Vicdanlar Sızlar

MAKALEYİ DİNLE

Darbeler her zaman için büyük sarsıntılar ve travmalar oluşturuyor. Kiminin etkisi uzun sürüyor kimi de bir süre sonra etkisini yitiriyor. 1960 yılından beri yaşadığımız darbelerin derin etkileri ve sarsıntıları unutulmaz. Bu darbelerin tamamını yaşayan bizlerdeki yansımaları bellekte duruyor.

Bunların birçoğu kanlı sonuçlandı. İdamlar, ölümler, uzun süren mahkûmiyetler, ailelerin yıkımları, dağılmaları, kitleler üzerindeki derin etkileri unutulacak gibi değil. Yakın zamanda 28 Şubat süreci büyük bir travma oluşturdu. Gencecik çocuklar üzerinden yürütülenler, toplumun büyük kesimi üzerindeki aşırı baskılar, inanç ve düşünceleriyle hayatın dışına itilmelerin getirdiği sonuç ortada. Merhum Erbakan Hoca’nın feraseti ve soğukkanlılığıyla bu darbe kansız atlatıldı. Millet buna içten büyük bir tepki verdi, laik jakoben darbeci anlayışa bir karşı darbede bulundu, muhafazakâr Ak Parti iktidarı doğdu. Süreçte de AK Parti 28 Şubat travmasının psikolojisini iyi kullandı. 15 yılı aşkın bir zaman hep bu gerilim üzerinde yol alındı. Kitleler üzerinde bu durum sıcak tutuldu.

15 Temmuz darbe girişimi ve sonra çok daha farklı ve çok geniş bir travma yaşanıyor. Önemli sayıda kayıplar verildi ve darbe atlatıldı. Ne yazık ki hâlâ darbe psikolojisi ve gerilimi atlatılmadı. Abartılarak ve köpürtülerek psikolojisi ve gerilimi yüksek tutuluyor.  Çok şey birbirine karıştı.

Konuşulmaya korkuluyor, yazılar yazılamıyor. Haklı veya haksız tartışmalar gündeme gelemiyor. Tek taraflı bir bakış ve ağır baskı insanları giderek geriyor.

Haksızlıklara susmak, konuşamamak insanı vicdanen rahatsız ediyor. Açıkça tanık olduğumuz kimi durumlar bizi derinden sarsıyor.

Şunu hep ifade ederiz. Üst katmanda darbeye doğrudan katılmış olanlar elbette yargılanmalı, hak edenler cezalandırılmalı. Bunların bir kısmı çekip gitti, kaçtı. Kimi zaten suçunu kabulleniyor. Ancak artık topluma inandırıcı gelmeyen kimi durumlar iyice sırıtıyor. Bir memur, öğretmen veya başka konumdaki biri toplantılarına katılmışsa, bir biçimde o çevrede bulunmuş ise, görevden alınmalar kişinin kendisiyle sınırlı kalmıyor. Kocasından ötürü eşi de görevden alınıyor. Bununla kalınmıyor, çocukları okullarını bırakıp bir fırında çalışıyor, durumu öğrenilince işten atılıyor. Bu aileler toplumda vebalı muamelesi görüyor. Eşinden dolayı görevden alınan bir bayan öğretmen meslektaşı bir bayan öğretmen arkadaşının çocuğuna bakıcılık yapma teklifinde bulunabiliyor. Bunların örnekleri çok. Dahası, yakın zamanda Zaman Gazetesi yazarlarından Ali Bulaç, Hilmi Yavuz ve diğerlerinin mal varlıklarına el konuldu. Bunlar büyük bir servet mi edindiler, ya da kuryelikte mi bulundular? Olsa olsa fikir kuryeliği yapmışlardır. Bunların mal varlıklarına el konulması hangi hukukî ilkeye dayanır? Kalemleri kazandıkları ve başlarını soktukları evlerinin, hanelerinin ellerinden alınması kime neye hizmet? Bu insanların sorumlu oldukları yakınlarının açlığa terkedilmesi ya da evsiz barksız bırakılmasının mantığı nedir? İslâm toplumlarında ve yönetimlerinde temel esas olan can ve mal güvenliğidir. Laik demokratik, jakoben hukuk anlayışına uygun bir tutum mudur diyeceğiz? Bunun tehlikeleri sonuçları gelecek zamanda başka yansımaz mı? Şu Batıcı laik sistemde muhafazakârlar ilelebet kendilerini iktidar olarak mı görüyorlar? Bunların gelecekteki etkileri daha korkutucu boyutlara ulaşmaz mı, onlara bir gerekçe doğurmaz mı?

Hiçbir darbede böylesi bir durum yaşanmadı. Darbeden sonra darbeye muhatap olan aileler sadece mali açıdan sarsıldılar o da bu kadar ağır olmadı.

Bu büyük furyada suçluların yanında büyük ölçüde mazlumlar var. Bir biçimde o çevre ile ilişkiye girmiş olmak eğer suç teşkil edecek ise o zaman en büyük suçlu iktidar partisidir. On yılı aşkın bir zaman onlara yardım ve yataklıkta bulunmuştur. Bunun hesabı önce oradan verilmeli değil mi? Zaman geçmeden, süratle vahim sürecin önüne geçilmeli. Asıl suçlular ile diğerleri birbirinden ayrılmalı. Doğrusu vicdanlar kendini yeniden gözden geçirmeli. Gördüklerimiz ve bildiklerimiz bizim vicdanımızı sızlatıyor. Merhamet diyorum bir kez daha.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Belediye başkanlarının istifa süreçleri ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

YÜKLENİYOR