Büyük takım kalecisi!

BÜYÜK takımlar, yani liglerin tepesi için oynayan takımlardan söz ediyorum, bu tip takımların kalecisinin mutlaka ama mutlaka iyi olması gerekir. Çünkü çok sık top gelmediğinden, ya da beklenmedik olumsuz koşullar ortaya çıktığından takımı kurtaracak kadar üst düzey olmalıdır. İşte bunun en çarpıcı örneğini Fabri’de yaşadık. Beşiktaş on kişi kaldıktan sonra Antalyaspor’un kaliteli kadrosu üzerlerine yüklendi ve pozisyonlara girdi. Ancak kalede Fabri gibi bir kaleci vardı ve maçı golsüz bitirdi. Bu arada bu Fabri’yi kim bulduysa Beşiktaş’ın bu sezonki muhtemel şampiyonluğunda bir numaraya sahip olacaktır. 

Şimdi maça geçelim... Önce şu Aboubakar’ı yazalım. Avrupa Kupaları’nda gereksiz bir pozisyon yanlışı ile takımı on kişi bıraktı. Dahası bundan sonraki turlarda kendisine daha ciddi ihtiyaç varken yaptı bunu... Bu da yetmedi, Antalya’da da resmen kendini attırdı. Senin ne işin var kalecinin yapacağı degajın üzerine taban atmaya... Haaa birinci sarı kartı ben hakem olsam göstermem, o başka... Gördün mü? Gördün... O zaman temkinli davranacaksın...

Gelelim Şenol hocaya... Quaresma ile Talisca’yı çıkartmakta ne acelen vardı hocam derler adama... Üstelik Quaresma’yı alırken yerine Cenk’i sürüyorsun. Bari bunu Gökhan İnler veya Necip’le yapsana... Yetmedi, Talisca da çıkıp yerine Necip girdi... Yani Beşiktaş’ın artık rakibi korkutacak veya gol atabilecek oyuncusu kalmamıştı. Hatta attıracak da… On kişi de kalınınca rakip artık size topuyla tüfeğiyle saldırırdı. Çünkü savunmasını tehdit edecek durumu kalmamıştı rakibin... Hele hele Adriano da sakatlanıp yerine Mitroviç girince, oyuncu değişiklik hakları da bitmişti. İşte Şenol hoca bunu da düşünmedi.. Zaten maçtan sonra da kendisinin hatalı olduğunu söylemedi mi? 

Rıza hoca mı? Zeki’yi ön libero oynatıp, Salih’i de Aboubukar’ın üzerin vermesi bence çok doğru teknik adam hamleleri idi. Ama Eto’o’yu bitime sadece yardım dakika kala oyundan alışına hiç akıl erdiremedim. Oysa Antalyaspor bir duran top kazanmıştı. Ne malum oradan kalkan bir topa bu klas oyuncunun bir darbe vurmayacağı veya birine o topu indirmeyeceği... Yani Rıza kardeşim bütün maç boyunca yaptığı doğruların üstüne bir anda kara bir gölge attı.  

Beşiktaş’ın bu maçtan zararı büyük olmadı tabii ki... Çünkü takipçisi Başakşehirspor bir saat önce sadece bir puan alabilmişti. Diğer iki ezeli rakibi zaten batmıştı... Üstüne üstelik ezeli rakipleriyle arayı bir puan daha fazla aştı... Başakşehirspor mu? Karabükspor iyi elemanlarla dolu bir takım. Sanırım bundan sonra kekliklerle oynayacak.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Kemal Belgin - Mesaj Gönder


Anket

Milli Eğitim sistemini yeterli görüyor musunuz?


YÜKLENİYOR