Beyaz baston haftası

MAKALEYİ DİNLE

Ocak ayının ikinci haftası, yani içinde bulunduğumuz hafta “Beyaz Baston Görme Engelliler Haftası” olarak 1981 öncesi yıllarda kutlanırdı. 10 Mayıs 1981’de Birleşmiş Milletlerin yapmış olduğu toplantıda o yılı, yani 1981 yılını “Sakatlar Yılı” olarak ilan etti. 10 Mayıs 16 Mayıs tarihlerini de “Sakatlar Haftası” olarak belirledi. 1991’e kadar 10 Mayıs 16 Mayıs tarihleri Sakatlar Haftası olarak kutlandı. 3 Aralık 1991’de Viyana’da yapılan toplantıda “3 Aralık Dünya Engelliler Günü” olarak ilan edildi ve o günden bugüne kadar da “3 Aralık Dünya Engelliler Günü” olarak kutlanıyor.

Durum böyle iken bazı takvimlerde ocak ayının ikinci haftasının Beyaz Baston Görme Engelliler Haftası olarak yazılmasından dolayı TRT’nin duyarlı davranarak bu haftanın Görme Engelliler açısından problemlerini konu edindiği ve çözümleri hususunda konuşulması gerekliliği hususu yıllardır gündemlerinde olmuştur. Biz bütün medyanın bu hassasiyette olması gerektiğine inanıyoruz. 3 Aralık’ın Dünya Engelliler Günü olarak ilan edilmesiyle, diğer haftalar olarak tabir ettiğimiz gerek ocak ayının ikinci haftası ve gerekse 10-16 Mayıs Sakatlar Haftası resmiyetten kaldırılmıştır.

Lakin gerek engelli sivil toplum kuruluşları ve gerekse TRT’nin bu husustaki duyarlılığı söz konusu bu haftaların unutulmamasına sebep olmuştur. 

Ülkemizde azımsanmayacak sayıda olan engellilerin yönetimlerde söz ve karar sahibi olması hususunda toplum bilinci oluşturmak gerekir. Bunun için de yazılı, görsel ve sanal medyanın önemli görevler üstlenmesi gerekmektedir. Bu sadece TRT’nin duyarlılığı ile, Milli Gazete’nin her hafta engellilere yer vermesi ile değil, bu hassasiyeti herkesin göstermesi gerekir. Milli Gazete milli şuurunu engelliler hususunda da göstermiş ve söylediğimiz gibi her hafta engellilerin meselelerini konu ederek, bize göre çok önemli bir yer vermiştir. Ülkemizde yaşanan problemlerin gündeme getirilmesi ve çözümlerinin de ortaya net bir şekilde konulması, Milli Gazete’nin kuruluşundan bu yana değişmez argümanı olmuştur. Sekiz buçuk milyon engelli adına diyebilirim ki, görmeyenin gözü, duymanın sesi, ortopedik engellinin ayağı, zihinsel engellinin duygusu ve düşüncesi olmuştur. 

Biz Milli Gazete gibi gazetelerin çoğalmasını istiyoruz. Denebilir ki kendi yazdığı gazeteyi methediyor, övüyor. Tamam, ama bizde de kadirşinaslık duygusu gelişmiş. Bazen hislerimizle hareket edebiliriz ama toplumdaki güzel örnekleri vermek, güzelliklerin çoğalmasına sebep olur inancını taşıyoruz. Özellikle dez avantajlı topluma sahip çıkan, imkânlarını onlara karşılıksız sunan, TRT ve Milli Gazete örneği gibi başka örneklerin de çıkması için teşvik anlamında düşüncelerimizi alenen ifade ediyoruz.  İçinde bulunduğumuz Beyaz Baston Görme Engelli Haftası olması münasebetiyle içimden gelen bir dörtlüğü paylaşmak istedim;

Ben görme engelli biriyim 

Elimde beyaz bastonum

Onunla geçer her günüm 

Hak doğrudur düz bastonum...

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar İsrafil Bayrakçı - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Belediye başkanlarının istifa süreçleri ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

YÜKLENİYOR