Saadet Partisi Teşkilatları ve Anadolu Gençlik Derneği'nin organizasyonlarıyla Anadolu'nun çeşitli illerinde verdiğimiz "Türkiye'de medya gerçeği" konferanslarımızda, Millî Gazete yazarı olmamız hasebiyle bize en çok sorulan soru şudur: "Millî Gazete'nin tirajı neden bu kadar az"... Millî Gazete'nin tirajının az olmasının ardındaki sebepleri iki temel bakış açısıyla analiz edebiliriz. Birincisi, gazetemizle direkt ilintili sebepler, ikincisi sosyolojik gerçekler ve ülkemizdeki zihinsel dönüşüm paradigması.
Bendeniz, bu soru sorulduğunda şu cevabı veriyorum: "Millî Gazete'nin logosunda hangi ayeti kerime bulunur: Hak geldi, batıl zail oldu"... İşte, sürekli şekilde zihinleri dönüştürülmeye çalışılan, ahlak yapısı bozulmaya, algıları bencil, egoist, materyalist bir dünyanın atmosferine ayarlanmaya çalışılan halkımız, bu ayeti kerimenin vazettiği değeri anlayabilmiş olsalar; Millî Gazete, matbaasında bir adet basılsa ve bayilere dağıtılmış olsa, o gün bayilere koşuşturur, Millî Gazete'yi herkesten önce satın almaya çalışırlardı"...
Önceki gün 38. kuruluş yıldönümümüz dolayısıyla yazdığı yazıda Gazetemiz Yayın Yönetmeni Necdet Kutsal abimiz, "Millî Gazete'nin logosunda Bağımsız Siyasi Gazete yazmıyor" diye çok çarpıcı bir değerlendirmede bulunmuş. İşte, Millî Gazete'nin değerini ve farkını ortaya koyan en çarpıcı değerlendirme budur.
Logolarına "Bağımsız Siyasi Gazete" sloganını koyan Türkiye'de yayın yapan gazetelerin temel amaçları, bir yandan halkı dönüştürmek, insanımızın zihinsel yapısında dejenerasyonlar meydana getirmek, bir yandan da medya dördüncü güç gerçeğini tersyüz ederek ve kendilerini birinci güç haline sokarak, hükümetler bozup, hükümetler kurmaya kalkışmaktır.
Bizler, Türkiye'nin sosyal ve siyasal yapısına dinamitler koymaya çalışan bu tür medya anlayışının tamamını "Menfi medya" olarak adlandırmaktayız. Yani, nifak üretmeye çalışan medya.... Haberleriyle, yorumlarıyla, amaçlarıyla, araçlarıyla....
Bu medya anlayışının geçmiş dönemdeki çok kötü örneklerini hep beraber gördük, yaşadık. Kendilerini Türkiye'nin birincil gücü zanneden bir gazetenin genel yayın yönetmeni, bu ülkenin seçilmiş bakanına küfretme gücünü kendisinde bulabilmişti. Yine, aynı gazetenin patronu, Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı'nı evinde pijamalarla karşılamış ve bu hazin tablo günlerce gazetelerimizin medya sayfalarında "sui misal" olarak değerlendirilmişti.
Millî Gazete, bu milletin temel dinamiklerini bozmaya değil, inşa etmeye çalışan gazetedir... Tam 38 yıldır "Hak Geldi, Batıl Zail Oldu" ayeti kerimesinin ortaya koyduğu değeri milletimizle paylaşmak, insanlarımızı ahlak ve maneviyat iklimine taşımak için mücadele eden gazetedir, Millî Gazete. Allah (c.c.) Kur'an-ı Kerim'de, "Ey inananlar size bir fasık haber getirdiğinde onu araştırınız, ola ki bir kavme sataşısırsınız ve pişman olursunuz" buyuruyor. Biz, medyayı tasnif ederken öncelikle bu ayeti kerimenin ortaya koyduğu çarpıcı gerçeğe göre hareket ediyoruz. Bizlere haber taşıyan, yorum taşıyan haber kaynaklarının kimliği nedir? Yapmaya çalıştıkları nedir? Amaçları nedir? Ahlakı dejenere mi etmeye çalışıyorlar? İffeti değil şehveti başrole koyan bir anlayışı içselleştirmeye mi çalışıyorlar? Gayri meşru yaşantıları ve kötülükleri sıradanlaştırmaya mı çalışıyorlar? Kısacası toplumun temeline fitne fücur dinamitleri mi yerleştirmeye çalışıyorlar?
Eğer bu bakış açısıyla hareket ederseniz, Millî Gazete ile diğerlerinin farkını çok kolay anlarsınız. İşte Millî Gazete'yi 38 yıldır, bu milletin gönlüne yerleştiren temel dinamik de budur. Millî Gazete, bu milletin sesidir, Millî Gazete bu milletin sevdasıdır.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



