Kibir ve enaniyet saltanatı

MAKALEYİ DİNLE

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a (C.C.) hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya (S.A.V.), âline ve sahabelerine olsun.

İmtihan nedir, bilir miyiz? Allah Teâlâ’yı ilahlığı ile tanır mıyız? Günün birinde öleceğimizi bilir miyiz? Yemen’de, Afganistan’da, Suriye’de, Irak’ta, Myanmar’da, Keşmir’de, Libya’da, Filistin’de yaşanan savaşlardan ibret alır mıyız? Ey insanlar; hangi halde yaşarsak yaşayalım, Allah Teâlâ, verdiği nimetlerden dolayı bizleri bu dünya hayatında imtihan ediyor. MÜLK 2: “O, (Allah), hanginizin (insanlığın saadetine yönelik olarak) en faydalı ameli (cihadı) yapıp yapmadığınızı imtihan (ölçmek ve değerlendirmek) için ölümü ve (yeryüzünde yaşanılan) hayatı takdir edip yarattı. O, üstün ve güçlü olandır, çok bağışlayandır.” Bu ayet, yaşadığımız dünya hayatının bizim imtihanımız için yaratıldığını bize haber veriyor. Pekâlâ, biz bu imtihanı kimin koyduğu ölçüleri esas alarak kazanabiliriz? Ve bize, tabi tutulduğumuz bu imtihanı kazandıracak “faydalı amel” nedir? Faydalı amel “din ve düzen” olarak İslam’ı yaşamak ve yaşatmaktır. İslam, imtihan eden Allah Teâlâ’nın, kuluna teklif ettiği din ve düzendir. Ey insanlar; biz bu dünya imtihanını ABD ve İsrail’i dış politikada stratejik müttefik edinerek, AB’nin şirke, inkâra ve ırkçılığa dayanan cahili medeniyet değerlerini esas alarak, faizci zulüm düzenini yürüterek kazanamayız. Çünkü bu tercihlerin hepsi, Allah Teâlâ’nın gazap ettiği şeylerdir. Kul, Allah Teâlâ’nın razı olduğu “faydalı amel” işleyerek ancak dünya imtihanını kazanabilir. Bu, bütün insanlığın inanması gereken tek gerçektir. Bir soru soralım. Gerçek nedir? Biraz düşünelim. Düşünelim, düşünelim, düşünelim. Düşünelim ki gerçeğin ne olduğunu bilelim, Milli Görüş’e sarılalım ve Saadet Partisi’nde karar kılalım. Milli Görüş karanlığın aydınlığıdır. Karanlığın aydınlığına yok denmez. Kur’an ve sünnet ile gören gözümüz, işiten kulağımız, konuşan dilimiz, tasdik edip iman eden kalbimiz olursa İslamsız saadet olmayacağını anlar ve sadece Milli Görüş’e sarılır, diğer bütün batıl görüşlerden uzaklaşırız.

