"Güvenlik" kelimesinin Arapçası ile "inanç" kelimesinin Arapçası aynı kökten gelir.
Emniyet kelimesi ile İman kelimesi bize İmanın olmadığı yerde emniyetin olmadığını ifade eder.
Yaşayan örnek ülke olarak Amerika gösterilebilir. En ünlü Cumhurbaşkanları olan Kennedy vurularak öldürülmüş.
25 milyonluk Kızılderili vatandaşı Amerikan kurşunlarıyla yok edilmiş. Kırdığı yumurta sayısından fazla can aldığından, çaldığı servetlerle halkını obezite ettiğinden, bütün dünyayı kendisinin düşmanı bildiğinden, ülkesinin güvenliği için her devlette üsler kurarak sekiz yüzü aşkın üssün masrafını çekmesine rağmen ülkesinin beyni olan Pentagon'un vurulmasını engelleyememiştir.
Ticaretinin beyni olan ikiz kulelerin de yerle bir edilmesini önleyememiştir.
Parasıyla, ordusuyla dünyanın en güçlü devleti olduğunun havasını atmasına rağmen Üsame bin Laden'in öldürülmesi için on yıl uğraşmış bir gün öldürdüğünü duyurduğunda üç yüz milyonluk ülke bayram yapmıştır.
Ülkenin korku psikolojisini siz anlayıverin.
Fikri az, aklı cılız, kendine güveni sıska insanların hayranlıkla örnek aldığı bu ülkenin bütün pislikleri bu sıska yöneticiler aracılığıyla AİDS gibi, verem gibi, tifo gibi diğer ülkelere de sıçradı.
Evimizde, tarlamızda, harmanımızda, bahçemizde mallarımız bekçisiz günlerce dursa hiçbir şey olmazken Amerikan hayranlığı artalıdan beri kapılar değişti. Kapı kilitleri, pencere demirleri değişti.
Ruhsatlı tabancaların sayısı bir milyona yaklaştı. Ruhsatsızıyla beraber neredeyse her on kişiden birinde silah bulunur hale geldi. Şu anda canı, namusu ve malı güvende olan köy ve kasabalar hâlâ var.
Bunların araştırılması gerekir.
Bazı aklı cılızlar Allah'a tevekkül edecekleri yerde Amerika'ya tevekkül etmeye devam ediyorlar.
Dünyadaki güvenlik kamerası sayısı elli milyonu aşmış. Yalnız İstanbul'da yüz binin üzerinde kamerayla gözetleme yapılıyormuş.
Tabi gözetleyenlerin suçlularla ortak iş yapacağı dersini Amerika'daki güvenlik kurslarında aldıklarından güvenlikçileri de gözeten güvenlik birimleri kuruluyor.
Sayıları iki yüz elli bine varan polis teşkilatına ilave olarak özel güvenlikçiler kanunu çıkartıldı ve polis sayısı kadar da güvenlikçi devreye girdi.
Yakında özel güvenlikçileri sayısının bir milyon varacağı söylentileri var.
Güvenlikçilerin sayısının artmasıyla güvenliğin sağlanması arasında doğru orantı olmadığı en fazla korunanların daha fazla saldırıya uğramasıyla ortaya çıkıyor.
"Ama işsizlere iş imkanı sağlanıyor" denebilir. Doğrudur ama bu işsizlere yine güvenlikten alacağı parayı verseydik, her ay bu ücreti alabilmesi için okuyacağı kitapları verseydik ve her sene sonunda okuduğu kitaplardan imtihanla aldıkları puana göre aylıklarının artmasını sağlasaydık ne olurdu? Bütçeden alınmasına gerek yok.
Şu anda güvenlik parası ödeyenler yine ödemelerine devam etsinler yeter.
Devlet de güvenliğe ayırdığı paranın yarısını okuttuğu kitapları dezenfekte etmeye ayırsa, diğer yarısını da eğitimi sil baştan başlatmaya ayırsa 2023'te Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar ve diğer seksen milyon insan pazarda tek başına alışveriş yapabilirler.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



