Dünyanın çivisi çıkmış… Bu böyle gitmez… Ve… 

Geçen hafta yayımlanan dört ana konumuzun yani yazılarımızın başlıkları şöyle:

  1. KUR’AN VE İLİM merkezli uyarılara devam…
  2. Kur’an’ın mucizesi “Adil DüzenAnayasası”
  3. Adil Düzen çalışmaları insanlığa rehber olacaktır
  4. ‘A.D. İnsanlık Anayasası’ uzlaşma ile çıkarılmalı

Bir de bu hafta yayımlanan iki önemli önerimiz var:

Birincisi: Sayın cumhurbaşkanımıza öneri

İkincisi: Sayın genelkurmay başkanına öneri

İlgilenenler ve özellikle ilgililer, sorumlular, yetkililer hepsine bakmalı…

Neden?

Ana neden şu: Hem ülkemizde hem de dünyada var olan düzenler çökmüş durumda…

Hani atalarımız ‘dünyanın çivisi çıkmış’ derler ya…

Var olan her türlü ‘izm’ler (kapitalizm, sosyalizm, komünizm vs.), maalesef ülkemizi ve dünyamızı tam da bu hale getirdiler; hâlen de perişan etmeye devam ediyorlar…

‘Bu böyle gitmez!’ de denir, bu gibi durumlarda;

Tam da öyle bir durumdayız ve gerçekten de gidişat hem ülkemizde hem de bütün dünyada çok kötü olduğu gibi her geçen gün daha da kötüleşiyor…

Siyaset, sosyal yapılar, yönetimler yani hayatın ilmî-dinî-iktisadî-idarî her yönü tamamen çökmüş durumda; biz bu durumu ‘SOSYAL TUFAN’ olarak tanımlıyoruz…

Meselenin bu yönü bu kadar!

***

Haydi, biraz da son gelişmelere bakalım ama gerilere giderek, 11 Eylül öncesine ve sonrasına bakarak; hatta 1 Mart tezkeresini de meselenin içine katarak…

İşte bunlardan önce ve sonra Afganistan, Irak ile Suriye’de neler oldu, bugünlerde Suudi Arabistan’da neler oluyor; daha doğrusu İslâm âleminde neler oldu ve neler oluyor…

Ve…

Özel olarak bu ülkelerde ve İslâm âleminde, genel olarak da dünyamızda bütün bunlar olurken yani kimi dünya ülkeleri bunlara sebebiyet verirken (mesela son müsebbipler ABD, İngiltere, Fransa); iktidar ve muhalefet taraflarıyla TÜRKİYE ne yapıyor ya da yapmıyor?!.

Meseleyi buralara kadar taşıdıktan sonra daha da derinlere ve bazı detaylara kadar götürebilirim ama götürmeyeceğim; çünkü “kellim kellim lâ yenfe’” modundayım…

Neden, neden; NEDEN?

TEŞHİS koymaya neredeyse yarım yüzyıl önce başladık…

TEDAVİ reçetelerimizi de neredeyse kırk yıldır ürettik; üretmeye devam ediyoruz…

ERBAKAN bu teşhis ve tedavi reçetelerini üretmekle kalmadı, hem ülkemizde hem de bütün dünyada ‘KÖR-SAĞIR-DİLSİZ’ olmayan herkese duyurdu; hatta duyurmakla iktifa etmedi, 54. Hükümet Başbakanı olarak ‘KOKUSU’ mesabesinde uyguladı da…

Neydi o koku?

ADİL DÜZEN…

ADİL EKONOMİK DÜZEN…

28 Şubat musibeti olmasaydı; zamanla aslını da uygulayacaktı…

28 Şubat yargılama tiyatrosu oynanıyor ya bugünlerde; bunu da hatırlatayım dedim…

***

Özellikle ilgililer, sorumlular, yetkililer ve de etkililer (etkili bir tek adam ise işte o tek adam), bu yazının başlığından ve baş tarafından itibaren işaret edilen uyarılara yani TEŞHİSLERE ve sonrasında sadece bu eczanede bulunan TEDAVİ reçetelerine ve ilaçlarına yönelmeli… Hadi biraz daha keskin bir şekilde noktalayayım: Hem dünyalarını hem ahiretlerini kurtarmak istiyorlarsa, bütün bu ÖNERİLERE kulak vermeli/ler… Aksi halde olanlar da belli, dünya ve ahirette olacaklar da bellidir… Ve’s-SELAM mea’d-DUA…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?