Devlet-millet kaynaşmasının en etkili kurumlarından olan "İmam-Hatip Liseleri," ilk 6 Mart 1924'de açılmıştı.
Bu okullara karşı olanlar(!) daha doğrusu "dine karşı olan güçler,(!)" hemen devreye girerler.
İmam -Hatip Okullarının önünü kesebilmek ve halkı bu okullardan soğutabilmek için her türlü "spekülâsyonlara" başvururlar.
Bu okullardan mezun olanlara "kadro" verilmez, her türlü "sosyal haklardan" mahrum bırakılırlar.
İmam -Hatip Okulları, hiçbir cazibesi olmayan bir meslek haline getirilir.
Bu durum karşısında, İmam-Hatip Okullarına olan talep, giderek azalır ve 1930'da kendiliğinden kapanırlar.
1930'dan l946'ya kadar, Türkiye'nin hiçbir yerinde, "din eğitimi" yapılmaz.
Türk halkı öyle bir duruma gelir ki, "ölülerini defnedecek" din görevlisi bulamaz hale gelir.
Defin işlemlerini yapacak "din görevlisi" bulunmadığından dolayı, bu memlekette günlerce ortalarda kalan "mevtalar" kokmaya başlar...
1950 öncesindeki bu "vahim durum" karşısında, o günün "siyasi iradesi" çaresiz kalır.
Halkın yoğun talepleri karşısında, yeniden bu okulları açabilmek için çeşitli girişimlerde bulunurlar.
İşin garip tarafı, İmam -Hatip Okullarına karşı olanlar, bu sefer bu okulları açabilmek için çareler aramaya başlarlar...
Nihayet, 1946 da, 10 aylık "İmam-Hatip kursları" açılır.
Bu kurslar uzun sürmez, 1950 den sonra, "demokrat partinin" iktidara gelmesiyle birlikte "değişim rüzgârları" esmeye başlar.
Her alanda olduğu gibi, dini alanda da büyük değişimler olur, 18 sene "Türkçe okunan ezan" aslına çevrilir, "Hacca gitme yasağı" ortadan kalkar ve "Kur'an Kursları" açılır.
1951 de Merhum "Adnan Menderes" in girişimleriyle de o günün adıyla "İmam-Hatip Okulları" yeniden açılma sürecine girer...
İşte bu noktada, " İlim Yayma cemiyet" devreye girer.
İmam-Hatip Okulları için açılma ortamı oluştu ama gelecekte başka bir siyasi iktidar geldiğinde, bu okulları kapatabilir düşüncesinden yola çıkarak, İmam-Hatipleri koruyan ve kollayan bir kurumun olması gerekiyordu.
Bu durumda, "68 hayırsever, gönül adamı" bir araya geliyor ve "ilim Yayma Cemiyetini koruyorlar, bir hafta sonra da İstanbul Samatya da ilk İmam-Hatip Okulu açılıyor.
İlim Yayma Cemiyeti kurulduğundan buyana hep İmam-Hatip Liselerinin yanında olmuştur.
Okul binasından tutun da, okumak isteyen Anadolu'nun zeki çocuklarına her türlü maddi ve manevi desteğini vermiştir.
Bu destek halkın gücüyle de birleşince ülkesini, bayrağını, milletini, dinini seven ve savunan bir nesil meydana gelmiştir.
Bu nesli savunanlar, bu yönleriyle seviyor ve destekliyorlar, sevmeyen ve karşı olanlar da bundan dolayı cephe alıyorlar.
60 yıl boyunda bu okulları ortadan kaldırmak için her yol denenmiştir.
Başta "ihtilalciler" olmak üzere, önce "orta kısımları" kapandı.
Daha sonra okulların büyük kısmı kapatıldı.
İmam-Hatiplerin üniversiteye girmemeleri için "katsayı" engeli kondu.
İmam-Hatip nesli dışlandı, aşağılandı ve ötekileştirildi derken bugünlere gelindi.
Şimdi, "İmam-Hatip Nesli, 60. yıllarını kutluyorlar..."
31 Aralık 2011 Cumartesi saat 14'de CRR konser salonunda, "ÖNDER İmam-Hatip Mezunları ve Mensupları Derneği," İmam-Hatip Liselerinin süreçlerini anlatan, merhum Celalettin Ökten belgeselinin galası var.
Bir hafta önce de 10 Aralık 2011 Cumartesi günü aynı salonda, "İlim Yayma Cemiyeti" nin 60. yılı kutlama Programı vardı.
"Bu okulları seven ve gönül veren" herkes bu galaya davetlidir.
Sonuç itibariyle İmam-Hatip Liseleri hâlâ "düzlüğe çıkmış sayılmazlar."
Önlerinde iki büyük engel vardır.
Bunlardan birincisi; "Orta kısımların açılması"
İkincisi de; "Kur'an eğitimine yönelik, ön hazırlığın ve alt yapının oluşturulması."
Bu iki temel ilke olmadan, İmam-Hatip Liseleri düzlüğe çıkmış sayılmazlar...


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



