB içindeki ileri karakolu görevi yaptığı düşünüldüğünde AB ülkelerinin istememesine rağmen bizi AB kapısında beklemeye iten güç ABD olabilir mi?

AB'nin Türkiye ile müzakere için yeni fasıl açmamasını, bazı fasılların açılmasını daha işin başında Kıbrıs sorununun çözümüne bağlaması, ayrıca Almanya ve Fransa'nın her fırsatta Türkiye'yi birlik içinde görmek istemediklerini açıklamaları bu işin çıkmaza girdiğinin açık göstergesidir. Son bir yıldır müzakere için yeni bir fasıl açılmamış olması, önümüzdeki günlerde açılacağının da bir işaretinin olmaması AB'nin Türkiye konusundaki tavrını çok net gösteriyor. Bu arada bizimle aynı yıl müzakerelere başlamış olan Hırvatistan ile müzakereler tamamlandı. Önümüzdeki yıl birliğe üye olması bekleniyor. Hırvatistan'ın birlikle müzakereleri tamamlaması ve üyelik için gün verilmesini yadırgıyor değilim. Çünkü, Hırvatistan daha Yugoslavya döneminde Almanya'nın desteği ile birlikte ayrıcalıklı bir konuma sahipti. Yani komünist bloka dahil olması bile Birlik'ten dışlanmasına sebep olmamıştı. Bugün gelinen noktada 6 yılda müzakerelerin tamamlanması aslında müzakerelerin bir formalitenin tamamlanmasından ibaret olduğunu gösterdi. Türkiye ile müzakereler ise üyeliğe almamamın gerekçesi olarak kullanılıyor.

Bu bakımdan her ne sebeple olursa olsun bugün gelinen noktada AB ile ilişkiler için özel bir Bakanlık oluşturmanın falan anlamı yoktur. AB'nin tutumu nettir, sadece Türkiye olarak hala ısrarcı, bunun da ötesinde yapışkan bir tavır sergilemeyi sürdürüyoruz. Buna son vermenin zamanı gelmiştir. AK Parti iktidarının ilk yıllarında AB üyeliği konusundaki ısrarcılığını anlıyor, kendime göre bunun sebeplerini görüyordum ancak gelinen noktada dışlanmışlığımıza rağmen ısrarcılığımızın makul hiçbir sebebi kalmamıştır. Siyasete siyaset dışı güçlerin müdahalesini önleyecek yeni bir anayasa hazırlanmasının alt yapısı olarak AB'ye girmek için çaba gösterilmesi makul olabilirdi. Ancak, ısrarla bizi kendilerine benzemeye zorlayanların "Siz bize benzeyin ama kopyamız olarak kapıda bekleyin, aramızda bulunmayın" tavrı karşısında eski ısrarcılığımızı terk etmemiz gerekiyor. Bizim onlardan çok onların Türkiye'ye ihtiyacı olduğu gerçeğini unutmamak gerek. Aksi halde gerçekten onur kırıcı bir tavra katlanmak durumunda kalıyoruz.

Netice olarak artık AB ile ilişkilere özel bir yer vermek, ayrı bir bakanlık tahsis etmek gereksizdir. Kesin olarak, "Siz istemiyorsanız biz de artık ısrarcı değiliz, biz de AB'yi istemiyoruz" demenin zamanı gelmiştir. Elbette böyle bir tavır AB ülkeleri ile ilişkileri kesmek anlamına gelmez. Böyle bir şey mümkün de değildir. Ancak, en azından kullanılıyor ve oyalanıyor psikolojisinden kurtulmuş oluruz. Bir başka ifade ile sürekli terslenen ve itilen buna karşılık aşk dilenen arsız aşık pozisyonundan kurtulmuş oluruz. Bana göre böyle bir tavır AB ülkeleri ile ilişkilerimizde birşey kaybettirmez ama buna karşılık ilişkilerde eşitlik ilkesi hayata geçmiş olur. Çünkü, şu anda sürekli isteyen biziz vermeyen AB konumunda.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 05.07.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: ab, avrupa birliği, hırvatistan, avrogrup,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Abdülkadir Özkan

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Terörün dış destekleri biliniyor ama bir şey yapılamıyor
    2. Lüzumlu eşyalar haciz edilemeyecek
    3. Açıklama için bugüne kadar beklemeye gerek var mıydı?
    4. Eylem değil eylemsi
    5. Cumartesi günü İstanbul'da buluşalım
    6. Isıtan ortada, ısıttıran nerede?
    7. Bomboş bir evde yatak odası ne işe yarar?
    8. O yalan bu yalan, fili yuttu bir yılan!..
    9. Sağlık çalışanlarının sorunları
    10. Maç bahane maksat terör olsun !.
    1. Dersim Olayı ve cevapsız kalan soru
    2. Davos'un gerçek ruhu işte bu!..
    3. Demokratik darbe olur mu?
    4. Sağcısı da, solcusu da aynı!..
    5. TV’deki öfkeli kız
    6. İşte bu olmadı Sayın Cumhurbaşkanım
    7. Bir özelleştirme ya da satış
    8. Yahudi Lobisi bastırdıkça geri adım atılıyor
    9. Kıbrıs unutturuluyor mu?
    10. Anayasa Mahkemesi'nin kararı belli mi?
    1. Nuh; yalan da kıvırma da sana yakışmadı
    2. Yahudi Lobisi bastırdıkça geri adım atılıyor
    3. Seçimler, ulusalcı laikler ve medya
    4. İslâm dünyası lafla kandırılacak sanılmasın
    5. Açılım açılmadan kapanıyor mu?
    6. Statükonun devamını isteyenler kendilerini halkın yerine koyuyor
    7. Yasalar herkesi bağlamaz mı?
    8. Dersim Olayı ve cevapsız kalan soru
    9. 28 Şubat süreci gerçekten bitti mi?
    10. Kişisel tepki mi, çetelerin rolü var mı?
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    2. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    3. 2012-ALS sonuçları açıklandı
    4. Esed'in başına 450 bin dolar ödül koydu
    5. Yunan gazeteciler greve çıktı
    6. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    7. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    8. Askeri operasyonlar Hama'da da katliam boyutuna vardı: 50 ölü
    9. Avro'nun sonuna doğru mu?
    10. Modalife'tan yaz kampanyası
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek