Eğitimimiz AB’nin insafına terkedilirse

MAKALEYİ DİNLE

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a (C.C.) hamd ederim. Salât ve selâm, peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya, (S.A.V.) âline ve sahabelerine olsun.

Allah Teâlâ, âlemlerin RABBİDİR. Rab, terbiye eden ve yetki sahibi olandır. Rab, varlıklar âlemini yaratan, terbiye ederek geliştiren, onları maddi ve manevi olgunluğa götüren, terbiyenin bütün gereklerine malik ve her şeye sahip olan Allah’tır. Allah’tan başkasının hükmünü reddetmek, O’nun kullarına ikram ettiği İslam’ı, din ve düzen olarak, bütün batıl din ve düzenlerden üstün tutmak, bütün mahlûkatı O’nun mutlak hâkimiyetine teslim olmuş bilmek, Allah’ı gerçek rab olarak tanımak demektir. Allah Teâlâ İslam’ı, bütün insanların dünya ve ahiret saadetlerinin tek çaresi olarak göndermiştir. İslâm, insanları kulların zulmünden, Allah’ın adaletine götürür. Biz Müslüman bir toplumuz. Müslümanlık, İslam’ın her konudaki emirlerini yerine getirmektir. Terbiye, her varlığın kendi sınırları içinde tekâmül etmesi demektir. Her varlık, bizzat Allah tarafından terbiye edilmektedir. Eğitim kelimesinin karşılığı olarak kullanılan “terbiye” mefhumu “rab” kelimesinin bir türevidir. Biz okuyacağız, ancak bu okuma soyut bir okuma olmayacaktır. Biz okumalarımızı ALAK 1:   “Yaratan Rabbinin adıyla oku” ayetinde emredildiği gibi yapmak zorundayız. Yani yaratan Rabbimizin adıyla okuyacağız. Başkalarının adına okuma yapmayacağız.

Bir ülkenin en önemli meselesi eğitimdir. Evlatlarını doğru yetiştiren ülkeler ve topluluklar geleceklerinden emin olurlar. Müslüman bir toplum olarak eğitimde temel tercihimiz, Kur’an, sünnet ve salim fıkıh olmalıdır. Çünkü yardım etmek, yol göstermek, yön vermek, değiştirmek, tasarruf etmek, korumak, hâkim ve egemen olmak, sakındırmak, yasaklamak ve emretmek gibi eğitimle ilgili tüm alanlarda yetki ve gücü tümüyle elinde bulunduran yalnız Allah’tır. Rab ve ilah olarak Allah Teâlâ’yı telkin etmeyen bir talim ve terbiyeden hayır gelmez.

TÜRKİYE İLE AB’NİN HİÇBİR ORTAK EĞİTİM DEĞERİ YOKTUR 

Türkiye ile AB ülkeleri arasında hiçbir ortak eğitim değeri yoktur. Her şeyden evvel AB, bir Hıristiyan ve Yahudi birliğidir. Batı medeniyeti dediğimiz zaman bu iki dinin müştereken oluşturduğu değerlerden söz etmiş oluyoruz. Bunların ürettiği bu değerler, insanlığın ortak değeri olarak pazarlansa da, aslında sadece kendilerine ait olan değerlerdir. Kendileri için yararlı olan bu değerler, diğer insanlar için zulümdür ve zillettir. Batı medeniyeti, bir şirk, inkâr ve zulüm medeniyetidir. Bu medeniyetin insanlığa teklif ettiği ne varsa, hepsi şer şeylerdir. 

