milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • ÖĞRETMENLERE YÜKSEK LİSANS İMKANI
  • HALEP'TEKİ PATLAMALAR: "25 ÖLÜ, 175 YARALI"
  • BÖYLE BİR DAYATMAYA MUHALEFET OLARAK KESİNLİKLE BOYUN EĞMEYECEĞİZ
  • SURİYELİ MUHALİFLERİN SINIR DIŞI EDİLMESİNE TEPKİ
  • KAMPTA İSLAM DİNİNE SAYGISIZLIK HAD SAFHADA
  • ''MOBİL'' AİLE HEKİMLERİNİN İŞ YÜKÜ HAFİFLEYECEK

2. Abdülhamit’in Namık Kemal düşmanlığı

26 OCAK 2008
CMT 00:38

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

 Bir soru, çok yanlış

“2.Abdülhamit zamanında Namık Kemal’in Vatan yahut Silistre adlı piyesinin temsilinden sonra izleyicilerin oyunun etkisiyle gösteri yapması ve tiyatroların bir süreliğine kapanması edebî eserin hangi yönünü gösterir?”

Yukarıdaki soru Millî Eğitim Bakanlığının hazırladığı ve bütün Türkiye’ye dağıttığı 11. sınıf Türk Edebiyatı ders kitabının 20. sayfasında yer alıyor. Sorunun cevabını bulmak için ne Vatan yahut Silistre’yi ne de 2. Abdülhamit’in padişahlık dönemini bilmenize gerek var.

Cevap yoruma dayalı ama net; Edebî eser sosyal ve siyasal hayata etki eder.

Konuyu ilk kez “sözde değil özde mizah dergisi” Cafcaf gündeme getirdi. İsabet olmuş zira mizahî bir soru bir mizah dergisinin sayfalarında işlenebilirdi.

Bunun neresinde bir mizah var, soru gayet ciddiyetle hazırlanmış bir yandan sanatı, tiyatroyu ve Namık Kemal’i gençlerimize öğretirken öbür yandan da “istibdatçı” padişahın bu vasfına tipik bir örnek veriyor, diyeceksiniz?

Bu sorunun bir sorun olması soru cümlesindeki cehaletten ileri geliyor.

Dönem hakkında ik mühim kaynak

Mithat Cemal Kuntay’ın kaleme aldığı Namık Kemal adlı hacimli kitap, (Millî Eğitim basımevi, İstanbul, 1949); Türk Tiyatrosu Tarihi genel başlığı altında Tanzimat Tiyatrosu, Saray Tiyatrosu adlı, Refik Ahmet Sevengil’in yazdığı eserler, (Millî Eğitim Basımevi, İstanbul, 1961).

Söz konusu kitaplar Millî Eğitim Bakanlığının kendi yayını olup, hem Namık Kemal hem de tiyatro tarihimiz hakkında etraflı bilgiler vermektedir.

Vatan nedir?

Namık Kemal İbret gazetesinde “Vatan” başlıklı bir makale kaleme alır. Yazıda: “Vatan öyle bir galibin şemşiri veya katibin kalemiyle çizilen mevhum hatlardan ibaret değil; millet, hürriyet, menfaat, uhuvvet, tasarruf, hakimiyet, ecdâda hürmet, aileye muhabbet, yâd-ı şebabet gibi birçok hissiyât-ı ulviyyenin içtimaından hasıl olmuş bir fikr-i mukaddestir.”  düşüncesini dile getirir. Namık Kemal’in vatan tanımı, onun bu inancını besleyen madde unsurlarını ve bilhassa mânâ unsurlarını bir bir sıralar.

Vatan makalesini, Vatan şarkısını, Vatan mersiyesini yazan Kemal’in dönemin en gözde edebiyat vasıtası olan bir piyes yazması mukadderdir. Bu piyes elbette Vatan yahut Silistre adı ile literatüre geçen oyundur.

Namık Kemal’in Vatan piyesi, 5 kişilik bir komitenin denetiminde olan Güllü Agop tiyatrosunda(Gedikpaşa’da) 1 Nisan 1873 Salı günü akşamı oynanacaktı. Oyunun bu ilk sahnelenişinde Sultan Abdülaziz padişahlığının 12. senesinde idi. 25 Haziran 1861’de tahta geçen Abdülaziz, 30 Mayıs 1876 tarihine kadar bu görevini sürdürecekti.

