Bu sene de yeni bir yıla girmek yine Almanya Nürnberg şehrinde nasip olacak. İslam Toplumu Kuzey Bavyera başkanı Bilal Demiroğlu dostumuz her yıl geleneksel olarak yılbaşı gecesinde düzenlediği, gençleri o gecenin etrafta yapılan muzır eğlencelerinin tesirinden uzaklaştırmak için alternatif programa bizi de davet etti. Aslında bizim yabancısı olmadığımız 31 Aralık tarihli bu programlar yıllarca ülkemizde 'Mekke'nin Fethi' geceleri başlığı altında özellikle 90'lı yıllarda icra ettiğimiz içerikteki etkinlikler idi. Nitekim bugünlerde tüm Türkiye çapında başta Anadolu Gençlik Dernekleri olmak üzere çeşitli sivil kuruluşlarca yeniden başlatılmış vaziyette. İçerik itibarı ile Kur'an tilaveti, ilahi ve marşlarla, çeşitli konuşma ve skeçlerin yapılması şeklinde özellikle gençleri cezbedecek mahiyette olması makbul olmakta. Nitekim biz de bu amaçla yurtdışına giderken dağarcığımızı zengin tutarak çeşitli kostüm ve aksesuarlarla birlikte repertuarı geniş müziklerle donandık ekibimizle. Gerçi şeytanla başa çıkmak zor. Onun nefse cazip gelen ve dünya sistemine oturmuş kurum ve kuruluşlarıyla devletler çapındaki hakim düzenine karşı bizim de en azından ilahi fermanlara tabi olarak istiaze etmemiz sorumluluğumuzu yerine getirmek görevimizi yapmaktır bize düşen. Yani 'leküm diynüküm veliye diyn'(Kafirun-6), herkes kendi yoluna...
Yıllık bilanço
Muhasebe, bilanço, nefs muhasebesi. Her şeyin, herkesin bir hesabı vardır bu alemde. Bir de günlük, haftalık, aylık, yıllık hesap olduğu gibi ömrün ve hayatın hesabının yapılacağı 'Yevme yekumul Hisab' yani Büyük Hesap gününe de amenna... İşte onun için tüm bu hesaplardan sağ selamet çıkabilmek için 'hesaba çekilmeden önce nefsinizi hesaba çekin' buyruğu ne güzel bir hatırlatmadır dünyada yanlışlara düşmemek için? Gelin biz de nasıl ki şirketler,muhasebeciler girdisiyle çıktısını karşılaştırarak geriye dönük geçmişin muhasebesini yapıyorlarsa bizler de yeni bir takvimin başlangıcını kendimize milat (doğum) sayarak şu sıralar başkaları maalesef gafletle taksiratlarına yazılacak işlerle uğraşırken "(Nebe:27). Muhakkak ki onlar bir hesap (yaşamlarının sonucunu) ummuyorlardı!" bizler de bize yakışanı yapıp bireysel, ailesel, çevresel, ulusal ve küresel çapta geçen bir yılın muhasebesini yapalım.
Mutlu ülke
Dünya çapında yapılan yaşanılabilir ülkeler ve kentler ölçümlerinde ne yazık ki bizim sonlara doğru olmamız kültür ve medeniyeti 'asrı saadet' deryasından beslenmiş bir topluluğa uymadığına göre bunun nedenini ve niçinini düşünmek gerekmez mi? O zaman bu gidişatta bir yanlışlık var deyip en yakın çevremizden başlayıp işimiz, eşimiz, aşımız, başımız demek ki asrı saadet dediğimiz mutluluk çağının kriterlerine uymuyor olsa gerek ki bizler mutsuz diyarın insanları olmuşuz. Sözde hepimiz birer sadık müslümanız ama bizi uyaran müthiş ayeti kerime 'neden yapmadıklarınızı söylersiniz (Saf-2)' fermanı ile bir kez daha kulaklarımızı çekmekte... Güncel tabiriyle olayların yanlış akışına 'One Munite 'van minit' dememize rağmen fiiliyatımızda bunları uygulamama; zina bizim inancımızda yasak olmasına rağmen bunu kanunla serbest bırakma; domuz eti haram olmasını yoksayarak kasaplarda bile satışını serbest bırakma, rüşvetin, karunlaşmanın yollarını açma gibi toplumu iğva ve ifsat edecek kanalları açmak birden vidası gevşeyen dev silindirlerin devrilmesi gibi hızla çökertmektedir manevi beslenme kaynakları kurutulmuş insanımızın yapısını.
Irak işgal bilançosu
Bu yılın önemli bir olayı da Irak işgal güçlerinin başta abd olmak üzere geride milyonlarca yetim, dul, mülteci ve aç insanla talan edilmiş şehirler bırakarak askeri gücünü çekerken geriye oraları kontrolünü sürdürmek üzere yüzlerce sivil danışman, kuruluş ve üsler bırakmakta. Ama bu günahın ortaklarını acaba vicdanları ömür boyu serbest bıracak mı? İşgalcilerin uçakları Arap kardeşlerinin Körfez ülkelerinden ve tarihi sınır komşusu Adana üslerinden çıkıp yaptığı sortiler unutulur mu acaba?
Bir ağaç kesilirken onu en çok acıtan şey, onu kesen baltanın sapının kendi cinsinden olmasıymış...
Benzeme benzetme
İmam Hatip okulları yıllarında meslek dersleri hocalarımızın ezberlettiği hadisi şeriflerin anlamlarını şimdilerde düşündükçe ne kadar manidar olduklarını ve hayat yolunda bize yol haritamız olduklarını anlıyorum. Biz onları günlük hayatımızda karşımıza çıkan müşküllerde, meselelerde meğer birer çözüm metodu olduklarını fark ediyoruz.Onlardan hiç unutamadıklarımdan bir tanesi de mesela her sene güncelleşen ve yılbaşı kutlamaları gibi bizim yapımıza uymayan sisli, karanlık olaylarda bizi aydınlatan bir kutlu söz: "Men teşebbehe bikavmin fehüve minhum "Kim bir kavme benzerse o onlardandır!"
Tabi böyle bir ölçüyü siz daha tam kişilik karakterinizin oturmaya başladığı ergenlik çağlarında alıp da benimsemeye başladıktan sonra hayatınızın her alanına rahatlıkla uygulayabileceğiniz ömür boyu genel geçer ölçüler kılabilmektesiniz...Ne diyelim, Allah onlardan razı ola ki bizlere bu aşıları vakti zamanında yapmışlar da cemiyet hayatındaki tehlikelere karşı bizlere birer panzehir gibi Kur'anımızı, dinimizi öğretip sunmuşlar. Yine aklıma o zamandan kalan güzel bir hadisi şerifle son verelim yazımıza. 'Sizin en hayırlını Kur'anı öğrenen ve öğrentenlerinizdir.'
Bir viyana lalesi
Geçen hafta Viyana İslâm Fedrasyonun düzenlediği 2. Kitap Fuarına başkan Muhammed Turhan kardeşimizin daveti ile hazır bulunmuştuk. Dünyada yaşanılabilir kentlerden ilk on sıraya giren Viyana ayrıca bizim insanımızın oralarda yaptığı organizasyonlarda da diğer ülkelerdekilere göre demek ki şehrin güzelliğinın etkisiyle fark atıyor. Düzen, disiplin, hizmet kalitesine bir de Avusturya'ya mahsus İslâm dininin resmen tanınmış olmasının getirdiği avantajlarla islâmi eğitim kurumlarının devlet desteği ile diyanetin verdiği derslerle dini kültürel formasyon kazanan çocuklarımız çok nitelikli yetişmekte elhamdülillah. Sahne performansına iştirak eden çocuklarımızla yaptığımız dini ve teknik yarışmalardaki başarıları ve gerekse özgüvenleri kimi zaman Türkiye'dekileri de sollayınca ister istemez dikkat çekmekte. Mini minnacı çocukların Yasini şerifi sahnede bir çırpıda okumaya başlamaları kendilerine bizi de hayram bırakmakta idi. Bir de program sonrası emeği geçenlerle akşam yemeğinde Federasyonun gayretleriyle bu sene 15. Viyana'da açılan Lale Tülpe Restorandaki Anadolu mutfağını aratmayan nitelikteki dizaynı da modern lokantadaki muhabbetimiz unutulmaz bir hatıra bıraktı anılarımızda... Rabbim gayretlerini ziyade ede hizmetlerinde...


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