Düşünün, tekraren düşünün, peşinden gittiğimiz Batılılar nasıl bir ilaha inanıyorlar? Her şeyden önce onlar, bizim inandığımız Allah’a bizim gibi inanmıyorlar. Müslümanlar olarak bizler, “Kelime-i Tevhid” yani tevhit kelimesi ile ifade edilen bir Allah inanışına sahipken, onlar zannettikleri bir varlığa ilah olarak inanmaktadırlar. Bu konuda şu ayetlerin meallerini dikkatlice okuyalım. TEVBE 30- 31: “Yahudiler, Üzeyir Allah’ın oğludur, dediler. Hıristiyanlar da, Mesih (İsa) Allah’ın oğludur dediler. Bu onların ağızlarıyla geveledikleri sözlerdir. (Sözlerini) daha önce kâfir olmuş kimselerin sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin. Nasıl da (haktan bâtıla) döndürülüyorlar. (Yahudiler) Allah’ı bırakıp bilginlerini (hahamlarını); (Hıristiyanlar) da rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih’i (İsa’yı) rabler edindiler. Hâlbuki onlara ancak tek ilâha kulluk etmeleri emredildi. O’ndan başka ilah yoktur. O, bunların ortak koştukları şeylerden uzaktır.” Bu ayet, Yahudi ve Hıristiyanların sahip oldukları ilah anlayışlarını reddediyor ve kınıyor ve onların da tek bir ilaha inanıp kullukta bulunmalarının emredildiğini bildiriyor.  MÂİDE 73:  “Yemin olsun ki «Allah, üçün üçüncüsüdür» diyenler de kâfir olmuşlardır. Hâlbuki bir tek Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur. Eğer, diye geldiklerinden vazgeçmezlerse, içlerinden kâfir olanlara acı bir azap isabet edecektir.” Bu ayet, Allah’a isnat edilen “üçün üçüncüsüdür” inanışını küfür olarak ilan etmektedir. Allah’tan başka ilah yoktur. Özellikle Yahudiler, Allah’a bir takım yakıştırmalarda bulunmayı adet haline getirmişlerdir. MAİDE 64: “Yahudiler, Allah’ın eli bağlıdır (sıkıdır), dediler. Hay dedikleri yüzünden elleri bağlanası ve lânet olasılar. Bilakis, Allah’ın elleri açıktır, dilediği gibi verir…”  Allah onları, zatı hakkında ileri geri konuşmalarını, O’na batıl isnatta bulunmalarını yasaklamıştır. NİSA 171: Ey Kitap Ehli, dininiz konusunda haddi aşmayın. Allah’a karşı gerçek olandan başkasını söylemeyin. Meryem oğlu İsa Mesih, ancak Allah’ın peygamberi, Meryem’e ulaştırdığı (emriyle onda var ettiği) kelimesi ve o, Allah tarafından gelen bir ruhtur. Öyleyse Allah’a ve peygamberlerine iman edin, “(Allah) üçtür” demeyin. Kendi iyiliğiniz için bu inanışa son verin.  Allah, ancak bir tek ilahtır. O, çocuk sahibi olmaktan uzaktır. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. Vekil olarak Allah yeter.”  Bu ayet mealleri gösteriyor ki, bugün batı medeniyetini birlikte inşa eden Yahudi ve Hıristiyanlar ile bizim aramızda hiçbir ortak değer yoktur. Bu ayetlerin de ortaya koyduğu gibi biz niçin, onlar için vaat edilen cehenneme girmek için onlarla birlikte olmanın yolunda bulunuyoruz? AB’yi talim ve terbiyede esas kabul etmek, onları rab edinmek anlamı taşır. Bu ise, bu yola gireni helak olmaya götürür. Türkiye, talim ve terbiyesini AB’nin insafına terk etmekten vazgeçmelidir. Zira Allah’ı rab kabul etmenin zorunlu gereklerinden biri de, eğitim prensipleri konusunda Allah’ın koyduğu hükümlere ters düşmemektir. 

ÖNCE AHLAK VE MANEVİYAT

AB’nin eğitimle ilgili ilkelerini Allah’ın hükümlerine tercih etmek derin bir cehaletin ürünü sayılmalıdır. Bizim eğitimdeki şiarımız “Önce Ahlak ve Maneviyat” olmalıdır. Milli Görüş dediğimiz şey de budur. Allah, hepimizi hidayetine tabi olanlardan eylesin. Selam hidayete tabi olanlara…  

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Belediye başkanlarının istifa süreçleri ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

YÜKLENİYOR