Transferden ilk rapor!

Efendim; üstünüze afiyet neredeyse sekiz gündür gripten kırılıyordum. Bizim sevgili dostumuz ve doktorumuz bu gribin domuz gribi salgını olduğunu ve her bünyede değişik şekilde tezahür edebildiğini söyledi. Bizim ailede altı kişiyi ziyaret ettiler domuz gribi denen illet. Bu sürede de ne doğru dürüst televizyon izleyebiliyor insan, ne de gazete okuyabiliyor. Bunları yapmalısınız ki yazınıza malzeme çıksın.  Hoş spor medyamın neredeyse tamamı bu süreçte palavra sıkma yarışına girer ya... Bendeniz de en güvendiği muhabirlere başvurur ve hiç olmazsa sağlama yakın bilgi toplarım.

Neyse, Trabzonspor ve Beşiktaş sanki başı çeker gibi oldular. Fenerbahçe ağır aksak, Galatasaray ise sanki yerinde sayar gibi görünüyorlar şimdilik…

Beşiktaş, Hollandalı, eski Kasımpaşalı Babel’e imza attırdı önce. Babel Kasımpaşa’dan gittikten sonra İspanya liginde forma giydi. Bu, en azından futbolcunun hâlâ tercih edilebilir konumda olduğunu gösteriyor. Ancak ne var ki, aynı İspanyollar arada Babel’i serbest bıraktılar... Tabii böyle bir isimle sözleşme imzalamak taraftara arasında mutluluk ateşi yakar. Eh yaş da henüz 30 olduğuna göre... Hele hele o sol önde bir sıkıntı hâlâ devam ediyorsa, böylesine uluslararası bir ismi imza atması sevindiricidir. Babel’in şimdiye kadar bize sunduğu futbol hiç de öyle küçümsenecek cinsten değildir. Ancak buradaki en düşündürücü olanı, bu futbolcunun durup dururken Ocak’ta boş kalmasıdır. Bekleyelim görelim cinsinden bir transfer bu... Aynı Beşiktaş bir de 23 yaşında bir Hırvat stoper transfer etti. Hem de ne paralara! Kulübüne 4, 5 milyon avro... Çok ama çok... Kendine de üç yıl için yılda 1 milyon 250 bin avro. En bu fena değil... Mitroviç isimli bu stoper milli takımlarında da oynuyor. Yapıya baktım, kâğıt üzerinde 10 numara... Tabii ki tandem en zor yeri sistemin... Yanında büyük ihtimalle Marcelo oynayacak. Uyum süresi çok önemlidir. Oturursa uygun transfer denilir. Ancak ne var ki, bonservise ödenen para çok...

Sırada Trabzonspor var... Yine alış veriş hızlandı. İki adet yabancı bek alındı. Biri Arjantinli Mas, diğeri ise Portekizli Pereira... Biri sağ bek, diğeri sol bekmiş... Ancak ne var ki ikisi de gerekirse stoper de oynayabiliyorlarmış. Buradan bakınca ben artık Trabzon kentinde petrol bulunduğuna ve bu kuyuların sahibinin de Trabzonspor olduğuna inanmaya başladım. Peki, aynı Trabzonspor’un sekiz aydır maç oynamayan, hatta takımla idman bile yapmayan Ceseres’in alışına ne dersiniz? Acaba bir de müze mi kuruldu o kentte? Neyse, başta müthiş (!) hoca Ersun Yanal var... Hani şu orta sahada basketbol faulünü icat eden hoca... Acaba Güray ve Zeki bu gelenler kadar oynayamazlar mı? Acaba Trabzonspor’un gerçek ihtiyacı orta alandan başlayarak en uçtaki yerler mi? Ben orada yaşamıyorum. Ama ben bu takımın maçlarını izliyorum. Bir kere bu takım ne olduğu bilinmeden oynatılmaya çalışılıyor. Acaba şimdi bu yenilerle sahaya yansıtılmaya çalışılacak formül ne? İstanbul saltanatına son verenler nüfus kâğıtlarında nereli oldukları yazıyordu? Neyse...

Fenerbahçe, Ukrayna’dan 24 yaşında Karaveev’ aldı. Bu oyuncu iki defa Fenerbahçe’ye karşı Avrupa Kupaları’nda oynamış. Hatırlayan var mı? Hiç aklınızda, “Yahu ne iyi oyuncu, acaba alınsa yararlı olur mu” diye bir düşünce oluştu mu bir tek Fenerbahçelinin kafasında? Neyse, yaş küçük... Bizim ekranlar bu futbolcunun iki hareketini bir haftadır bize sunup duruyorlar. Bu oyuncu Avrupa Kupaları’nda oynayamayacak. Acaba Lens, sezon sonunda, böyle oynamaya devam ederse, geri döneceğine göre onun alternatifi olarak mı görülüyor? Ama bu da kiralık... Shakhtar vermem derse... Bir de Mehmet Ekici var gündemde... Hangi akla hizmettir bilinmez... Ekici ne vermiştir Trabzonspor’a? Bir kaç frikik ve şutun dışında... Acaba iyi top tutan, takımı yönlendirebilen, yön değiştirmesini sağlayan çağın orta saha tipi alınsaydı daha mı iyi olurdu? Otoriteler daha iyi bilir deyip geçelim. Bir de gidecekler listesi var. Salih, Atııf, Emenike falan gibi. Fernandao da listede idi ama son maçlarda “Siz bu işten anlamıyorsunuz” diye bağırınca kaldı. Uzunlamasına saha kullanılarak oynanan yeni oyun düzeninde bir değişiklik olmadan Fenerbahçe’yi izleyeceğimiz aşikâr gibi...

Galatasaray mı? İşte orası tam bir sınıfsız kulüp gibi... Şimdilik eldeki mal fazlasını temizliyorlar. Gönderilenler listesi çok uzun... Gönderelim ki alalım programı uygulanıyor. Karşılıklı fesihler var. Şu kadara falanca ile anlaşılarak sözleşmesi feshedildi Galatasaray’dan çıkan orta ses şimdilik. Bazı yabancıların isimleri geçiyor ama bence bu avutma politikası... Podolski gidecek mi? Sneijder kalacak mı? Öncelikle bu sorulara cevap aranıyor. Bu arada taraftar korkusunun da kol gezdiği açık ve net ortada... Şimdilik görüntü, ilk yarının Galatasaray’ının bile kolay kolay sahada görünemeyeceği gibi...  

Bu arada Osmanlısporlu NDaye için gitti, gidiyor gibi laflar da var. UEFA Avrupa Ligi’nde yola devam ederken, bizim ligde her an bir patlama ile yukarılardakilerden ikisini alta alma istikbal gibi görününken, neden bir yönetici çıkıp da bizden kimse gitmeyecek demiyor? Sonra mı? Başakşehirspor da kafayı şimdiki yerine takmış ki, transferdi iyi işler yapıyor. Baksanıza Eto’o bile oralarda gündeme girmiş.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Kemal Belgin - Mesaj Gönder


Anket

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Coca-Cola fabrikası açmasını nasıl karşılıyorsunuz?


YÜKLENİYOR