Köklerinden Kopardılar

MAKALEYİ DİNLE

50 yaşındaki kuzenim hafta sonları yaşlı annesini ziyaret eder sonra ona yaslanır ve “dünya üzerinde sahip olduğu hiçbir şeyin kendisine annesi kadar güven vermediğini” söylerdi. O zamanlar onun bu ifadelerine bir anlam veremez “yaşlanmış, saçı başı ağarmış hâlâ anneye yaslanıyor” der gülerdim. Ama zaman geçtikçe “anne” kavramının anladığımızın çok ötesinde zengin ve kapsamlı Uzmanlar çocuğun belli bir yaş sürecine kadar annenin desteğine ihtiyaçlı olduğunu, bu destekten mahrum kalmanın çeşitli sorunlara yol açabileceğini vurguluyorlar. Fakat hayatta öyle engellerle karşılaşıyoruz ki, beklenmedik bir el çocuklarımızı bizden söküp alıyor.

Geçtiğimiz hafta Adana İncirlik Üssü’nde ABD’li askerlere satılan çocukların hikâyelerini okudum ve yoksulluk, cehalet ve çaresizliğin faturasını ödeyenlerin sadece çocuklar olmadığını, yavrularından koparılan anaların da mağdur edildiğini gördüm. Çaresizlik ne kötü şey! Cehaletin kör ettiği insanları uyandırmak ne meşakkatli bir iş! Düşünün onlarca masum çocuk cehalet, yoksulluk ve çaresizliğin kurbanı oluyor…

Bilindiği üzere 1951 tarihinde inşaatına başlanan incirlik Üssü 1954 tarihinde Amerikan Hava Kuvvetleri’nin hizmetinde kullanıma açılmış ve eylemlerini çok yönlü sürdürmüştür. Birkaç bölgemizde daha inşa edilen bu üstler sözde Ortadoğu’daki krizlere karşı müdahale amaçlı inşa edilmiş. Peki, krizleri ortaya çıkaran kim? Masum insanların kaynaklarını işgal eden batı zihniyeti “minareyi çalan kılıfını uydurur” misali katliamlarına yapıştırdığı ambalaji bilinçsiz kitlelere servis ederek bu insanları kültürel bir dönüşüme tabi tutuyor. Nitekim söz konusu üsler kendi mahsulleri olan sömürü, şiddet, kaos ve işgallere destek vermekle kalmamış, bölgede keşif ve gözetleme operasyonları yapmış ve adeta bir ajan gibi çalışmışlardır. Üstlerde çalışan ABD askerlerinin yoksul ailelerin çocuklarını para karşılığı satın almaları ise işin bir başka boyutu.

Yoksulluğu bahane ederek çocuklarını ABD’li askerlere satan ebeveynler “ çocuklarımızın daha iyi şartlarda yaşayabileceğini düşünüp verdik” deseler de olayın arka planında ticari hesapların olduğunu görüyoruz. Nitekim bir nesne gibi para karşılığında katılan çocukların isimleri ve dinleri değiştirilmiş ve köklerine yabancılaştırılmış. Bölgede ellerini kollarını sallayarak yaşayan Amerikalı askerler giderken elimiz boş dönmeyelim misali çocukları alıp götürmekten kaçınmamışlar. Peki, bu nasıl bir rahatlık? Kusura bakmayalım ama bu insanlara bu imkânları veren sadece onları satılık bir meta gibi gören ebeveynleri değil, bu üslerin açılışına imkân veren üst otoritelerdir. Bu bir gerçek…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

YÜKLENİYOR