Bu dünyadan bir Ali Murat Daryal hoca geçti

Bendeniz İlahiyat Fakültesini bitirdim. Bu okula başlamam hasbelkader, bitirmem ise belli bir bilinç üzere olmuştur. Tercihlerimin beni sürüklediği bir ortamdı İlahiyat ortamı. 

Ne ısındım ne de üşüdüm İlahiyat Fakültesinde. Kafama yatmayan tarafları olsa da bu yadırgama duygumu geliştiren ortama alışmıştım. 

Hatta yazdığım şiirleri besleyen bir şeyler bulmuştum bu fakültede. 

Söz gelimi Anadolu’nun farklı coğrafyalarından gelmiş kıt kanaat imkânlarla okumaya çalışan gençlere Tasavvuf derslerinde bir lokma bir hırka üzere nefis terbiyesi telkin edilmesi hiçbir yerde bulunmaz bir ironiydi. Tasavvuf hocası giyim kuşamı ve kullandığı arabasıyla varsıl biri olduğu hemen fark edilen biri olmasaydı belki bu telkinleri bir yere yerleştirmek mümkün olabilirdi. 

Öğle yemeğini bir parça ekmekle geçiştiren öğrencilere ‘kıllet-i taam’ (az yemek) telkininde bulunmak en hafif tabiriyle şaşkınlıktan insana şiir yazdırır. İlahiyat Fakültesini sebat edip bitirme azmi veren, bana bu okulu sevdiren özellikle iki hocayı anmalıyım. 

Dersime giren bu hocalardan biri 2008 yılında aramızdan ayrılan Türk-İslam Edebiyatı hocası Prof. Dr. Necla Pekolocay ve geçtiğimiz hafta yitirdiğimiz Din Psikolojisi hocası Prof. Dr. Ali Murat Daryal’dir.

Ali Murat Daryal Hoca’yı Marmara İlahiyat Fakültesi kapısından giren herkes tanır. Etkilemediği öğrenci yok gibidir. 

Bana da İlahiyat’ı sevdiren bu güzel insandır. Harbi, sıra dışı, dobra ve bir o kadar da ince ruhlu kişiliğe sahipti.

Dar alana sıkışmış, cemaatlerin kıskacında bunalmış öğrencileri silkeler ve kendilerine gelmesini sağlardı. 

Din Psikolojisi dersini onun kadar hayata dönük örneklerle canlı bir şekilde anlatan birini daha görmedim. 

Ceketini omzuna alarak teatral bir şekilde ders anlatışıyla öğrencilerin zihinlerinde derin izler bırakırdı. 

Dersin tam ortasında başka sınıflardan bir öğrenci içeri girip rahatça ondan arabasının anahtarını isteyebilirdi. Ali Murat Hoca’nın eski küskü bir Renault marka arabası vardı. Bu arabayı hocanın kullanmadığı zamanlarda izin alarak öğrenciler rahatlıkla kullanırdı.

Eğitimcinin, özellikle din eğitimcisinin nasıl olması gerektiği ile ilgili çok somut bir örnekti Ali Murat Daryal. 

Namazın, Orucun, Abdestin, Günah işlemenin, fal bakmanın, kurban kesmenin de bir psikolojisi olduğunu ondan öğrendik. 

Hoca  ‘Psiko-Sosyal Açıdan Medeniyetler ve Mesajları’, ‘Dini Hayatın Psiko-Sosyal Temelleri’, ‘İslam’ın Doğuş ve İlk Yayılışının Psiko-Sosyal Açıdan Tahlili’, ‘İslam’ın Değerleri ve Yorumları’, ‘Kurban Kesmenin Psikolojik ve Metafizik Temelleri’ gibi çok önemli ve esaslı eserlere imza atmıştır. 

Bu eserler düşüncenin kör noktalarını vuzuha kavuşturan bir niteliği haizdir. Marmara İlahiyat Fakültesi öğrencilerine özgüven aşılayan, Müslüman izzeti ve gururunu her daim diri tutmaları yönünde duyarlı olma çağrısı yapan Prof. Daryal Hoca’nın eksikliği her zaman hissedilecektir. 

Biz ondan hep iyilik gördük, biz onu hep iyi gördük, biz onu hep iyi biliriz. 

Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Hüseyin Akın - Mesaj Gönder


Anket

Milli Eğitim sistemini yeterli görüyor musunuz?


YÜKLENİYOR