Emri bil maruf nehyi anil münker davasını medya dünyasında ifa eden Millî Gazete kurulduğu 12 Ocak 1973 yılından beri sürdüregelmekte. İyi ki varsın Millî Gazete. Daha doğrusu Allah razı olsun vesile olanlardan.
Bir de hiç bir gazeteye nasip olmayan hususiyetle ne sahibinde ve ne de çizgisinde hiç bir değişikli göstermeden devam eden tek gazetesin...
Nice hamlelerle camiada çeşitli gayretlerle gazeteler kuruldu şimdiye kadar. Ama zamanla hem sahip hem de fikir ve muhteva itibarı ile tamamen istikamet değiştirdiler..
Mesela bundan 50 elli sene kadar evvel Bugün, Sabah gazeteleri yine büyük idealler ve fedakarlıklarla kurulduktan sonra nice hizmetler yapılmıştı. Benim de hatırladığım kadarıyla bu mezkur gazeteler vasıtasıyla Sultanahmet ve Eyüpsultan camilerinde toplu sabah namazları kılınarak şuurlu kitlelere mesajlar verilmişti. Bugün nice gazetelerde yazan çizen meslek erbabının çoğu bu gazetelerde hizmet vermekte idi. Ama Bugün gazetesinin kapanmasıyla o zamanki müsbet kadroları başta başyazarı Şevket Eygi olmak üzere üzülerek gazete el değiştirirken onları kurtarmak için elden bir şey gelmiyordu.Bir de benim için özel bir yeri olan Millî Gazete'nin hiç unutamadığım bir anısı da 1978'lerde henüz ilkokul bitirme çağında olan evimizin en küçük kızına zaman zaman başörtüsü güzelliklerinden bahsederek sevdirme alıştırmaları yapmaktaydım.Bir gün aniden kendisini başörtülü halde görünce bizi şaşırttı. Biz daha sormadan sebebini açıklamak üzere bize bir gün önce gazetede çıkan küçük bir kızın başörtülü resimli haberi gösterdi.
İşte müsbet medya farkı bu olsa gerek..
Nereye gidiyoruz
Elbette Hicaz'a kutsal topraklara gidiyoruz.Diyanet İşleri Başkanımız çocuklarımızı umreye götürüyor.Hem de yarıyıl tatil armağanı olarak.Adamlar öte taraftan bağırıp çığırıyorlar:
Nereye gidiyoruz? Elbette Kabe'ye gidiyoruz.Başka kıblemiz mi var
Nereye gidiyoruz? Yeryüzünde inşa edilen ilk kutlu eve gidiyoruz.
Nereye gidiyoruz? Adresimiz belli. Elbette malum hedefe gidiyoruz.
Nereye gidiyoruz? Hakk'tan geldik Hakk'a gidiyoruz.
Nereye gidiyoruz? Hayy'dan geldik, Hu'ya gidiyoruz...
Nereye gidiyoruz? O'ndan geldik O'na gidiyoruz...
Nereye gidiyoruz? Küçüklükten beri dinlediğimiz İsmail'in kıssasının yaşandığı kutlu şehre gidiyoruz.
Nereye gidiyoruz? Küçük İsmail'in çaresiz annesi Hacer'in yiyecek içecek bulmak üzere koşuşturduğu Merve ile Safa'ya gidiyoruz.
Nereye gidiyoruz? İki kapılı bir handa gidiyoruz gündüz gece..
Nereye gidiyoruz? Bezmi elest'te 'bela' dedik.Sınava gidiyoruz.
Nereye gidiyoruz? Bu memleket sahipsiz mi?Elbette milli iradeye doğru gidiyoruz
Nereye gidiyoruz? Yuvamız yurdumuz belli.adresimize gidiyoruz.
Nereye gidiyoruz? Toparlanın gitmiyoruz.Bu topraklar bizim şehitlerimizin kutlu kanlarıyla alınmış.Bir yerlere gitmiyoruz.
Nereye gidiyoruz? Onlar istemese de Nur'un tamamlandığı ışığa gidiyoruz..
Haberde ajitasyon
Akşam haberlerinde 19 Mayıs etkinliklerinin okullarda mecburi oluşunun bundan böyle kaldırılarak valiliklerin insiyatifine bırakılacağı haberi verildi.Böylece hür ülkelerde yapılmayan bu zoraki kutlama tarzından kurtulmuş olunacak. Oh hele şükür! Son onbeş yıldır özellikle çocuk programları vesilesi ile gittiğim Avrupa ülkelerinde sahnede çektiğim en büyük sıkıntı çocukların düzen disiplini. Türkiye'de alışageldiğimiz şekilde çocukları sahneye aldığımızda 'rahat-hazırol' çekerek askeri talimatlarla ip gibi sıraya dizip komutlara cevap alabilirsiniz. Ama Avrupa ülkelerinde üstelik bizim gurbetçi çocuklarımızın hem de 4 yaşından itibaren kindergarten anaokuluyla başlamalarına rağmen Hitler gibi bir Nazi düzenini bir zamanlar tecrübe etmiş Almanya'da bile çocuklar suratımıza bakıp 'ne demek istiyor bu amca' tarzında tepkiler vermekte. Yani batı ülkelerinde sivil disiplinle yetişen çocukları bırakın 19 Mayıs törenleri gibi askeri tarzda seremoniler yapmak üzere aylar öncesinden okullarından,derslerinden alınarak eğitilmelerini; tersine Avrupa'da onlar beden derslerinde bile bizim aldığımız formasyondan öte hele ki sabah akşam and içme ritüelleriyle kalıba sokuluyor. Onlardaki beden derslerinde ismiyle müsemma 'beden dersi' yani cimnastik ve yüzme başta olmak üzere sporun her türlüsü ile dört dörtlük meşhur tabirle 'sağlam kafa sağlam vücutta bulunur' hesabı ile sağlıklı eğitim görmekteler. Olmazsa siz de bir fırsatını bulduğunuzda bir gurbetçi çocukla karşılaşırsanız ona benim yaptığım gibi siz de bir komut verin bakalım nasıl tepki alacaksınız:
Rahat-hazırol çekerek..
Ancak akşam bu 19 mayıs'ın sahalarda kutlanılmasının kaldırılması haberlerini sunan malum televizyon kanalı bu güzel gelişmeyi öyle ajite bir tarzda sunuyor ki sanki 80 yıllık Cumhuriyet yıkılıyor, elden gidiyor sanırsınız. Hele bir de bu haberin ardından Diyanet İşlerinin yarıyıl tatilinde öğrencileri umreye götürme programının ard arda gelmesi habercilikten çok tahrik gayesi taşıdığını bar bar bağırıyor.
Ama artık yemezler.. Köprülerin altından çok sular geçti...


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



