“Mücadele” -1

MAKALEYİ DİNLE

AllahuTeala (c.c) imtihan/sınav hikmeti gereği olarak iblisi/şeytanı insanlara düşman olarak yaratmış, onun saptırmalarına/aldatmalarına/tuzaklarına karşı bizi uyarmış, ona itaatten kaçınmamızı sadece ve ancak Kendisine itaat/kulluk etmemizi emir, tavsiye ve teklifte bulunmuştur. Biz insanlardan taahhüt/söz de almıştır. (Araf, 172) Özetle, yeryüzünde Rab ve ilah olarak sadece Allahu Teâlâ bilinecek, tanınacak, kulluk ve itaat edilecek, başka hiçbir yaratığa itaat edilmeyecek... İnsanlar, şeytanlar, tağutlar, nefisler Rabb edinilmeyecek... Allah’a kulluk edilecek, kullara, yaratıklara kulluk edilmeyecek. AllahuTeala’ya kulluk edenler, bu yolda cihad edenler mücadele edenler “hizbullah”, tağut yolunda mücadele edenler de “hizbüşşeytan” olarak tanımlanmış. Sonuç da bildirilmiş ki sonunda “hizbullah” kurtulacak ve kazanacak, “hizbüşşeytan” ise hüsrana uğrayacaktır. (Mücadele,19,22) “Cihad”, “siyaset”, “hizbullah” gibi kavram ve tanımlamaları İslam cahilleri ve düşmanları sevmese, içlerini boşaltmış olsa da, olumsuz ve dışlayıcı anlamlar yüklese de, İslam kapsamı dışına çıkartılmasına, hatta terörize edilmesine rağmen, biz bu kavramları İslam gerçeği ve kapsamı içinde asıl anlamıyla ifade etmek durumundayız... Çünkü bizler hayatın “iman ve cihaddan ibaret” olduğuna inananlardanız. Cihadın da, siyasetin de, adalet ve barışın, tevhidin egemen kılınması çabası, amacı olduğunu biliyoruz. Hizbüşşeytanınhizbullahtan nefret ettiğini, ona düşman olduğunu biliyoruz. Hizbullah ve hizbüşşeytan... İki zıt anlamlı kavramlar...

Mücadele suresinde her iki zıt kavram da geçiyor. Birinde tevhid, adalet, felah/kurtuluş/zafer; diğerindeyse zulüm, şirk, hüsran/hezimet var. Ve surenin en son ayeti hizbullahla ilgili. “Allah’a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğun, babaları, oğulları, kardeşleri yahut kendi soy sopları olsalar bile, Allah’a ve peygamberine düşman olan kimselere sevgi beslediğini göremezsin. İşte Allah onların kalplerine imanı yazmış ve onları kendi katından bir ruh ile desteklemiştir. Onları, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinde ebedî kalacakları cennetlere sokacaktır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte onlar, Allah’ın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, Allah’ın tarafında olanlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.” (Mücadele,22) Hak-Batıl mücadelesi hep vardı; kıyamete kadar sürecek ve kazanan taraf hizbullah olacak. Kavga söz/egemenlik kavgası... Söz (emir, servet, makam) “benim olsun” veya “Allah’ın olsun” mücadelesi. Bu da kendisini daha çok hükümranlık alanında, konusunda gösteriyor. Mücadele, egemenlik mücadelesi...

Islahatçılar/adalet taraftarları ile müfsidler/zalimler savaşı kıyamete kadar sürecek. İlk insan ve Peygamber Adem (a.s)’ın bir oğlu Habil hizbullahtan, öteki oğlu Kabil hizbüşşeytandan, Hz. Lut (a.s) karısı, Hz. Nuh (a.s) karısı ve oğullarından birisi hizbüşşeytandan, Hz. İbrahim (a.s) Hizbullahtan, babası Azer hizbüşşeytandan, Musa (a.s) Hizbullahtan, Karun (amcaoğlu) hizbüşşeytandan, Firavunun karısı (Asiye) validemiz hizbullahtan, kendisi hizbüşşeytandan, Hz. Muhammed (s.a.v) hizbullahtan, amcası Ebu Lehebhizbüşşeytandan, Hz. İkrime (r.a) hizbullahtan, babası Ebu Cehil hizbüşşeytandan. Asabiyet (ırkçılık, kabilecilik) nerede?

Görülüyor ki, iman (manevi) kardeşlik/bağı,kan/kavim kardeşlik bağının üzerindedir. Daha önemli ve değerlidir.

İblis, “halife” olarak yaratılan Hz. Adem(a.s)a haset etti, kibirlendi, Hakk’ın emrine itiraz etti. Sapkınlığını da AllahuTeala’yanisbet etti. İsyanını kabullenmedi, tevbe etmedi. Hem lanetlendi, hem de insanoğluna düşman oldu. Hz. Adem ve Havva’yı yasak ağaca yaklaşıp, meyvesinden yemelerini yeminle/yalanla ikna ederek, cennetten düşman olarak indirilmelerine sebep oldu. Sınav hikmeti gereği, Rabbimiz onlara belli bir zamana kadar insanlara düşmanlık, onları saptırmak için yetenek ve izin verdi. O da bu saptırmak çabasını hep sürdürecek. “Ancak, ihlaslı kullar üzerinde şeytanın bir nüfuzu olamayacak...” Rabbimiz onlara katsın hepimizi. Ve o “Rabbimizin dosdoğru yolu üzerine oturarak” bizi sağa-sola saptırmak için çabalayacak. Bize doğruyu yanlış, batılı hak, münkeri maruf; ifsadı ıslahat göstermeye çalışacak, haramları da süsleyerek bize düşmanlığını icra edecek.

“Şeytan hem insanlardan, hem de cinlerden.” (En’am, 112-113) “Her ikisinin şerrinden Rabbimize sığınırız.” (Nas, 6) Rabbimiz hem Adem(a.s)a hem de Havva annemize “o sizin düşmanınızdır, ona uymayın, sizi kandırıp, cennetten inmenize sebep olmasın.” (Nur, 21) “O’na tapmayın, o size düşmandır Bana ibadet edin...” (Yasin, 60, 61) buyurmuştur.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Bahaddin Elçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

YÜKLENİYOR