“Yahudi Hapishanesi’nde isyan eden mahkûmlarız!”

Saadet Partisi Bağcılar İlçe Başkanlığı’nın düzenlediği geleneksel iftar yemeğindeydim.  İnşaat işleri ile meşgul olan, müteahhit Necati Kayaoğlu ile birlikte Tekstilkent sınırları içinde bulunan Hotel Golden Way’ın kapısından girerken, “Oooo, iki Erzincanlı bulmuşsunuz birbirinizi!” diye takıldı, sempatik tavrıyla. Kim mi? Kamil Taşdelen. Saadet Partisi Bağcılar İlçe Teşkilatı’nın yıllarca muhasebesini tutan, başından bu yana Milli Görüş ve Milli Gazete sevdalısı olan bir isim Kamil Taşdelen. Emekli ama sanki 40’lı yaşlarda gibi…  Bakmayın bize öyle takıldığına; meğer kendisi de Erzincanlı imiş. Kemah’ın Koçkar (Hudu) köyünden. “Ali Küçüker hocamızın köyündensiniz demek!” deyince, “Evet” dedi ve ekledi, “Ali hocanın kitaplarıyla ilgili işlere ben bakıyorum. Zaman zaman İstanbul’a geldiğinde de organizasyonuna ben bakıyorum…”

Ne kadar güzel! Keşke, Ali Küçüker Hoca İstanbul’a geldiğinde sohbetinde bulunabilsek…

Ali Küçüker Hoca’nın adını anmışken… Küçüker Hoca, emekli olduktan sonra Ankara’ya yerleşti, İslami İlimleri Araştırma ve Yayma Vakfı Genel Merkezi’nde hem fıkıh uzmanı olarak çalışmakta ve hem de talebe okutmakta ve ayrıca haftada bir gün yerel eğitim yapan Hedef Radyo’da dini sohbetler yapmakta.

1956 yılında Kemah’ta müftülük yapan, sonrasında Diyanet İşleri Başkanlığı da yapan, Erbakan Hocamızın yol ve dava arkadaşlarından Lütfi Doğan Hoca ile birlikte...

***

Verimli ve coşkulu bir akşamdı.

Saadet Partisi Bağcılar İlçe Başkanı Şakir Şahin’in selamlama konuşmasında sarf ettiği, “Mermi sesi duyulmadan orucunu açamayanlar var, İslam coğrafyasında” cümlesi herkesi derinden etkiledi.

Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Birol Aydın’ın bir tespiti çarpıcıydı; “Birileri her şeyin güllük gülistanlık olduğunu söyleyebilir. Kimileri de tam tersini söyleyebilir. İkisi de doğru olmayabilir. ‘Biz Yahudi hapishanesinde isyan eden mahkûmlarız’ derdi, Erbakan Hocamız. Bizi bir Yahudi hapishanesine aldılar. Burada yöneticiler değişebilir. Gece teheccüd namazına bile kaldırabilirler! Açık alanda gezinti yaptırabilirler. Her türlü imkânı verebilirler ama burası sonuçta bir Yahudi hapishanesidir. Bize ait olan bir düzen değildir. Kur’an, sünnet yokmuş gibi yaşıyoruz. Ramazan ayında idrak etmemiz gereken budur…”

***

Programı, Kadir Murat Öztürk sundu. Kadir’i TV5’te yaptığı programlardan hatırlayacaksınız. Mirasımız Derneği’nde görev yaptıktan sonra yuvaya döndü, Kadir Murat Öztürk.

Hemen yanımda oturan Necati Kayaoğlu’nun, yakın tarihle ilgili anlattığı anekdotlara şaşırmamak mümkün değil. Hele hele İstanbul’un İngilizler tarafından işgali sırasında yaşandığını ifade ettiği bir “bombalama öyküsü” var ki, genç nesillerin ders kitaplarında asla bulamayacağı değerde…

Müfredatın değişeceğini ilan eden Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri, yeni dönemde yakın tarihin gerçeklerini de umarım yansıtırlar ders kitaplarının sayfalarına… “İnşallah” diyelim…

***

Davet edildiğim, çağrıldığım programlara yetişmeye çalışıyorum, genellikle.

Koca salonda şöyle bir çevreme baktım; son birkaç yıldır hiç görmediğim simalar vardı -artı olarak- Saadet Partisi Bağcılar İlçe Teşkilatı’nın iftar yemeğinde… Parıltılı yüzler gördüm…

Ertuğrul Köse başta olmak üzere teşkilat mensupları iftar programının kusursuz geçmesi için teyakkuzdaydı.

