Görmezden gelenleri görmezden gel !

MAKALEYİ DİNLE

Kuralların aşınması, kurumların aşınmasını tetikler. Kuralları aşındıran “28 Şubat” süreci, kurumları aşındıran “15 Temmuz” süreciyle kirlenmenin boyutlarını artırıyor.  Önce kuralları “sulandır”anlar şimdi de kurumları “bulandır”arak kazanımları formatlamaya çalışıyor. Keşke bu duruma isyan edebilsek! Ancak, insanlar kaynaktan uzaklaşıp renklerini kaybettikleri andan itibaren kirlenmeye başlıyor. Kaynaktan uzaklaşmayı konuşmak bir tarafa renklerini kaybettiklerini bile kabul etmiyor. 

En popüler renk gri ve yaşanan her sorunda bu rengin elli tonu kullanılıyor. Çünkü işbirlikçilik deri değiştiriyor, muhafazakârlık kaybettirdiğini örtmek adına daha fazla dini söyleme başvuruyor. İçi boşaltılan kavramlara her gün yenileri ekleniyor. Muhafazakârlıkla başlayan bu süreç, “seferberlik”e kadar dayandı. Ekonomide istikrar, günü kurtarmaya indirgendi, sosyal hayatta huzur yerini tahammüle bıraktı. Cuma hutbelerinde bile Peygamberimizin ilk zaman zorluklarından dem vurulmaya başlandı. İyi de bu ülkeyi müşrikler yönetmiyor ki! 15 yıldır parlamentoda hangi partiler varsa bugünkü eğitimsiz, ahlaksız tablodan onlar sorumludur.

Boğazın iki yakası arasında köprü kuranlar, tünel açanlar Müslümanlar arasında ekonomik köprüleri, sosyal tünelleri ne zaman kuracaklar! Bu işin kazancının daha fazla olduğunu, daha doğrusu bu yapılmadığındaki kayıpların ne kadar büyük olduğunu ne zaman görecekler? Eğer karşımıza batıyı almaktan korkuyorsanız bilin ki; bizim umdelerimiz batıyı sarsar! Ve inanın ki; Türkiye’nin meseleleri,  kuvvet kudret sahibinin Cenab-ı Hakk olduğunu bilerek mücadeleye girişmekle aşılır!

Geldiğimiz nokta: “Türkiye’nin Teminatı” olmak ya da olmamaktır! Bu gerçeği görmezden gelenler hiçbir gerçeği göremezler. Ülkeyi yönetenler hep aynı şeyleri deneyip sonuç farklı çıksın istiyor, bu mümkün değil. Girdileri değiştirirsek çıktılar da değişir! O halde; gerçekleri görmezden gelenleri görmezden gelmek gerekiyor. Görmüyor musunuz; mateme bile vaktimiz yok!

ÖNCÜLÜK

ESAM İstanbul Şubesi’nin “Türkiye’nin Temel Meseleleri ve Çözüm Yolları” konusunda akademisyenleri buluşturması, “nasıl çözeriz”in modeli oldu. Genel başkan Temel Karamollaoğlu’nun üniversitelerimizin kümeleştirilmesine, Merkez Bankası’nın üretime yönelik para basmasının enflasyona sebep olmayacağına vurgu yapması düşünmeye değerdi. 

ÖNCELİK

2016 yılının son il divanında bir kez daha gördük ki; etkilenen değil, etkileyen olmak gerekiyor. Türkiye’nin dünyadaki etki gücü, usulden vusule gidenlerin ürettiği “nüfuz”la artacak.  Üstelik ne yapabileceğimizi orta ve uzun vadeli planlarla hazırlayan “bilge başkan”lar ile…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Belediye başkanlarının istifa süreçleri ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

YÜKLENİYOR