Hesabım kalsın mahşere!

Herkesin dünyaya, yaşama, hatta yaşam ötesine yani başka dünyalara dair birtakım hesapları vardır. Gayeleriyle yaşar insan; bu gayeler gerçekleştiğinde mutlu olur, gönenir. Gerçekleşmemişse gerçekleşinceye değin ardından koşar. Sonra planlanan ve başarılan hedef yahut heves de geçer. Hevesin, hırsın, ihtirasın faturaları, karşılıkları; geçiciliği insanı yine de kendine getirmez. Başka ve daha tumturaklı ama her türlü tutarsız hedeflere yönelir bıkmadan, usanmadan. Sorsan “Feiza ferağte fensab” diyecektir. Ama bir türlü “Ve ila Rabbike ferğab” kısmına yönelmeyecektir. Çoğu zaman ilah edindiği kendi hırslarıdır çünkü. Sadece meşruiyeti yegane Tanrı’nın öğretisinden edinir. Tüm ihtiras ve iktidar sahipleri gibi…

Yola çıktığında tıpkı onlar gibi ne gerçek hayata, ne onun gölgesine yönelik hiçbir iktisabı yoktur. Namazını gösterir ve artistlik yapar mesela; “İşte bundan gayrı hiçbir varlığım yok, eğer birgün duyarsanız ki benim için muvahhid olmuş , bilin ki haram yemişimdir!” diye söyler.  Böyle açık sözlü biri için ne denebilir? Herhalde Münker, Nekir ve hazirun “Adam açık sözlü birader, şimdi buna ne diyelim ki” diye söyleyip beraberce alkışlarlar! Ya da başka sesler duyulur, bilmiyorum.

Artistliğin bir farklı boyutu envai çeşit şarkı, türkü sözüdür: “Hesabımm var… Huzuru mahşere, divana kalsın… Hesabım kalsın mahşere…vs” Çoktan yenilmiş her haltın meşruiyet sebebi henüz görülmemiş olan, hatta görenle de karşılaşılmamış olan, lakaydça zikredilen hesap günüdür. Müthiş sürprizler yaşayacağımız o büyük günde tabi ki Türk zekası arada kaynamayı, torpil şey… “referans” bulmayı, tanıdık bir takım evliyayı araya koymayı, dosya çaldırmayı, Ankara’yı aramayı falan düşünecektir. Binaenaleyh, bizce mahşere kalan hesabın adisyonu için Çin’den beş konteynır kağıt ithal etsen, ödemeyi de çekle yapıp karşılıksız bıraksan, protesto masrafından batarsın! 

Menfaate müstenit oluşturdukları hayatlar için kaç insanın -canını bile değil- hesabını yaktıklarını hesaplamayanlar, her konuda ustaca yan çizdikleri gibi faturayı yine başkalarına çıkarmayı deneyeceklerdir. “Faiz dünya gerçeğidir!”mesela. “Faiz kullanan esnaf sayısını artırdık, Allah bereketini versin, helalü hoş olsun!”dur. O dünya gerçeği, o bereketli şey kendisine bulaşan nesillerin sorumluluğunu niye gerektirsin? Buna Münker ve Nekir ne yapsın? “Pekala şunu da itiraf ediyorum; aldatıldık, kandırıldık, iyi niyetimiz istismar edildi, sırtımızdan bıçaklandık, şahsım başta olmak üzere tüm ülke yanlış yönlendirildi…” denildi mi, bu dürüstlüğe, bu masum ifadelere karşı kim ne yapabilir! Planlar, yalanlar, hesaplar sebebine insanlar ölüyorsa, birileri mezara birileri mahpusa tıkılıyorsa ve bunlara karşılık neyin hesabı soruluyorsa çözüm basit; fetö yapmıştır! Nekir’i bilmem ama Münker şöyle bir bakıp muhatabı daha yanıt vermeden; “Tamam tamam anladık, onu da paralel yapmıştır!” der zahir. 

Bir de bu abilerin fi tarihinde “Hesabını soracağız” şeklinde bir hezeyanı, şey, sloganı vardı. Muhtemelen sormuşlardır o biriken hesapları. Sordukları merciler hesap verme lüzumu hissetmişlerse, kaç milyon dolar tutmuş, bize de söylerlerse piyasasını öğrenmiş olurduk hani en azından. Bu hesap sorma bahsi içlerine sinmiş garson kifayetini, yani kominin getirdiği nevaleyi servis etmeyi, esasen meselenin mutfağıyla hiç alakalarının olmadığını, yalnızca garson yahut kasiyer vazifesi gördüklerini ibraz etmek oluyor herhalde. Yani, taşeron mu diyeydik? Uçak düşürüp “Ben yaptım, yok yok hayır, ben emrettim” diye iddialaşıp sonra paralele, meridyene fatura etmek; Nato için Suriye’ye girerek “Sınırımız tehdit ediliyordu” diye söyleyip ışide karşı savaştığını iddia edip, daha önce eğitip donattığın muhalifleri savunmak, öldürülenleri şii milislere fatura etmek gibi…

Rahmetli Müslüm Gürses’in dediği gibi “Yakarsa dünyayı garipler yakar” da bilip bilmediğiniz her konuya mahsuben birlik - beraberlik edebiyatınız, yani “Bir olalım, iri olalım, diri olalım…” söylemlerini karşılıksız bırakmamak dünyanızı olmazsa ahiretinizi yakar kanısındayım. Sonuçta “Kişi sevdiğiyle beraberdir” evet, ama o sevdiğiniz bu dünyada sizinle ciddi bir birliktelik düşünüyorsa durum vahim görünüyor. 

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar İshak Koç - Mesaj Gönder


.
.

Anket

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Coca-Cola fabrikası açmasını nasıl karşılıyorsunuz?


YÜKLENİYOR