Her şey için teşekkürler…

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

* Dünya üzerindeki 12 milyon Yahudi’nin 3 binin üzerinde STK ile Kudüs’ü Yahudileştirme çalışmaları yürüttüğünü, Kudüs’e her yıl bu amaç için Yahudiler tarafından 1.5 milyar dolar para gönderildiğini, oysa dünyada 2 milyar Müslüman olmasına rağmen Kudüs’te Müslüman kimliğin korunması için çalışan uluslararası dernek sayısının bir elin parmakları kadar bile olmadığını, yapılan yardım miktarının da ne yazık ki 15 milyon doları geçmediğini, biliyor musunuz?

İMAMIN FENDİ!

Levent Uçkan…

Kadıköy’deki tarihi Hasanpaşa Camii imamı…

Birbirinden ilginç ve çarpıcı projelere imza atıyor.  Bunlardan birisini anlatmak istiyorum;

Levent Uçkan, görev yaptığı camide 2011 yılından bu yana Diyanet İşleri Başkanlığı’nın sosyal hizmet projelerine destek veriyor.

Namaz kılınmasının yanı sıra özellikle evsizler ve bağımlılarla ilgili farklı çalışmalara imza atıyor;

«Bu vatandaşlarımızın gerek haftalık temizlikleri gerek aşevi faaliyetlerinden yararlanmaları sağlanıyor. Bağımlılıkla mücadelede ise Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezi (AMATEM) sonrası ilaç takiplerini yapıyoruz» ifadeleri Levent Uçkan’a ait.

Devlet kurumlarından destek de alıyor.

Kadıköy Kaymakamlığı, Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Toplum Sağlığı Merkezi ile de sürekli irtibatta.

Bu örnek çalışmasından netice de almış imam Utkan. Bakın ne diyor; «10 kadar tövbekâr diyebileceğimiz, istikamet bulmuş hastamız var. 10 kadar da malzeme kullansa da tedavi sürecine hekimlerle de irtibatta olarak katkıda bulunmaya çalıştığımız hastamız var.”

***

Geçtiğimiz günlerde İstanbul Müftüsü Hasan Kamil Yılmaz, bağımlılıktan kurtulan bu gençlerle sahurda bir araya geldi.

Aşevinde hazırlanan yiyeceklerle yenilen sahur yemeğinin ardından oruca niyet edilerek camide sabah namazı kılındı.

*  Tebrikler, Kadıköy tarihi Hasanpaşa Camii imamı Levent Uçkan’a…

* Tebrikler, bu faaliyetlere destek verenlere…

* Tebrikler, bu gençlerle sahur programında bir araya gelen ve imam Levent Utkan’ı cesaretlendiren İstanbul Müftüsü Hasan Kamil Yılmaz’a…

***

Son söz; her camide böyle bir faaliyet olsa, her imam ve müezzin bu türden sosyal hizmet projelerine destek verse memlekette herhalde bağımlı kalmaz… Öyle değil mi?

OKUDUKÇA UTANDIM!

Yeniçağ Gazetesi’nden Salim Yavaşoğlu, çarpıcı bir araştırmaya imza attı. “Tarım ve hayvancılık ülkesi” Türkiye, bakın neyi hangi ülkeden ithal ediyor;

*  Nohut: Meksika, Hindistan, ABD, Arjantin, Kanada

*  Elma: Şili

*  Sarımsak: Çin

*  Havuç: Avustralya

*  Çay: Sri Lanka

*  Kavun ve karpuz: İran

*  Kuru fasulye: ABD, Kırgızistan, Kanada, Peru, Etiyopya, Mısır, Bangladeş ve Çin

*  Kırmızı biber: KKTC

*  Kereviz: İspanya

*  Büyükbaş hayvan: Uruguay ve Fransa

*  Et: Çek Cumhuriyeti, Fransa, Brezilya, Bosna Hersek

*  Ceviz: ABD, Kaliforniya

*  Bezelye: Rusya Federasyonu, ABD, Kanada, Macaristan ve Almanya

*  Kuru soğan: İran

*  Buğday: Rusya, Almanya, Fransa, Ukrayna

*  Arpa: İngiltere ve Hırvatistan

*  Saman: Gürcistan

*  Pamuk: ABD, Yunanistan, Türkmenistan ve Hindistan

*  Soya: Arjantin

*  Mısır: ABD, Arjantin ve Brezilya

*  Çeltik ve pirinç: ABD, Vietnam, İtalya ve Tayland

*  Yeşil mercimek: Kanada

*  Muz: Panama

* Bakla: İtalya

***

Ayıp ki, ne ayıp! Okudukça utandım…

Peki, ya siz!

NOT: Bugün, 19 Haziran 2017, Pazartesi 1) Emekliler hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibarıyla asgari ücretli “nasıl geçineceğim” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlık’a bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Dubakalinolacak!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


Anket

Milli Eğitim sistemini yeterli görüyor musunuz?


YÜKLENİYOR