Gençler! Fatih Ceddinizi Örnek Alın!

MAKALEYİ DİNLE

Geçen yazımızda hanım kızlara seslenmiştim. Bu yazımda da küçük beylere, delikanlılara, gençlerimize seslenmek istiyorum.

Gençler! Evet, görüyorum ki, hanım kızların cep telefonunda sergiledikleri mahâretin benzeri sizde de var. Hattâ daha fazla diyebilirim. Ancak bu mahâretin karın doyurmayacağını bilmenizi isterim. “Sanal âlemde” harcadığınız saatleri “gerçek dünyada” başarılı olmada harcamanızı tavsiye ederim. Bu konuda kendinize “rol model” olarak Fatih Sultan Mehmed’i alabilirsiniz. Fatih, 21 yaşında İstanbul’u fethetmişti. “İyi de, onun babası padişahtı” diyebilirsiniz. Ancak peşinen bu “torpil”in bir yere kadar olduğunu, “Fâtih” unvanını kazanmasının başka nedenleri bulunduğunu söylemek isterim.

Fatih, çocukluk çağından itibaren ilim yolunda severek ilerlemişti. İslâmî ilimleri mükemmelen öğrenmiş, diğer ilimlerin, gerçekte AllahuAzimüşşan’ın isimlerinin, sıfatlarının birer âyinesi olduğunu idrak etmiş ve bu şuûrla o ilimlerden birçoğunda mahâret kesp etmişti. Meselâ, onun gâyesi, çağının en güçlü silahını icad etmek, sonra da yerli sanayi ile onu îmal etmekti. Bunu gerçekleştirdi ve “Şâhî” ismini verdiği dev topları döktürdü. Bu o çağın “süper silahı” idi. Ayrıca havan topunu îcad etti ve bu silahları İstanbul’un fethinde kullandı.

Fatih hayalperest değildi, gerçekçiydi. Gâyesî, ideâli, himmeti pek yüksekti. “Kimin himmeti milleti ise, o tek başına bir millettir” sözünün canlı misaliydi. O, Allahu Teâlâ’nın ismini yüceltmek, İslâmiyet’i bütün dünyaya yaymak, başında bulunduğu İslâm devletini, dünyanın en büyük devleti haline getirmek ve bütün mazlumlara kol kanat germek istiyordu. Bu gâye ile yola çıkmış ve sadece İstanbul’u değil, İstanbul gibi düzinelerle büyük şehirleri fethetmişti.

Fatih, hem müdebbir bir idâreci, hem harp san’atındamâhir bir kumandan, hem birçok ilimde mütehassıs bir mûcid, hem birçok lisana vâkıf bir ilim ve kültür adamı idi. Çok okurdu. Kendine mahsus müstesna bir kütüphanesi vardı. Devrindeki gençlerin de kendisi gibi mükemmel yetişmesi için alt yapıyı hazırlamış, yüzlerce mektep ve medrese yaptırmıştı.

Fatih, bütün gençlerimiz için güzel bir örnektir. Ancak “yegâne örnek” değildir. İslâm tarihi, Fatihmisal örneklerle doludur. Buyurun 17 yaşında ordu başkumandanı olan Üsame b. Zeyd Hazretlerine, yirmi küsur yaşlarında Yemen’e vali tayin edilen Muaz bin Cebel hazretlerine ve genç yaşta çok mühim vazifelere tâyin edilen diğer sahabelere bakınız.

Üsame b. Zeyd, babası, Peygamber Efendimizin (asm) evlatlığı diye o makama tâyin edilmemişti. Onu tâyin eden Peygamber Efendimizdi (asm) ve emrinde daha sonra halife olacak olan dört güzide isim başta olmak üzere yüzlerce meşâhir-i sahabe vardı. Ancak Hz. Üsame (ra), o makama bihakkın lâyıktı. Burada İslâm devletinin insan yetiştirmedeki mükemmelliği görülmektedir. Bir defa, çocuklar, mükemmel bir ilim tahsil etmekteydi. Ayrıca çok küçük yaşlardan itibaren cihad eğitimi alıyorlardı. Yine çok genç yaşlardan itibaren cihada gidip mahâret kazanıyorlardı. Üsame b. Zeyd (ra) de işle böylesine bir mahâret sahibiydi.

Gençlerimize tavsiyem: Kendilerini çok iyi yetiştirmeye baksınlar. İslâmiyet’i güzelce öğrensinler. Kabiliyetlerine göre tahsillerine devam etsinler. Bol bol okuyarak kendilerini yetiştirsinler. Subay, astsubay, polis, öğretmen, mühendis ve diğer meslek dallarından hangisine kâbiliyetleri müsaitse, oraya yönelsinler ve altın bilezik olan bir san’at dalında yetişmeyi küçümsemesinler. Bilhassa askeriye ve polislik gibi şerefli meslekleri ve bilumum memuriyeti tercihte, mâişetten ziyade, hizmet etmedeki mutluluğunun düşünülmesi gerektiğini unutmasınlar. Rabbim gençlerimizi insî ve cinnî şeytanların şerlerinden muhafaza eylesin. Onların, İslâm’a, vatana, ailesine bağlı ve faydalı olduğunu görmek en büyük mutluluğumuzdur. Yeğenlerimin şahsında bütün gençlerimizden bizlere, milletimize ve ailelerine bu mutluluğu yaşatmalarını bekleriz. Allah yâr ve yardımcıları olsun…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Burhan Bozgeyik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

YÜKLENİYOR