Yeni bir ekonomi felsefesi

Ne diyordu aykırı düşünür Murphy, “Parayı veren kuralı koyar, kuralı koyan parayı alır…” Kapitalizmin ve Siyonizm’in ahtapot kolları, dünyanın tüm ülkelerini sarıp sarmalamış durumda. Ortaya koydukları düzen, sadece kendilerinin kazanmalarını sağlıyor. Matbaalarında takır takır para basıp, karşılıksız olarak dünya ülkelerinin piyasalarını sallıyorlar. İstedikleri an paralarının değerini yükseltiyor, istedikleri anda ihracat-ithalat dengelerini değiştirecek nitelikte sübvanseler yapabiliyorlar.

Türkiye’nin ekonomik sistemini sorduğumuz Prof. Dr. Osman Altuğ hocamız, “Türkiye ekonomisini belirleyen şeyler, döviz, faiz, borsadır… Üç kağıt ekonomisi” diyordu. 

Dolar sürekli yükseliyor, Euro sürekli yükseliyor… Peki, bu cendereden hep kimler karlı çıkıyor?

Maalesef bugün dünya üzerinde en sancılı ve en acılı, gözyaşlarıyla sulanan, iç karışıklıklara ve kaoslara muhatap olan bölgeler İslam coğrafyası. Dünyaya nizamat verebilmek için yola çıkan küresel emperyalistler ve dünya jandarması olan ülkeler, bu karışıklıkları ve kaosu beslemek için sürekli ateşe körükle gitmeyi maharet sayıyorlar. Zira onlar kandan besleniyorlar, gözyaşından besleniyorlar, savaşların sürmesinden besleniyorlar. Yeni bir hamle, yeni bir silkiniş ve üzerimizdeki ölü toprağını atabilmek için, aslında sorumlu bir misyonla, siyasetçilerimizin, Türkiye’ye yeni bir yol haritası biçmeleri gerekli görünüyor.  

İslam ülkelerinin silkinmesi, ayağa kalkması, üzerindeki ölü toprağını atabilmesi yönünde bir birlik ve dirayet gerekiyor.

Bu silkiniş ve ayağa kalkış, yeni bir ekonomi felsefesini ortaya koymak ve bunu uygulamak açısından çok önemli. Daha güçlü argümanlarla, daha güçlü bir sesle haykırmak, daha güçlü şekilde masaya yumruğumuzu vurup ekonomik sistemimizin çarklarını bozmaya çalışanlara dur deme vaktimiz gelmiştir. 

Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, feraset, dirayet, basiret diyerek Müslümanların sürekli uyanık olması gerektiğini, ortaya koyduğu D-8 vizyonuyla da küresel güçlere ve dünyaya nizamat vermeye çalışanlara karşı yeni bir birliğin ve birlikteliğin esaslarını bizlere sunuyordu. 

Bugün ticaretin ana eksenini oluşturan, şekillendiren, biçimleyen ve bizleri bu satranç tahtası etrafında istedikleri gibi yönlendiren küresel güçlerin ortaya koyduğu bir ticaret zemininde kendimize yer bulmaya çalışıyoruz. Kapitalizmin uç beyleri, cebimizdeki paraları tırtıklayarak semiriyorlar, büyüyorlar, palazlanıyorlar… 

Onlar oynuyor, biz seyrediyoruz… Onlar aktör, biz figüranız… 

Doları yükseltiyorlar, altını yükseltiyorlar, borsayı indiriyorlar… 

Prof. Dr. Osman Altuğ’un ifadesindeki gibi, üç kağıt ekonomisiyle bizleri sömürüyorlar. 

Kendimize ait bir birliğimiz yok… Kendimize ait bir para birimimiz yok… Onlar ne diyorsa biz sadece uygulayıcı olarak döviz bürolarının tepelerindeki ışıklara bakarak cebimizdeki paranın nasıl eridiğine bakıyoruz.

Yeni bir sistematik gerekiyor… 

İslam ülkelerinin kendi aralarında kuracakları bir birliktelikle, yeni para birimlerini hayatımıza sokmamız gerekiyor. 

“Medine Pazarı” gerçeğini yeniden inşa etmek zorundayız… İslam ülkeleri arasındaki birlik ve beraberliğin D-8 idealiyle ve hocamızın bizlere emanet ettiği değerlerle daha da yüceltilmesi noktasında üzerimize düşenleri fazlasıyla yerine getiririz…

Kuralı koyan parayı alır… Parayı alan kuralı koyar…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Nedim Odabaş - Mesaj Gönder


.
.

Anket

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Coca-Cola fabrikası açmasını nasıl karşılıyorsunuz?


YÜKLENİYOR