Sömürü sermayesi hasta, ölümü mukadder ama…

MAKALEYİ DİNLE

SERMAYE, Sömürü Sermayesi hasta; bu hastalığın tedavisi de yok, ölüm mukadder! 

SERMAYE, “Karşılıksız Para” ve “Faizli Sistem” sayesinde sömürüyor/du… 

“Sömürüyor/DU” diyorum; maalesef hâlâ da sömürüyor… Ama bir taraftan Türkiye, İslâm âlemi, insanlık uyanıyor ve Sermaye’nin bu sömürü çarkını en azından TEŞHİS olarak görüyor… Zamanı gelince tek TEDAVİ reçetesi olan “ADİL DÜZEN” de görülecektir… 

“Sömürü Sermayesi hasta” dedik; bu hastalık her şeyden önce “Faizli Sistemin Hastalığı” sebebiyledir. Her yıl fazla Dolar ihracat etmezseniz, faizli sistem çalışmaz. Ama siz her yıl karşılıksız Dolar ile şişirdiğinizde, piyasalar şiştikçe şişer, obez olur, obezite de bir çeşit hastalıktır. Gün gelir piyasalar para ile dolar, artık yeni bir parayı kimse talep etmez olur. İşte bu durum, bugün yaşanmakta olan hastalıklı durumdur ve Sermaye’nin ana sıkıntısı da budur. 

Sermaye bu gibi durumlarda yani kendisinden tekrar faizli kredi alınmasını gerçekleştirmek için savaş/lar çıkarır... Silah fabrikaları faaliyete geçer... Bombalarla binalar ve şehirler yıkılır… Savaşın sonunda istediği haritayı çizer, istediği sistemleri kurar, kendince denge oluşturur ve yeniden faizli kredilerini vermeye başlar; böylece krizini atlatmış olur... 

Ama günümüz dünyasında bunu tam olarak başaramıyor, sıkıntılar yaşıyor… 

Birinci ve İkinci Dünya Savaşı’nda bunu başaran Sermaye; bütün fitne, fesat ve çabasına rağmen üçüncü dünya savaşını çıkaramıyor. Bunun birçok sebepleri var ama bize göre bir numaralı sebebi Erbakan’ın dünyayı uyarması, zamanında Humeyni (İran) ve Gorbaçov’un (SSCB/Rusya) da bu hususta Erbakan’ın yanında yer almasıdır. 

Bunun dışında, bazı yönlerde uygarlaşan dünya ve kısmen uyanan devletler artık oynanan oyunları yani Sermaye’nin çevirdiği dümenleri anlayacak seviyeye yükseldi. Beş büyükler ve Türkiye gibi büyümekte olan devletler, Sermaye’siz de dünyayı yönetecek duruma geldiler. Sermaye bir de bu sebeple üçüncü dünya savaşını çıkaramıyor. Rus uçağının düşürtülmesinde ve 15 Temmuz darbe teşebbüsünde istediği sonucu alamadığı gibi; Rusya Ankara Büyükelçisi’nin öldürülmesinden de istediği sonucu alamayacak gibi görünüyor... 

Bize göre; Sermaye yine de bir oyun oynuyor olabilir: Rusya ile Türkiye ve İran’ı birleştirip Suriye üzerinde bunları hâkim kılmaya çalışacak, bundan rahatsız olan Avrupa (AB) ile ABD birleşecek, Türk-İran-Rusya ittifakına savaş açtırmayı sağlayacak... Böyle bir savaş zamanla üçüncü dünya savaşına dönüşür… Sermaye böylece muradına ermiş olur ve Dolar gücünü kullanarak taraflardan istediğini galip getirir ve haritasını çizer... Dünyayı ve tarafları böyle bir savaşa götürmek için Sermaye bu işi yapmış olabilir... Rusya, İran ve Türkiye uyanık olmalı ve böyle bir oyuna gelmemelidirler. Bundan dolayı bu görüşmenin Moskova’da olması hatalıydı. Önce İran ile Türkiye İstanbul’da görüşeceklerdi... Duruma göre Beşşar Esad da yanlarında olacaktı... Ondan sonra, başta Rusya olmak üzere tüm etkin güçlere danışılmalı idi... AB ve ABD dolduruşa gelir de saldırırlarsa, üçüncü dünya savaşı gerçekleşir... 

Geçen hafta, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlarından Cemil Ertem, “Bir suikastın ekonomi-politiği” başlıklı bir yazı yazdı. Yazı, bu yazımın başında da yazdığım üzere, “TEŞHİS” olarak iyi ama “TEDAVİ” reçetesi içermiyor; asıl problem de bence budur. O yazının başlangıç bölümü şöyle: “Şimdiye değin Londra, New York ve Frankfurt gibi merkezlerden dünya ekonomisini yönetenler yolun sonuna geldiklerini görmeye başladılar. Dolayısıyla, kendileriyle birlikte gelişmekte olan ülkeleri de uçuruma sürüklemek ve çöküşün, tıpkı 1929 krizinde olduğu gibi, bir kerede ve topyekûn olmasını sağlamak gibi bir çabaları var. Bunun için de kullandıkları en önemli araç medya ağı... Ellerindeki medya organlarıyla her gün, 2008 krizinden etkilenmeyen, hatta bu krizi fırsata çeviren ülkelere, operasyon çekiyorlar. Türkiye’nin, G.Kore’nin, BRIC ülkelerinin ekonomilerinin yakında çökeceğini söyleyip duruyorlar. Enflasyon, cari açık vb. verilerden bir şey çıkmayınca siyasi çalkantılara, teröre sarılıyorlar. Bu da olmayınca, “Bekleyin, bugün yarın sermaye kontrolü getirecekler” diye hiç aslı astarı olmayan haberleri manşetlerine taşıyorlar. Böyle bir haber yapıldıktan sonra, bunu yalanlamak bile ciddiye aldığınızı göstereceği için, size gölü atmış sayıyorlar kendilerini...”

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Belediye başkanlarının istifa süreçleri ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

YÜKLENİYOR