Kadir Gecesi ve fazileti

Bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesi, bir yıllık ölçülerin belirlendiği ve görevli meleklere emirler halinde verildiği gecedir. Gelecek bir seneye kadar meydana gelecek olaylar bu gecede kayda geçirilir ve meleklere bildirilir. Kayda geçmeyen hiçbir şey meydana gelmez. Kadir gecesinde hakkımızda iyi şeylerin belirlenip kayda geçmesi için çok dua etmeliyiz. Resulullah (s.a.v.) bu mübarek gecesinin özellikle Ramazan-ı Şerif’in son on gününde aranmasını tavsiye buyurmuş ve kendisi de her yıl i’tikafa girerek bu geceyi i’tikafda iken karşılamayı arzulamıştır.

Bu mübarek gecede yapılan taat, ibadet ve mücahede ile erilecek olan hayır ve sevap onsuz bin ay amel ile kazanılacak olan hayır ve sevaptan daha fazla hayırlıdır. Bir sınır ve miktar ile tayin ve tahdit edilemeyecek kadar çok hayırlıdır. Artık ne kadar çok hayırlı olduğunu yalnız Allah Teâlâ bilir. Bu gece, Allah Teâlâ’nın Hz. Muhammed’e (s.a.v.) ve ümmetine bir lütfu ve ihsanıdır. Bu üstün gösterme en az olarak bin adedin ölçü olarak gösterilmesi tahsis için değil, çoğaltmak içindir.

“Şübhesiz onu (Kur’an’ı), Kadir gecesinde (Levh-i Mahfûz’dan aşağı semaya) biz indirdik. Bildin mi nedir Kadir gecesi? Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır. O gecede melekler ve Rûh (Cebrâil) Rablerinin izni ile (o sene takdir edilen) her iş için arka arkaya iner. O gece, fecrin doğuşuna kadar selâmettir.” (Kadîr, 1-5)

Resulullah’a (s.a.v.) ümmetinin ömrü gösterilmişti. Rasûlullâh (s.a.v) bunu, önceki ümmetlerin ömrüne nisbetle kısa buldu. Ümmetinin, önceki insanların uzun ömürlerinde işledikleri amellere yetişemeyeceğini düşündü. Bunun üzerine Allah Teâlâ, ona ve ümmetine bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’ni lütfetti.” (Muvatta, İ’tikaf, 15)

EbûHüreyre’den (r.a) rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Kim, imanından dolayı ve ihlâsla Kadir Gecesi’ni ibadet ve tâatle geçirirse geçmiş günahları mağfiret edilir.” (Buhârî, Îmân, 25)

Bu mübarek gecede dua sünnettir. O, icabet vakitlerinden birisidir. İmam Ahmed ve sahih diyerek Tirmizî, Nesaî, İbniMâce ve daha diğerleri Hz. Aişe’den (r.a) şöyle rivayet etmişlerdir: Demiştir ki: “Ey Allah’ın Resulü, Kadir gecesine rastlarsam ne diyeyim?” dedim. Buyurdu ki şöyle de: “Allahümmeinnekeafuvvun, tuhibbulafvefe’fuanni / Allah›ım! Sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle.”

Süfyan-ı Sevrî hazretleri demiştir ki, o gece dua etmek, namaz kılmaktan daha sevaptır. Kur›ân-ı Kerim okuyup da dua ederse güzel olur. Resul-i Ekrem (s.a.v.) hazretleri Ramazan geceleri gayretle çalışır ve tertîl ile Kur›ân okurdu. Rahmet ayeti geçtikçe ister, azap ayeti geçtikçe Allah›a sığınırdı. (Hak Dini Kur’an Dili)

Kadir gecesinin zamanı ilahi hikmet gereği gizlenmiştir. Fakat hadis-i şeriflerde muhtemel bazı vakitlere işaret edilmiştir. Rasûlullah (s.a.v) Medin-i Münevvere’de her Ramazan ayının son on gününde itikafa girer ve şöyle buyururdu: “Kadir gecesini Ramazan’ın son on günü içinde arayınız!” (Buhârî Müslim)

Yine Hadis-i şeriflerde “Son on günündeki tek gecelerde arayın”, “Yirmi dördüncü gecesinde arayın” “Yirmi yedinci gecesinde arayın” şeklinde ifadeler yer almaktadır.

Bazı sahâbeler, rüyâlarında Kadir gecesinin Ramazan’ın son yedi gecesinde olduğunu görmüşler ve bunu Hz. Peygamber’e bildirmişlerdi. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v):

“Kadir gecesi ile ilgili rüyâlarınızın, Ramazan’ın son yedi gecesi üzerinde toplandığını görüyorum. O hâlde Kadir gecesini arayan onu Ramazan’ın son yedi gecesinde arasın!” buyurdu. (Buhârî -Müslim)

Esasen her geceyi Kadir gecesi bilip ihya etmek lazımdır. Ama diğer zamanlarda gecelerini gafletle geçirenlerin hiç olmazsa Ramazan-ı Şerif gecelerini ibadet ve taatle geçirmeleri en azından kaçırılan birçok ihsana ulaşmak için bir fırsattır. İçinde bulunduğumuz bu değerli vakitlerde; kendimiz, kaybetmekte olduğumuz neslimiz ve perişan bir halde olan İslam âlemi için çok dua edelim.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Kasadar - Mesaj Gönder


Anket

Milli Eğitim sistemini yeterli görüyor musunuz?


YÜKLENİYOR