Silahı Yalan Olan ABD’nin Elinde Yanan Mum Olmak

MAKALEYİ DİNLE

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c)'a hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’ya, âline ve sahabelerine olsun.

Türkiye ve İslam âlemi olarak çok sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz. Son bir hafta içinde İstanbul ve Kayseri’de yaşanan terör saldırılarında toplamda 57 asker, polis ve sivil vatandaşımızı kaybettik. Son olarak da Rus Büyükelçisi uğradığı bir silahlı saldırıda hayatını kaybetti. ABD eski başkanlarından ROOSEVELT “Dünyada yaşanan olayların hiçbirisi tesadüfen olan şeyler değildir. Bir şey oluyorsa, o olayın o biçimde gerçekleşeceğinin önceden planlandığına emin olabilirsiniz” demiştir. Doğru demiştir. Çünkü dünyada yaşanan bütün siyasi fitneleri, savaşları, terör olaylarını, ekonomik krizleri planlayıp yürüten hep kendileri olmuştur. ABD, tarihin bu son iki yüz yıllık dönemecinde bütün fitneleri üreten ve her türlü kötülüğü milletlerin başına saran fesat çalışmalarının önderliğini yapmıştır. Bölgemizde yaşanmakta olan bütün savaşların zeminini teşkil eden Büyük Ortadoğu Projesi onların eseridir. ABD’nin varlık sebebi olarak gördüğü tek stratejik hedef “Büyük İsrail’in” kurulması ve Siyonizm’in dünya hâkimiyetidir. ABD’nin ve müttefiklerinin bu hedeflerine ulaşmak için kullandıkları en etkili araç “ahlaksız terör” silahı ve YALANLAR üzerine bina edilen algılardır. Fas’tan Endonezya’ya kadar 27 İslam ülkesinin sınırlarının değişeceğini ilan eden bu ABD ve müttefikleridir. “Parçala yut” taktiğini ustaca uygulayan ABD ve müttefikleri, ürettikleri komplolarla bölgemizi yaşanmaz hale getirmişlerdir. İslam coğrafyasında sağ-sol, Arap-Türk, Yenilikçi-Gelenekçi, Türk-Kürt, Şii- Selefi çatışmalarını planlayıp körükleyen de onlardır. Bu yüzden Yemen kan ağlıyor, Irak kan ağlıyor, Filistin kan ağlıyor, Afganistan, Pakistan, Keşmir, Myanmar, bir bütün olarak Afrika ve Libya kan ağlıyor. Suriye kan ağlıyor. Suriye’den sonra İran, İran’dan sonra hedefteki son ülke ise Türkiye’dir. Bizim aydınlarımız, âlimlerimiz, siyasetçilerimiz bu olayları niçin doğru okuyamazlar anlamak zordur. 

YALANA KULAK VERMEK

Bir Müslüman yalana kulak vermez. Bir fasık bir haber getirdiğinde bu haberin doğru olup olmadığı araştırılır. Günümüzün haber kaynakları Irkçı Emperyalizmin kontrolündedir. Bu fasıklar, haberi kurgulayarak sunduklarından, bu haberlerin hiçbirisine itibar edilmemelidir. Bizim ölçümüz bellidir. HUCURAT 6: “Ey iman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.” Müslüman çoğunluk, bu ayette bildirilen esasa rağmen, ABD ve müttefiklerinin ürettiği stratejik yalanlara, hakikatmiş gibi sarılarak yol almaya, onların elinde yanan mum olmaya rıza gösterirlerse zalimlerden olurlar. Bunların pompaladığı yalan haberlere itibar ederek İran düşmanlığı yapmak, Siyonizm’in istediğini yapmak olur. EY MÜSLÜMAN çoğunluk; elimizdeki muhkem Kitap KUR’AN’IN mesajına niçin kulak vermiyoruz. KUR’AN bize sesleniyor. MAİDE 41-42: “Ey Resul! Kalpleri iman etmediği halde ağızlarıyla inandık diyen (işbirlikçi) kimselerden ve Yahudilerden küfür içinde koşuşan (fesatçı zalimlerin hali) seni üzmesin. Onlar durmadan yalana ve sana gelmeyen (bazı) kimselere kulak verirler, kelimeleri yerlerinden kaydırıp değiştirirler. «Eğer size şu verilirse hemen alın, o verilmezse sakının» derler. Allah bir kimseyi şaşkınlığa (fitneye) düşürmek isterse, sen Allah'a karşı, onun lehine hiçbir şey yapamazsın. Onlar, Allah'ın kalplerini temizlemek istemediği kimselerdir. Onlar için dünyada rezillik vardır ve ahirette onlara mahsus büyük bir azap vardır. Hep yalana kulak verir, durmadan haram yerler. Sana gelirlerse, ister aralarında hüküm ver, ister onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirirsen sana hiçbir zarar veremezler. Ve eğer hüküm verirsen, aralarında adaletle hükmet. Allah âdil olanları sever.” Ey Müslümanım diyen solcular, sağcılar, aydınlar, hocalar, siyasetçiler mealini zikrettiğimiz yukarıdaki ayetleri dikkatlice okuyunuz. Tekraren okuyup tefekkür ediniz. Ve içinde bulunduğumuz bu zillet halinin sebeplerini araştırınız ve sadece gerçeği görünüz. Bölgemizdeki ateşi söndürecek olan şey ABD ve müttefiklerinin stratejik ortaklığına sarılmak değildir. PKK’yı, PYD’yi, DAİŞ’i, FETÖ’yü besleyip başımıza bela eden bu ABD, AB ve İsrail değil midir? Türkiye’ye düşmanlık içinde olan İran değildir. Türkiye’ye düşmanca tavırlar içinde olan ABD, AB ve İsrail’dir.

ABD DEDİĞİN

ABD, düşmanımız şeytanın görünen yüzüdür ve tek görevi kargaşa ve terör üretmektir. 2002’nin Nisan ayında AB’nin, Türkiye’deki limanlarının modernizasyonu için gönderdiği iki Fransız uzman, Denizcilik Müsteşarlığında masaya Sevr’in bir benzeri harita koymuşlardır. Haritada Kürdistan, Ermenistan ve Pontus’a yer verilmiştir. 2006 yılının Temmuz ayının başlarında, Bill Clinton’un askeri strateji danışmanlığını yapan Ralph Peters, Ortadoğu’da odaklanan yeni Dünya Savaşında İslam ülkeleri üzerinde gerçekleştirilecek siyasi değişiklikleri bir harita ile göstermiş ve bu harita, Amerikan Silahlı Kuvvetler Dergisi’nin Haziran 2006 sayısında "Kan Sınırları" adıyla yayınlanmıştır. Peters, İslam coğrafyasında yapılacak operasyonları şöyle sıralamıştır: “Irak, Şii, Sünni ve Kürt bölgeleri olarak üç devlete ayrılmalı. Kürtlere, Türkiye, Suriye ve İran’dan da toprak verilmeli. Suriye’nin kalan bölümü, Sünniler ve Aleviler arasında bölüştürülmelidir.” Adamlar “Büyük İsrail’i” kurmak için ellerinden geleni geçmişte yapmışlar ve yapmaya devam ediyorlar. Dost ve düşmanımızı tanımadan yok olmaktan kurtulamayız. Allah hepimize hidayet, feraset ve dirayet versin.

İSLAMSIZ OLMAZ

Milli Görüş’ü diğer batıl görüşlerden ayıran en önemli fark “İslamsız saadet olmaz” inancına sahip olmasıdır. Bu inanışın bir gereği olarak Milli Görüş, Adil Düzen’i ve İslam Birliği’ni savunuyor. Bundan dolayı Milli Görüş silahı yalan olan ABD ve müttefiklerinin elinde yanan mum olmayı şiddetle reddediyor ve “Bana ne Amerika’dan” diyebiliyor. Kurtuluşumuz “din ve düzen” olarak İslam’a dönmektedir. Selam hidayete tabi olanlara…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Belediye başkanlarının istifa süreçleri ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

YÜKLENİYOR