Karar, Bilinçli Eylemler Bütünüdür

MAKALEYİ DİNLE

İnsan değerleri kendi arzularına uydurmaya çalışmaz, değerlerine uygun hareket eder. Bu uygunluk sağlanamadığında “çatışma” ortaya çıkar. Ancak ideali peşinde olan bir irade belirleyici olabilir. Bu açıdan iradesini ideali peşinde belirleyici kılan insan için her an, yeni bir imkândır. İnsan yaşadığı her an daima belli bir tavır alır ve bu tavır, bir değere veya bir değer duygusuna dayanmak suretiyle gerçekleştirilir. Her türlü amaç ve hedefler, ilişki ve çıkarlar, tutkular ve istekler, sevgi ve nefretler bir değere dayanırlar. 

İnsanın; sebepleri hedeflerine uygun olarak değiştirebilen bir irade sahibi olması bu yüzdendir. Hedefini doğru belirlemek isteyenler, davranışı ve mücadelesi ile insanlara yol göstermek ve toplumu değiştirmek isteyenleri izlemelidir. Kendi hedeflerini bulmuş insanların yaşları ya da statüleri ne kadar farklı olursa olsun gözleri bu yüzden parlar. Bunun için iradesinin farkında olanlarla olman lazım, gücünün farkında olanlarla değil! Üstelik seçim sadece bir tercih değil, hayattaki varlık nedenidir!

Karar, bilinçli eylemler bütünüdür. O halde neden kendi iç sesini dinlemekten korkuyor ve gerçek tercihinin peşinden gitmiyorsun, çünkü bu sesi dinleyip kendi özgür yolunu seçmenin sorumluluğunu taşımaktan korkuyorsun. İçindeki bu sesi dinlersen bugünü kaybedeceğini düşünüyor ve bunu göze alamıyorsun. O halde istediğin tercihi yapma konusunda kafandaki “önce bugünü kazan” şeklindeki yanlış önceliği değiştir! 

Bugünü kazanmanın yarını kaybetmekten kârlı olduğunu zannediyorsun halbuki, yarını kazanmak için soracağın soru: “Neyi seçersem kendimi kaybetmiş hissetmem?” olmalıdır. Kendi tercihlerini ortaya koyarak en zor sorunları çözmek için olağanüstü çaba göstermelisin. Çünkü, iradenle varsın, iraden kadarsın! Ve unutma ki; kul karar verir, Allah taktir eder! 

ÖNCÜLÜK

Eğitim-mutluluk ilişkisi yerini eğitim-kariyer ilişkisine bıraktığı günden beri eğitimdeki sorunlar derinleşmeye devam ediyor. Bu sorunların çözümüne yönelik arayışlar kapsamında Öncü eğitimciler Derneğinin gerçekleştirdiği XIII. Ulusal Öğretmenim Sempozyumu “Okul ve Öğretmen” temasını gündeme taşıdı. “STK’ların Öğretmen Yetiştirme Yaklaşımları” bu sorunların çözümüne etkili bir katkı sağlayabilir. Belki de reformdan çok, perspektife ve modele ihtiyaç duyacağız!

ÖNCELİK

Kaybettiğimiz ne varsa, altında değerlendiremediğimiz bir olgu yatmaktadır. O halde değerlendirmediğimiz her şeyin zamanla kaybolacağını bilmeliyiz. Özetle: “değerlendir ya da kaybet!”

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Belediye başkanlarının istifa süreçleri ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

YÜKLENİYOR