İlk sahne ilk heyecan

Şairin oğlu Ali Ekrem Bolayır – o zaman henüz altı yaşındadır, oyunun bu ilk sahnelenişinde hazır bulunmamış, çocukluğunda, gençliğinde işittiklerini, anılarını 1930 yılında kaleme almıştır- o günler hakkında şunları söylüyor:

“Vatan yahut Silistre oyunu Gedikpaşa tiyatrosunda oynatıldı. Halk bu oyundan o kadar heyecana geldi ki, tiyatroyu; “Yaşasın Kemal-i millet” avazeleriyle çınlattı. Müellifi kaç defa sahneye çıkardılar, uzun uzadıya alkışladılar. Böyle bir tezahüre saray kayıtsız kalamazdı.”  Yine aynı günleri Saadettin Nüzhet Ergün’ün anılarından okuyalım: “Hazır bulunanlar fevkalade heyecanlamış ve hep bir ağızdan “Yaşasın vatan!” diye bağırmışlardı. Kemal’i de sahneye davet ederek “Yaşasın Kemal, yaşasın millet!” diye nümayişler yaptılar. Bu arada “Muradınız nedir? Muradımız budur, Allah muradımızı versin!” gibi sözler söyleyerek hürriyet taraftarı olduğu söylenilen veliaht Murat Efendinin ismini tekrar tekrar zikrettiler.”

Oyun ve sürgün

Yaygın bir kanaate göre bu oyunun sahneleşinden sonra ve bilhassa bu oyun sebebi ile eserin sahibi Namık Kemal sürgün edilmiştir; Magosa sürgünün başlangıcı böyledir. Namık Kemal, niçin buraya sürüldüğünü alaylı bir mektupla anlatır. İleri sürdüğü dört beş alaylı sebep de bu piyes üzerinedir. Cemal Kuntay, Namık Kemal’in saymadığı altıncı ve kendi muhasebesine göre gerçek bir sebep söyler; Vatan piyesinden sıçrayan ve seyircileri sokaklara döken fırtınanın şehzade Murat’ı padişah yapabileciğidir.

Piyesin ilk oynandığı gece halk sokakta fenerlerle Kemal’in ardına düşmüş;

-Allah muradımızı versin!

diye haykırmıştı. “Muradımız” veliaht Murat Efendi idi.

Piyesinin birinci oynanışından dört gün sonra Namık Kemal, Nuri Bey, Ebüzziya Tevfik, Ahmet Mithat Efendi ve Bereketzade İsmail Hakkı hakkında hapis ve sürgün cezası geldi. Sürgününün görünür sebebi İbret gazetesinde çıkan yazılardır. Önce gazete kapatılmış sonra da tutuklamalar gelmişti. Ali Ekrem ve Saadettin Nüzhet’e göre Namık Kemal, oyun sonrası vukua gelen bu sokak gösterileri yüzünden; bizzat Namık Kemal’e göre ise Vatan piyesini yazdığı ve oynattığı için hapsedilmiştir. 

Her ne kadar sürgün ile piyes arasında doğrudan bir bağ kurulsa da, Mithat Cemal Kuntay’ın cümleleri ve Ebuzziya Tevfik’in verdiği bilgiler, hadisenin başka yönleri üzerinde de durulması gerektiğini hatırlatıyor. Ebüzziya Tevfik, Süleyman Nazif Beyefendiye başlıklı, 21 Mayıs 1908 tarihli mektubunda eserin Osmanlı mülkünde defalarca sahnelendiğini belirtiyor: “O eser mevki-i temaşaya konduğu (sahnelendiği) o geceden itibaren iki ay zarfında 47 defa tekrar olunmuş ve İstanbul’dan ib’âdımızdan (uzaklaştırılmamızdan) sonra Sultan Abdülaziz bile bir iki kere huzurunda icra ettirdiği gibi İzmir’de, Selanik’te ta Sultan Murat’ın cülûsuna (tahta çıkışına) kadar üç sene zarfında belki 500 kere oynanmıştı.” 

Yazarı sürgüne gönderilen bir piyesin hâlâ rahatlıkla oynanıyor olmasında başka bir mânânın olması gerektiği açıktır.

Mithat Cemal Kuntay bu sürgünleri, oyun sonrası seyircilerin “Muradımızı isteriz!” dualarındaki mecazın hakikate tahvil edilmesine, veliaht Murat’ın sanki bu heyecanla Abdülaziz’in yerine tahta geçirileceğinin sanılmasına bağlıyor. Yasak olanın Namık Kemal değil, Murat kelimesi ve adı olduğunu söylüyor: “Sultan Aziz muhakkak ki, La Turguie gazetesinden daha iyiydi. Vatan piyesinin kendi padişahlığında 500 defa ve kendi önünde bir iki kere oynanmasına tahammül ediyordu. O ne Vatan piyesine garez olacak kadar mutevazı ne de Kemal’e kin bağlayacak kadar benî beşerdi (insanoğlu). Aziz’in devri sürgün Kemal’in Vatan piyesi oynanacak kadar hürdü; fakat Murat adı telaffuz edilmemek şartıyla.”

