Anayasa değişikliğinin değişikliğe ihtiyacı var

MAKALEYİ DİNLE

Anayasa değişikliği Meclis’te dün görüşülmeye başlandı. CHP yapılan değişikliğin rejimi değiştireceğini, iktidar kanadı ise rejimin değişmediğini, yönetim tarzının değişeceğini savunuyor. Rejim ile yönetim birbirinden çok farklı olmadığına göre yönetimde büyük oranda bir değişiklik söz konusu ise böyle bir değişikliği rejim değişikliği olarak nitelendirmek abartılı bir söylem olmaz. Özellikle de Millet Meclisi’nin yetkilerinden önemli bir kısmı tırpanlanıyor, Meclis’in görevi büyük ölçüde kanun yapmakla sınırlandırılıyorsa adı ister yönetim şekli ister rejim değişikliği olsun fazla bir anlam ifade etmiyor. Çünkü ortaya çıkan duruma göre halkın idareyi denetlemesi işi beş yılda bir yapılan seçimlere terk edilmiş olacaktır. Bir yandan Meclis’in yasama, yani kanun yapma yetkisi korunurken öbür yandan da Cumhurbaşkanı’na Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisi veriliyorsa bu haliyle Meclis’in yasama yetkisi de sınırlandırılıyor demektir. Bu noktada Cumhurbaşkanı’nın çıkaracağı Kanun Hükmünde Kararnamelerin belli bir süre içinde Meclis’e getirilmesi ve Meclis’in bilgisine ve onayına sunulmasını öngören bir hükümde getirilmiyorsa belli oranda yasama yetkisinin de Cumhurbaşkanı’na devredildiği gibi bir görüntü ortaya çıkar. Buna bir de Cumhurbaşkanı’na Meclis’i feshetme yetkisinin verilmesi eklendiğinde kuvvetler ayrılığının güçlendirilmesi bir yana yasa organı etkisiz, daha doğrusu etkisi en aza indirilmiş bir durum ortaya çıkıyor. Bu durum kuvvetlerin tek elde toplanması gibi bir görünüme yol açabilir.

Bu arada bir yandan demokrasiye siyaset dışı güçlerin etkisinin önlenmesine çalışılırken öbür yandan darbecilerin siyasi istikrarı sağlamak iddiası ile anayasaya koydukları yüzde 10’luk barajın korunması ile halkın egemenliğinin bağdaşması mümkün değildir. Bu bakımdan yüzde 10 barajı tamamen kaldırılmadan toplumun tüm kesimlerinin Meclis’te temsilinin sağlanması mümkün değildir. Kaldı ki, bakanları doğrudan Cumhurbaşkanı belirleyip atayacak, ayrıca kabinenin Meclis’ten güvenoyu alması gibi bir zorunluluk da olmadığına göre bu yüzde 10 barajının sürdürülmesi sağlıklı bir yaklaşım değildir. 

Bu arada Meclis’in getirilen bütçeyi uygun bulmadığı takdirde reddetmesinin önünde Cumhurbaşkanı’na bir yıl önceki bütçeye belli oranlarda ilave yaparak uygulamaya koyma yetkisi verilmiş olduğu için Meclis iyice etkisizleştiriliyor. Böylesine etkisizleştirilen Meclis’te milletvekili sayısının artırılmasını birileri izah etmelidir. Eğer milletvekili sayısının 550’den 600’e çıkartılması anayasa değişikliğinin Meclis’ten geçirilmesini sağlamak için milletvekillerine ilk seçimlerde yerlerinin seçilmelerinin garanti olduğu duygusu verilmeye yönelik değilse gereksiz bir adım olarak görülüyor. Benzer durumu seçilme yaşının 18’e indirilmesinde de söylemek mümkün. Çünkü bu değişikliğin uygulanması imkânsız değilse de çok azdır. Böylece eğer anayasa değişikliği referanduma gidecek olursa oylamada 18 yaşını doldurmuş gençlerin söz konusu değişikliğe oy vermeleri için getirilmiş bir hüküm gibi görünüyor.

Hemen belirteyim ki, halkın seçtiği Cumhurbaşkanı’nın yetkileri eskiye göre elbette artırılacaktır. Ama tüm yetkilerin Cumhurbaşkanında toplanması, bu arada Meclis’in denetim yetkinsin bile kaldırılmasa bile etkisizleştirilmesi karşısında ortaya çıkan sistemde Millet Meclisi’ni Danışma Meclisi olarak nitelendirmek duruma daha uygun olacaktır. Bunu böyle olması gerekir diye belirtiyor değilim, ama ortaya çıkan durum bunu gösteriyor.

Sonuç olarak anayasa değişikliğine baştan beri destek vermiş biri olmama rağmen getirilen değişiklikte Meclis’in bazı düzenlemeler yapmasının doğru olacağını düşünüyorum. Ülkemiz ateş çemberinin ortasında, terör örgütleri ve bu örgütlerin kullanıcıları ile ciddi bir mücadele veriyor: Bu ortamdan birlik ve beraberliği her zamankinden daha fazla ihtiyaç var. Bunun için o siyasi ortamı gereğinden fazla germek yanlış olacaktır.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Belediye başkanlarının istifa süreçleri ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

YÜKLENİYOR