‘İslamcılık, Maturidilik, Hanefilik’ ve Adil Düzen

MAKALEYİ DİNLE

Türkiye ne yapmalı?

Türkiye bu durumdan nasıl kurtulur?

Bu gibi sorulardan oluşan ara başlıklar ve bunların cevapları geçen yazıda kaldı.

Aslında “Afrin, Balkanlar, Türkiye ne yapmalı ve çözüm” başlıklı bu yazımı yazarken, aklımdaki sınırlar sadece Afrin, Türkiye ve Balkanlar ile sınırlı değildi.

Nitekim hemen sonraki bölümde dediğimiz şuydu: “ADİL DÜZEN yalnız Suriye halkı için değil, tüm insanlığın çıkar paralelliğine dayanan bir düzen/sistem olacaktır. Suriye’deki barış sayesinde dünya rahatlayacak ve dünya çapında bir barış olacaktır.”

Evet…

Dünya çapında bir barış; bütün beşeriyeti rahatlatacak barış yani İSLAM/BARIŞ…

Biz buna yıllardan beri “ADİL DÜZEN” ve “ADİL DÜNYA DÜZENİ” diyoruz…

Demesine diyoruz da; birilerine henüz sesimizi duyuramamışız ya da onlar her ne hikmetse hâlâ görmemezlikten ve duymamazlıktan gelmeye devam ediyorlar…

Bu sitemim iki yazara ama aynı zamanda ‘takdir ve teşekkürlerim’ de onlara; isimleri İsmail Kılıçarslan ve Ercan Yıldırım. İsmail Kılıçarslan’a teşekkür; “İslamcılık, Maturidilik, Hanefilik” başlıklı yazıdan dolayı bizleri haberdar ettiği için ve elbette yazının yazarı Ercan Yıldırım’a özel tebrik ve teşekkür.

Önce sitemimin sebebini açıklayıp konuyu tatlıya bağlayalım ve sonrasında asıl meselemize yani “İslamcılık, Maturidilik, Hanefilik ve Adil Düzen”e odaklanalım…

***

İsmail Kılıçarslan, “Kuşatmayı kaldırırken…” başlıklı yazısının orta yerinde, mezkûr yazıdan alıntı yapıyor ve maalesef kuşatmayı devam ettiriyor; şöyle: “Yazıdan bir paragraf daha okuyalım: İslamcılar, Müslümanlar için yeni bir yorum ve yol açmayı hedefler... Rehber olarak selefilik gibi sadece nakli almaz, Kur’an ve Sünnet’in yanında akla da yönelir. İslamcılık tabiatı, dünyayı, teknolojiyi felsefi bir hakikat olarak düşünme fikrine sahipti, bu girişim ne yazık ki sistemleştirilemedi.”

Yarım yüzyıllık “ADİL DÜZEN” çalışanı olarak her iki yazara sitemim şöyle:

Siz bu ülkede yani Türkiye’de yaşamıyor musunuz; Adil Düzen sistem değil mi?

Siz, Prof. Dr. Necmettin Erbakan diye biri ile anlattıklarını hiç duymadınız mı?

MİLLÎ GÖRÜŞ VE ADİL DÜZEN adı Türkiye olan bu ülkede anlatılmadı mı?

  1. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nde ‘kokusu’ seviyesinde uygulanmadı mı?

Erbakan Hocamız, “Bundan sonra sistemin kendisini uygulayacağız” demedi mi?

Aslında…

‘Sana söylüyorum kızım, sen anla gelinim’ hesabı…

‘Summun-Bukmun-Umyun’ davranışı içinde olan herkese sitemlerim olsun…

Allah ‘kör-sağır-dilsiz’ davranışında olanları bu afetten bir an önce kurtarsın…

Kurtarsın ki; bir an önce herkes ADİL DÜZEN tesisi için görev alabilsin…

***

Neyse…

Her iki yazara tebrik ve teşekkürlerimi tekrar hatırlatıp asıl meselemize odaklanalım.

Ercan Yıldırım’ın “İslamcılık, Maturidilik, Hanefilik” başlıklı yazısı gazeteye (Star) konduğunda, yazının sonundaki şu bölüm ‘spot’ olarak konmuş:

“İslamcılık, Osmanlı’nın yani İslam ülkelerinin merkezinin kurtarılması için ortaya konan çaba, İslam düşüncesinin yenilenmesi, bu toprakların ruhuna uygun olarak Maturidi-Hanefi yorumun tercih edilmesidir. Bugün Türkiye milli ve yerli bir söylemi tartışırken en çok Osmanlı’nın son döneminde başlayıp Cumhuriyet’te akim kalan İslamcılığı mihver almalı...”

Muhterem Ercan Yıldırım kardeşim; ‘İslamcılık… Cumhuriyet’te akim kalmadı’, ADİL DÜZEN, ADİL EKONOMİK DÜZEN, ADİL DÜNYA DÜZENİ çalışmaları olarak yarım yüzyıldan beri devam ediyor… Ve’s-SELAM mea’d-DUA… (Devam ederiz…)

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

YÜKLENİYOR