Afganistan’daki zalimler

Yazımızın girişine Sayın Cumhurbaşkanımızın bir sözünü yerleştirelim:

“Kimseden emir ve talimat almayız. Kimsenin dayatmasına boyun eğmeyiz. Kimsenin önünde eğilmeyiz. Bizim başımız sadece Allah’ın karşısında rükû ve secdede eğilir.”

2017 yılının sonları idi. Başbakan Sayın Binali Yıldırım Amerika ziyareti sırasında bir TV kanalına çıktı. Şu açıklamalarda bulundu:

“Türkiye’de 15 Temmuz’da bir darbe girişimi oldu. Benzeri 11 Eylül 2001 yılında da ABD’ye karşı olmuştu. Başkan Bush, ‘ABD saldırı altında’ dediğinde, Türkiye, ordusunu Afganistan’a göndererek ilk yardım gönderen ülke oldu. Amerika, ‘Bu saldırının arkasında Afganistan’daki El Kaide var. El Kaide sorumlu’ dedi. Biz askerimizi göndermeden önce ‘Bunu El Kaide’nin yaptığına dair kanıt var mı’ diye sormadık.”

Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Başbakan’ın bu cümleleri alt alta okunduğunda gösteriyor ki, Mehmetçik’in Afganistan’a Amerikan’ın çıkarlarına destek olmak için gönderilmesi, herhangi bir “talimat” veya “baskı” ile değil, Türkiye’deki iktidarın “hür iradesi” ile olmuş. 

O gün Türkiye’nin araştırıp soruşturmadığı, ordusunu hemen Afganistan’a gönderdiği olay ne idi? 11 Eylül 2001 tarihindeki Amerika’nın İkiz Kuleler saldırısının El Kaide tarafından yapılmadığı, İslam ülkelerine karşı başlatılması planlanmış bulunan “Haçlı saldırılarına” bir bahane icat etmek için kendi istihbaratları tarafından yapıldığı gerçeği idi. Bu gerçeği artık herkes öğrendi. Türkiye o gün, Mehmetçik’in Afganistan’a gönderilmesi olayından önce bunları araştırıp soruştursa idi, bu olayın bir mizansen olduğu gerçeğini öğrenecek, kendisinden “rica edilen” askeri desteği vermeyecekti. Çünkü ortada bir “baskı” veya “talimat” söz konusu olmadığına göre Türkiye o zamanki AK Parti iktidarı eli ile hür iradesini kullanarak tamamen dostluğun gereği bu desteği vermişti. Hiç araştırıp soruşturmadan, askerimizin sırf Amerika rica etti diye Afganistan’a gönderilmesinin doğru bir politika olup olmadığını kamuoyunun takdirine ve yazılacak tarihin bilgisine arz ediyoruz.

Gelelim işin başka bir boyutuna:

NATO ve Amerikan askerleri milyonlarca Müslüman’ı katlederken, bizim askeri birliğimiz Afganistan’da ne görevler yapıyor?

Bir defa şu kesindir ki, askerlerimiz orada Türkiye’nin değil, NATO’nun emir komutasında görev yapıyor. NATO’nun ise gerçekte Amerika’nın talimatı ile hareket ettiğini herkes bilir. Milyonlarca Müslüman’ın “terör ile mücadele” maskesi altında NATO askerlerince katledildiğini ve bu katliamın şu anda da devam ettiğini, hem de en rezil metotlar ve en aşağılayıcı yöntemlerin kullanıldığını, camilerin ve kutsalların yerle bir edildiğini, ırz ve namusların kirletildiğini, öldürdükleri Müslümanların üzerine bevletmek gibi aşağılık fiiller işlediklerini sızan haberlerden öğreniyoruz. Zaman zaman Sayın Cumhurbaşkanımızın celallendiği anlarda, “Afganistan’da ne işiniz var, neden oraya girdiniz, orada oynadığınız oyunları ve işlediğiniz cinayetleri biliyoruz” türünden çıkışları da bunu teyit etmektedir.

Amerika’nın NATO güçlerini kullanarak, Afganistan’ı dünyanın uyuşturucu madde sevk ve idaresinin merkezi yaptığını, buradan kaldırılan “insansız silahlı hava araçları ile” dost ve kardeş ülke Pakistan’ın muhtelif merkezlerini eften püften bahaneler ve korsan yöntemler ile bombardıman edip, katliamlar yaptığını, egemenliklerinin ihlal edildiğini de biliyoruz.

Bütün bu aşağılık şeyler yapılırken “Mehmetçiğin orada barışı sağlamak için, yetim başı okşamak, yol yapmak gibi işler ile meşgul olduğunu” dillendirmek akılla alay etmek gibi gelmiyor mu size de? Askerimiz emir ve komutayı Türkiye’den almış olsa bu sözler elbette doğrudur, diyeceğiz. Ama emir ve komuta NATO’da olduğunu unutmamamız gerekir. 

Sakın askerimizi, NATO askerleri, bu melanetleri yapıp, cinayetleri işlerken kendi emniyetlerini sağlatmak için kullanıyor olmasınlar? Bu konu Türkiye’de neden hiç konuşulmaz? Neden yetkili bir Allah kulu bu konuların araştırılması için bir adım atmaz? Yurtlarından kaçan Afganlı Müslümanlarla yaptığımız görüşmelerde bazısı, “Ülkemizde bulunan koalisyon güçleri şehirde askeri araçlar ile gezinirken Türk flaması takıyorlar, bu ellerimizi kollarımızı bağlıyor, yapılan zulümlere karşılık veremiyoruz” ifadelerini kullanıyor. Bunlar ne derece doğrudur? Orada bizim askerimiz barışı mı koruyor, zalimleri mi? Kuşkularımızı giderecek bilgiler bekliyoruz.

Ne zaman Afganistan’da Müslümanlara yapılan zulümler gündeme gelse, bizim içimiz cız ediyor. Bu düşüncelerimizi kimse hafife almamalı. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra bazı darbeci, cuntacı general veya üst düzey subayların Afganistan’da NATO karargâhına sığındıkları haberleri gelmişti. Sonra bu haberler hemen unutturuluverdi. Arkasını izleyemedik. Acaba neden?

Bütün bunları işitince, orada NATO karargâhının bizim askerlerimize hiç karışmadığı, kendi kirli işlerine hiç bulaştırmadığı şeklinde bir düşünceyi mantığımıza sığdıramıyoruz. Şanlı ordumuzun barışçı geleneğine tarih önünde leke sürülebilir endişesini taşıyoruz. Haksız mıyız? NATO nereye el atsa skandal haberler üst üste gelmiyor mu? NATO Afganistan’da “barışçıl” amaçlarla değil, Amerika ve Batı’nın çıkarları için bulunuyor. Bu husus bilindiğine göre, NATO emrinde askerimizin de görev yapması sakıncalı değil midir?

Yeni ve taze haberler, Afganistan’da Müslümanlara yapılan alçak zulümlerin devam ettiğini gösteriyor. Bu zulümlerden kaçan Müslümanların yaya olarak yoğun bir şekilde sınırlarımızdan giriş yaptığı şu günlerde, gelin yeniden düşünelim.

Bizim Afganistan’da NATO emrinde asker bulundurma mecburiyetimiz mi var? Hayır. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanı daha geçen hafta, “Ey Amerika, Afganistan’da ne işin var?” diye seslendi. Peki, bizim ne işimiz var? Hiç araştırıp soruşturmadan ne diye oraya asker gönderdik? Barışı koruyamıyorsak, cinayetleri önleyemiyorsak, emirleri o zalimler veriyorsa, biz ne diye orada duralım? Mademki askerlerimizi o günkü iktidar, Milli Görüş’ün aksi yönde uyarılarına rağmen, Amerika’nın “ricası” ile hür iradesini kullanarak göndermiş. O halde yine hür iradesini kullanarak askerimizi geri getirmesinde bir sakınca olmaması gerekir.

Başbakan Sayın Binali Yıldırım Afganistan seyahatinden yeni döndü. Bu konuda bir adım atılıp atılmayacağını merakla beklemekteyiz.

Hem de acil bir şekilde.

 

SİCİLİMİZ KİRLENMESİN

Barışı simgeler Mehmet’in eli,

Tarih kaydına bu damgayı vurun;

Kirletmeyin bu tertemiz sicili,

Zulmüne  alet etmeyin gâvurun!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Ekrem Şama - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?