Sürgün, edebiyat ve dönüş 

Magosa’ya sürgüne giden Namık Kemal, burada edebî eserler meydana getirmeye devam etti; Zavallı Çocuk, Akif Bey, Gülnihal, Kara Bela, Behâr-ı Daniş, İntibah yahut Ali Beyin Sergüzeşti, Tahrib-i Harabat, Takip gibi eserler kazandırdı edebiyatımıza.

Namık Kemal’in ve birlikte sürgüne gönderilen diğer arkadaşlarının sürgünleri Sultan 5. Murat’ın tahta çıkışından (30 Mayıs 1876), ancak üç gün sonra son bulacaktı.

2. Abdülhamit

Onun tahta oturuş tarihi 31 Ağustos 1876’dır. Beşinci Murat’ın doksan üç gün süren saltanatından sonra tahta geçti. Namık Kemal’in ölümünden sonra oğlu Ali Ekrem’i saraya katip, babası Mustafa Asım’ı saraya müneccimbaşı tayin etti.

Namık Kemal’in Vatan piyesinin bütün akisleri Sultan Abdülaziz döneminde görülmüş, İkinci Abdülhamit Han’ın bu oyuna veya oyunun tesirlerine bir dahli olmamıştır.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 26.01.2008 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Osman Toprak

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Veda ve vade
    2. Ayraç iyi yolda
    3. Bir şair birdenbire...
    4. Ezber bozmak
    5. Tarih, dil ve kültür
    6. Meseleyi âkil adamlar mı çözecek?
    7. İfade özgürlüğü
    8. Referandumu kim kaybetti?
    9. Bayram, kullardan olmaktır...
    10. Olanda hayır vardır!
    1. Öğrencileri niçin affedelim?
    2. 2. Abdülhamit’in Namık Kemal düşmanlığı
    3. Tarihe yeni bir hamle: Erhan Afyoncu
    4. Selçuklular, Ermeniler, Haçlılar
    5. Darendeli Osman Hulûsi Efendi
    6. www.dunyabizim.com
    7. Kör siyaset, dünya görüşü ve lise edebiyat kitapları
    8. Türk bayrağı ve İslâm
    9. İlkel ve barbar diller; çağdaş ve modern diller
    10. Bir Yahudi’nin gözüyle Türkiye
    1. Yeni dönem ve seçimler
    2. Millî mutabakat
    3. Darendeli Osman Hulûsi Efendi
    4. Galatât sözlükleri
    5. Sahte dinciler
    6. İran Türkiye oldu!
    7. Karanlığı kim yaracak?
    8. Hani dış güçler yoktu!
    9. www.dunyabizim.com
    10. Türk düşüncesinde irtica!
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Böyle bir dayatmaya muhalefet olarak kesinlikle boyun eğmeyeceğiz
    2. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    3. İrtica.org kuradan çıktı
    4. 'Sanki savaşa gidermiş gibi konuşuyor'
    5. Darbecilerin kıydığı hayatlar
    6. MHP'li vekil, Bahçeli'nin disipline sevkini istiyor
    7. Görevimiz Meclisi çalıştırmak
    8. İktidar savaşı
    9. Doğan'a göre dava yanlışlıkla açıldı
    10. Tarihçi Yılmaz Öztuna vefat etti
  • Diğer

    1. Öğretmenlere yüksek lisans imkanı
    2. Halep'teki patlamalar: "25 ölü, 175 yaralı"
    3. Suriyeli muhaliflerin sınır dışı edilmesine tepki
    4. Kampta İslam dinine saygısızlık had safhada
    5. ''Mobil'' aile hekimlerinin iş yükü hafifleyecek
    6. 881 yıldır ezan sesi yükselen cami
    7. Kazakistan'dan Kaşagan uyarısı
    8. Su kuşlarının sığınağı: Mogan
    9. RİDA, Afrika ve Türkiye'de 4 binden fazla yetime ulaştı
    10. ''Arama kurtarmadan sonra ilk yardım müdahalesi çok önemlidir''
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    3. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    4. Tezkereyle mi dönecek?
    5. Fatih'in karadan yürüttüğü gemilerin belgesi bulundu
    6. BÇG'yi de görün
    7. Derin savaş
    8. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    9. Bir ülkenin başbakanı, emperyalist proje içerisinde yer alabilir mi?
    10. "Erbakan'ın etkisi hiç bitmeyecek"
  • Çok Yorumlanan

    1. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    2. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    3. Türkiye tohum üretim ve ihracatında rekor kırdı
    4. Haniye İran'a gidiyor
    5. İstifa eden başkana tutuklama
    6. Uluslararası Af Örgütü endişeli
    7. Sinemanın Ankara'sı
    8. Humus'ta kan durmuyor
    9. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    10. Polonya'da 62 ölü var!
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek