Ehl-İ Sünnet İle Ehl-İ Bid’at Arasındaki Farklar

1. Ehl-i sünnet, Resulullah (s.a.v.) Efendimiz ve Ashab-ı Kiramın itikadi ve ameli inanç ve uygulamalarına bağlıdır. Resulullah (sav) ve Ashab-ı Kiramın yolunu takip etmeyi kendilerine ilke edinmişledir. Dolayısıyla sünnete tabidirler.

Ehl-i bid’at ise daha çok kendilerinin sonradan çıkardığı Asrı Saadet ve Sahabe devrinde görülmeyen  inanç ve düşünceler ihdas ederek onları temel ilke edinir ve onlara  bağlanıp, onlara çağrı yaparlar. Ehli Bid’at ismini almaları da bu yüzdendir.

2. Ehl-i Sünnet âlimleri, ayet-i kerime ve hadis-i şerifleri mesnedsiz ve delilsiz olarak kendi şahsi kanaatlerine göre te’vil etmez, yorumlamazlar.

Ehl-i bid’at ise ayet ve hadisleri kendilerine göre te’vil ve tefsir ederler. Bâtıniler ve Mutezile, ayetin zahirini terk ederek başka manalar ararlar. Bu yüzden Ehl-i heva diye isimlendirilmişlerdir.

3. Ehl-i Sünnet, Haricîler gibi nasların yalnızca zahirine de bağlı değillerdir. Nasları te’vil etmemekle beraber, nasların ruhuna ve özüne de ehemmiyet verirler. Yani zahir ve bâtın dengesini korurlar. Haricîlerde olduğu gibi bazı Ehl-i bid’at mezhepler ise ayetlerin tümünü zahirine göre değerlendirirler. Bunun, için de birçok noktada dalâlete düşerler.

4. Ehl-i Sünnet, ümmetin birliğine ve bütünlüğüne büyük değer verir, tefrikaya ve kargaşaya karşı çıkar. Kendi dışındaki fırkalara azami müsamaha gösterir ve onları tekfir etmekten uzak durur. Ehli Sünnet mezhepleri birbirlerini asla tekfir etmezler ve “Müslümanım” diyen herkesi Müslüman kabul ederek ehli kıbleyi tekfir etmezler.

Ehl-i bid’at olan fırkalar ise kendi aralarında birbirlerini küfürle suçlamışlardır. Hatta büyük bir kısmı kendi mezhebinden olmayanları Müslüman dahi kabul etmezler. Bu yüzden de Ehl-i firkat diye de isimlendirilirler.

5. Ehî-i Sünnet, müsamahakârdır. Kendi itikadi prensiplerini ve düşüncelerini diğer mezhep mensuplarına zorla kabul ettirmeye çalışmaz. Kendi mezhebinden olmayanları açıkça küfrü görülmedikçe tekfir etmez.

Ehl-i bid’at mezhepleri ise mutaassıptırlar. Kendi dışındakileri çoğunlukla tekfir ederler ve kanlarını akıtmakta bir mahsur görmezler.  Bugün Irak ve Suriye’de olduğu gibi.  Şiiler ve Hariciler oluk oluk Müslüman kanı döküyorlar ve bunu maalesef bir ibadet aşkıyla yapıyorlar. 

6. Ehî-i Sünnet, İslam devletinin genişlemesiyle fethedilen yerlerde Müslümanların karşılaştıkları batıl din ve felsefi anlayışlardan etkilenmemiştir. Pek tabii ki Ehli Sünnet mensupları bu yabancı düşüncelerden istifade etmişlerdir ama etkileri altına girmemişlerdir.

Ehl-i bid’at mezheplerinden Haricîler eski Arap inanışlarının, Şiîler Fars kültürünün, Mutezile ise Yunan felsefesinin etkisi altında kalmış ve bu nedenle de birçok İslami inançları değişmiş ve birçok alanda İslam’a ters düşmüşlerdir.

7. Ehî-i Sünnet, Ashab-ı Kiramın hepsini sever. Onlardan hiç birisine kötü söz söylemez, saygısızlık etmez, tekfir etmez. Ashab-ı Kiramın tümünü ancak saygıyla anar.

Ehl-i bid’at mezheplerinden Haricîler, Şiiler ve Mutezile ashabdan bazılarını (neuzu billah) tekfir eder, onlara söver ve lanet okurlar.

Bu ve benzeri pek çok sebeplerden ötürü Ehli Sünnet Kur’an-ı Kerim ve Sünneti Nebeviyyenin özüne ve gayesine en uygun esasların müdafii ve muhafızı olmuştur. Ehli Sünnet bu haliyle daima ümmetin çoğunluğunu (%90) temsil etmiş ve Ehli Sünnet denilince de daima ümmetin bütünü, yani tüm Müslümanlar anlaşılmıştır.

Bu nedenle Ehli Sünnet’i bir fırka, bir mezhep gibi görülemez.  Zira o İslam’ın bizatihi kendisidir. Aslı ve anasıdır, köküdür. Diğer fırkalar bu ana kökten kopmuşlar ve bu ana gövdeye –birçok noktada-  ters düşmüşlerdir. Dolayısıyla Ehli Sünnet’e diğer fırkalar gibi bir fırka gözüyle bakamayız.

Ehli Sünnet daima doğruyu göstermiş, dış etkenler kendisinde asla bir sapma meydana getirememiştir. Ehli Sünnet dışı fırkalar ise devamlı bir değişim ve başkalaşım yaşamışlardır. Ehli Sünnet daima şiddetin karşısında olmuş, yolunu şaşırmış fırkalara daima şefkatle yaklaşmış ve onların da doğru yolu bulmaları için emri bil maruf görevini ifa etmiştir.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Kasadar - Mesaj Gönder


Anket

Milli Eğitim sistemini yeterli görüyor musunuz?


YÜKLENİYOR