KİBİR VE ENANİYET

İnsanı İslam’dan uzaklaştıran, Allah’a isyan etmeye götüren iki hastalık vardır. Bu iki hastalık KİBİR VE ENANİYETTİR. KİBİR: Büyüklenmek, ululuk iddia etmektir. Kendini üstün ve yüksek görerek Allah Teâlâ’ya isyan etmek ve diğer insanları aşağılamaktır. Kibir, şeytana ait bir özelliktir ve küfür ve inkârın en önemli sebebidir. Yasaklanmış yüksek binalar yapmak, kibirlenmenin eseridir. Ayağımızın bastığı yer topraktır. Yüksek binalar bizleri topraktan uzaklaştırır ve bize toprağa tepeden baktırır. Şu ayeti okuyalım ve ibret alalım. MÜMİN 36-37: “Firavun: Ey Hâmân, bana yüksek bir kule (bina) yap; belki yollara, göklerin yollarına erişirim de Musa’nın İlah’ını görürüm! Doğrusu ben onu, yalancı sanıyorum, dedi. Böylece Firavun’a, yaptığı kötü ameli süslü gösterildi ve yoldan saptırıldı. Firavun’un düzeni tamamen boşa çıktı.” Türkiye’de ve dünyada yapılan yüksek binalar Firavun medeniyetinin ürünüdür ve kibrin eseridir. Şaşalı saraylar da kibir medeniyetinin simgesidir. Müslümanları tarihte bu kibir kuleleri ve sarayları yıkmış, bugün de bu kibir kuleleri ve saraylarıyla yok olmaya doğru gidiyoruz. ENANİYET ise;  benlik, kendine güvenmek, sadece kendine taraftarlık yapmak, her yaptığı işi kendinden bilmektir. Her yerde ve zamanda ben, ancak ben, yani “Ene” demektir. Enaniyet, insanın, yaptığı her şey sebebiyle kendini beğenmişlik zafiyetine düşmesi ve kendi nefsini hak etmediği mertebenin üzerinde görmesidir. İnsanı enaniyete sürükleyen baş sebep, cehalet ve gaflettir.

Ey ölümlü insan konumun ne olursa olsun, sen aciz bir varlıksın ve günün birinde öleceksin. Geçenlerde eski KÜBA Devlet Başkanı FİDEL CASTRO öldü. Zatın cesedini yaktılar. Niçin yaktılar, yakanlara sormak gerekir. Küllerini ise toprağa gömdüler. Bir zamanların muktedir Devlet Başkanı FİDEL CASTRO, kendi cesedinin yakılmasına bile engel olamadı. İşte insan, bu kadar acizdir. Eskiden padişahlara, “Gururlanma padişahım, senden büyük Allah var” derlermiş, ne iyi ve güzel derlermiş. Kibir ve enaniyet sahibi kimselerin kurduğu medeniyetler, insanlığa zulümden başka bir seçenek sunmazlar. Aklını Kur’an ve sünnet ile çalıştıran bir toplum, İslam medeniyetinin mükemmel esaslarını bırakarak, kendisini helak olmaya götüren batıl din ve düzenlerde saadet aramaz.

GERCEK NEDİR?

Yukarıda sorduk. Gerçek nedir? Gerçek; SÜNNETULLAHTIR. Sünnetullah ise, Allah’ın kanunu ve nizamı demektir. Allah’ın kâinatı yaratıp devam ettirmek ve toplum hayatını düzenlemek üzere koyduğu işleyiş kurallarıdır. Kul, bu kurallara riayet ederek bir toplum düzeni kurması halinde saadet bulur. Dünya imtihanı da ancak böylece kazanılır. Allah Teâlâ önümüze İslam’ı bir kurallar bütünü “din ve düzen” olarak koymuştur. Ve bizi bir yarışa davet ediyor.  HADİD 21-23:“Rabbinizden bir mağfirete ve genişliği gök ile yer genişliği gibi olan, Allah’a ve Resulüne inananlar için hazırlanan cennete doğru yarış yapınız. Bu, Allah’ın dilediğine verdiği bir lütuftur. Allah büyük lütuf sahibidir. Yeryüzünde olan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki biz onu yaratmadan önce o, bir kitapta (yazılı) olmasın. Doğrusu bu Allah’a çok kolaydır. Bu elinizden çıkana üzülmeyesiniz, (Allah’ın) size verdiğiyle de sevinip şımarmayasınız diyedir. Allah, kendini beğenip böbürlenen hiç kimseyi sevmez.” İslam ile yürünmeyen bir yolun sonu cennete varmaz. Biz helalinden kazanmak, helalinden bilgi edinmek, helal yollarda yürümek, temiz bir hayatı yaşamak için Allah’ın koyduğu kurallara uymaya çalışmalıyız. Saadete ancak Milli Görüş ile ulaşılır. Allah, kibirlileri ve etrafına hava atanları sevmez. Selam hidayete tabi olanlara…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Belediye başkanlarının istifa süreçleri ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

YÜKLENİYOR