İbâdetler, Mîlâdî Takvime Göre Değil, Kamerî Takvime Göre Yapılır

14 Nisan Cuma günü, namazı müteakip mahallemizin camiinde kaç senedir gelenek haline gelen “kutlu doğum pilavı” dağıtıldı. İmam Efendi de hutbede “Kutlu Doğum Haftası”nın 1989 yılından beri kutlandığını söyledi. Demek ki bu bid’anın ihdas edilmesinin üzerinden 28 sene geçmiş. Daha önceden böyle bir âdet yoktu. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) Rabiülevvel ayının 12. gecesinde dünyaya teşrif buyurmuşlardı. Onun için o gece bütün İslâm âleminde asırlardır “Mevlid Kandili” olarak kutlanmaktadır. Osmanlı Devletinde de Mevlid Kandili bayram olarak kutlanmıştır ve o gün resmî tatil günüdür. Bu sene (2017) Mevlid kandili 30 Kasım Perşembe gecesi kutlanacaktır. İşte gerçek “kutlu doğum” günü, bugündür. Kim icad ettiyse, Hicrî 571 yılının 12 Rabiülevvel’i Milâdî takvimle 20 Nisan’a tekâbül etti diye, 13-20 Nisan tarihleri, “Kutlu Doğum Haftası” olarak kutlanmaya başlanmıştır. Oysa bu bid’attır. Hem de “bid’â-i seyyiedir.” 

Gerçekte, ibadetler, Milâdî takvime göre değil, kamerî takvime göre yapılır. Hâkezâ, bütün dinî günler ve geceler de kamerî takvime göre tesbit edilmiştir ve bu takvime göre kutlama yapılır. Bu konu, değerli bir eser olan “Yâsin Sûresi’nin Tefsiri”nde şu şekilde izah edilmiştir:

“Bütün peygamberlerin şerîatlerinde Kamerî Takvim esastır, ahkâm-ı İlâhiye ona göre tanzim edilmiş ve ibadetler o hesaba göre edâ edilmiştir. Cenâb-ı Hak, Tevbe Sûresi’nin 36. âyet-i kerimesinde, Kamerî Takvim’den bahs etmekte, Levh-i Mahfûz’da Kamerî senenin on iki ay olarak takdir edildiğini, semâvat ve Arz’ın hılkatinden itibaren bu hükm-i İlâhinin tahakkuk ettiğini, yani öyle îcad edildiğini, bütün peygamberlerin şerîatlarında ef’âl-i ihtiyâriye-yi insaniyyeye terettüp eden ahkâmın bu aylara göre vaz’ edildiğini, bu on iki aydan dördünün haram aylar diye tesbit edildiğini, bu aylara hürmet edilmesi gerektiğini, riâyet etmeyenlerin ma’nevî mes’uliyet altına girdiğini beyan buyurmaktadır. Şöyle ki: [Burada âyet-i kerimenin meâli verilmekte ve daha sonra konuya şöyle devam edilmektedir:]

“Evet, ilk Peygamber Hazret-i Âdem (as)’dan son Peygamber Hazret-i Muhammed (asm)’a kadar bütün peygamberlerin dîni olan İslâm’da ahkâm-ı şer’iyye, Kamerî Takvim’e göre vaz’ edilmiş ve ona göre icrâ ve tatbik edilmiştir. Ümmet-i Muhammediye (asm) da Asr-ı Saadet’ten bugüne kadar ibadetlerini, dinî merasimlerini, mübarek gün ve gecelerin (Mevlid, Regâib, Mi’râc, Berat, Kadir geceleri gibi) ihyasını bu takvime göre yapmışlardır. Zira, Kitâb ve Sünnet’te böyle bildirilmiştir. Hiçbir hükm-i İlâhî, Milâdî Takvim’e göre vaz’ edilmemiş ve o ahkâmın icrâ ve tatbikî yapılmamıştır. Meselâ; oruc, menâsik-i hac, haram ayların hürmeti, hatâen adam öldürmenin kefâreti, zıhârın kefâreti, îlâ müddeti, kocası vefat eden kadının iddet müddeti, eşinden boşanmış aise (hayzdan kesilmiş) kadınlar ile henüz âdet görmemiş kadınların iddet müddeti, kurban, remy-i cimâr (şeytan taşlama) ve teşrik tekbirleri, Ramazan ve Kurban Bayramları, hayz ve nifâs gibi ahkâm, hep Kamerî Takvim’e göredir, ona göre icrâ ve tatbik edilmiştir. Dolayısıyla, ibâdetle alakalı ahkâmın Şemsî (Milâdî) takvime göre yerine getirilmesi bid’attır.” (a.g.e., c.2, s. 275- 276)

Aynı eserde, Peygamber Efendimizin (asm) mevlidinin de Kamerî Takvime göre kutlanması gerektiği, Milâdî Takvim’e göre kutlanmasının ise bid’a-i seyyie olduğu belirtilmektedir. (a.g.e., c.2, s. 276)

Bu temel ölçüye göre, Mekke’nin fethi de –şayet kutlanacaksa- Kamerî Takvim’e göre kutlanmalıdır. Siyer kitaplarında belirtildiğine göre, Mekke’nin fethi seferi, Hicretin 8. yılında Ramazan ayında yapılmıştır. Muhteşem İslâm Devletinin Reisi ve Başkumandanı Peygamber Efendimiz (asm) Ramazan ayından 13 gece geçtikten sonra, Cuma günü başında siyah sarıkla Mekke’ye girmiştir. Mekke’nin fethini kutlamak isteyen hamiyetli insanlara şimdiden duyuruyorum: Geliniz 31 Aralık’ı değil de 13 veya 14 Ramazan’ı esas alalım. Fethi kutlayacaksak, bu tarihte kutlayalım.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Burhan Bozgeyik - Mesaj Gönder


Anket

Milli Eğitim sistemini yeterli görüyor musunuz?


YÜKLENİYOR