Öykülü Günler

2016 yılında öyküye doyduk demiştim, kısık sesle. Zira her sene artan bir kemiyet ve keyfiyetin son noktasına erişmiştik geçtiğimiz yıl, öykü adına. Bu yıl da öykü adına güzel şeyler olacak gibi. Henüz iki ay yeni bitmişken, Mart’a yeni girmişken hem kitaplık çapta, hem dergiler anlamında hem de sempozyumlar bağlamında güzel işler yapıldığını görüyoruz. Evet, sanat dalları arasında edebiyatı, edebi formlar içinde de öyküyü/hikayeyi seviyoruz. Önem veriyoruz ona, elbette şiirden sonra. Zira her ne ki var âlemde, varlığını/mevcudiyetini şiire olan yakınlığı, mesafesi kadar tebellür ettirir. Bu anlamda öykü, şiire diğer türlerden daha yakındır. Belki de öyküye, şiirin kız kardeşi diyen ilk kişi bunu düşünerek söylemiştir. Şiirden sonra öykünün de cins-i latife ad olarak konulmasında bunun etkisi olsa gerektir.

Öyküye değer verdiğimizi söyledik. Öykü adına yapılacak güzel işleri de alkışlayacağız, elimiz, gücümüz, kalemiz, köşemiz ölçüsünde. Kitaplardan başlayalım ilkin. Milli Gazete okurlarının yakından ve yakinen tanıdığı MGV Yayınları, son bir yıldır edebî tür olarak hikayeye de kapıları açtı. Umarız açık bırakmayı sürdürür. Yayınevi Mart ayı başında iki ilk öykü kitabı bastı. Kitaplardan biri şair kimliğiyle bilinen, Milli Gazete yazarlarından Çay’ın imzasını taşıyor: Kalbim Yenilgi Saatleri. Çay, Kırmızı Konfeti ve Telaş Çoktu Ama Ben Az adlı iki şiir kitabından sonra öyküyle selamlıyor üçüncü kez okurları. MGV Yayınları etiketi taşıyan ikinci kitap, Sevgi Korkusuz’a ait. Coğrafyada Grili Savaş adını taşıyan kitaptaki öyküler birçok farklı edebiat dergisinde yayımlanmakla birlikte çokluk Yedi İklim dergisinde yayımlanmış. Korkusuz, lirik, sade ve içten bir sese ve üsluba sahip. öyküler de öyle... İlk kitabın sevimli birçok acemiliğinden mahrum bir kitap olmuş Coğrafyada Grili Savaş. Kitaplar hakkındaki eleştirel değini içerikli bir yazıyı ileriki tarihlere mahsuben borçlanalım.

Geçelim Eşik Yayınlarına. Semerkand yayın grubunun bir üyesi olan Eşik Yayınları genelde edebî eserler; romanlar, hikayeler, denemeler basıyor. Yayınevi, geçen yıl yaptığı ödüllü hikaye yarışmasında dereceye giren kitapları birer birer basmayı sürdürüyor. En yeniden başlayarak yazalım: Jale Nur Turgut’tan Dikkat Kırılacak Hikaye, Ramazan Teknikel’den Ay Altında Bir Koşu, Mehmet Akif Duman’dan Oyuncak Tamircisi, M. Yücel Öztürk’ten Ağır Tüy... Hayırlı olsun diyoruz. Biz de fırsat bulabilirsek, okuyup beğendiklerimizi bu köşede paylaşmaya gayret edeceğiz.

Önemli bir haber de bir belediyeden geldi. Zeytinburnu Belediyesinin ilkini geçen yıl düzenlediği Uluslararası Zeytinburnu Öykü Festivalini gelenekselleştirerek sürdürme konusundaki kararlılığı... 21-25 Mart 2017 tarihlerinde düzenlenecek olan programa, geçen yıl nazaran bu yıl daha geniş ir yelpazeden öykücüler davet edilmiş. Bunda geçen yılki eleştirilerin etkisi var mıdır bilemiyorum ancak böylesi programların varlıklarını sürdürebilmeleri için gelen yapıcı eleştirileri dikkate almak gerekir. Danışmanlığını Cemal Şakar’ın genel sanat yönetmenliğini Aykut Ertuğrul’un yaptığı festivalin onur konuğu ise Hüseyin Su... İstanbulda mukim öyküseverler Mart ayında belli ki öykü adına birçok şeye şahit olacaklar...

Son olarak İz Yayıncılık etiketiyle piyasaya sürülen Yirmi Sekiz Şubata Yirmi Sekiz Öykü adlı antolojiyi de analım. Abdullah Harmancı ile Mehmet Kahraman’ın ortaklaşa hazırladığı antoloji, böylesi çalışmaların yolunu açar umarız. Ancak bu tarz güldeste kabilinden yapılacak çalışmalar için geniş vakte ve sağlam bir taramaya ihtiyaç duyulduğunu da belirtmek durumundayız. 

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar İsmail Demirel - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?