Akıl-din veya din-bilim ilişkisi yahut Kur’ân-ı Kerîm, bütün ilimleri ihtiva etmektedir ya da İslam Dini sadece Kur’ân-ı Kerim’den mi ibarettir?

MAKALEYİ DİNLE

1. Akıl; her zaman kendi başına bilgi üretemese de önüne konulan bilginin doğru-yanlış ya da faydalı ve zararlı olduğunu ayırt edebilir.

2. Fakat akıl her zaman sağlıklı çalışamayabilir. Bunun birkaç engeli vardır:

• Sağlık engelleri.

• Ahlâki engeller yani hevâ ve nefis.

• Bilgiye dayalı engeller yani çevre ve eğitim.

• Unutmak ve hata etmek! Bu engellerden kurtulan akla “aklı selim” diyoruz. Fakat hata ve unutkanlık, insanoğlu için her zaman geçerli olan bir durumdur.

3. Bu durumda “akıl”:

• Sahih din ile batıl dini ayırır. Eğer aklımız yani şüphe ve tefekkür olmasa idi her insanın, doğduğu toplumun inancı üzere kalması meşru olurdu. Yani akıl, yanlış inançta olan birinin bu inancın yanlış olduğunu anlayacak kudrettedir. Aksi halde imtihan, mümkün olmazdı.

• İslam’ı akıl ile bilir ve kabul ederiz. Yani akıl; irade ve bilgi kabiliyetidir.

• Yine akıl sayesinde İslam’ı anlar ve uygularız. Yani akıl, eylemi de yöneten melekedir de aynı zamanda.

4. Peki “din” niye vardır ve gereklidir?

• Birincisi; insan aklının üretme imkânı olmayan bazı bilgiler, vahiy ile insanlığa öğrettirilir. Akıl da bu ana bilgilerden yola çıkarak ve bu ana yöntemlere bağlı kalarak bilgi üretir ve uygular.

• İkinci olarak din; insana ulvi gayeler verir. Mesela akıl, yoldaki bir dikeni kaldırmanın doğru ve faydalı olduğunu bilir ama yine de insan; “bunu her zaman ben niye yapayım?” ya da “bu yoldan zaten falan geçiyor, bırakayım da ayağına batsın” gibi düşüncelere sahip olabilir. İşte din, bu noktada aslolanın herkesin kendi amel defteri olduğu ve herkesin kendine yakışanı yapması gerektiğini bildirir.

5. Peki, Kur’ân-ı Kerim’de bütün ilimler bulunur mu?

• Eğer bu ifade ile bilginin ilkeleri yani temel bilgi ve yöntemler kastediliyor ise; yukarıda da ifade ettiğimiz gibi din; akla bazı temel bilgiler ve yöntemler verir. Bu durumda temel kaideleri bilen birinin ayrıntıları da bilmesinin mümkün olduğu çıkarımına dayanarak bütün bilgilerin Kur’ân-ı Kerim’de olduğunu (önceki ifadede kastedilen şekliyle) söylemek yanlış olmaz.

• Ama bu demek değildir ki atomun yapısı ya da bazı modern bilgi veya deneyler, Kur’ân-ı Kerim’de vardır. Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi dinin temel hükümlerini, yine dinin koyduğu ana metotlara da riayet ederek araştırmak, anlamak ve geliştirmek; insanın vazifesidir. Bu durumda çalışmadan ve üretmeden, “Kur’ân-ı Kerim’de bütün bilgiler zaten mevcuttur. Şu halde biz Müslümanlar, her şeyi biliyor ve kontrol ediyoruz” demek; biraz kendini avutmak ama aslında tembellik ve acizlik ifadesidir.

• Özetle Kur’ân-ı Kerim; bir bilim kitabı değildir ama içinde bazı bilgilerin olması da doğaldır. Ayrıca Kur’ân-ı Kerim’de bulunan bazı tarihi bilgilerin de gerçek olduğunu kabul ederiz. Fakat Kur’ân-ı Kerim, en temelde, “Hidâyet Kitabı” yani “Rehber”dir. Yani özet ifadeyle “İnsanın kullanım kılavuzu ve aklın çalışma prensiplerini içerir” diyebiliriz. Zira O, insan aklına hitap eder ve insana, nefis ve şeytan karşısında yol göstermek için gönderilmiştir.

6. Son olarak İslam Dininin sadece Kur’ân-ı Kerim’den olmadığını ifade etmek gerekiyor. Burada özellikle, O’nun şârihi ve uygulayıcı olan Efendimiz SAV’in rolünü ifade ve kabul etmek icap ediyor. Nasıl ki biz klasik bir eseri anlamak için o eseri yazanın diğer eserleri ile öğrencileri ya da takipçilerinin yorum ve aktarımlarından istifade ediyor isek; İslam’ı anlamak için de vahyin birinci derece muhatabı olan Fahri KâinâtEfendimiz’e başvurmak zorundayız. Kur’ân-ı Kerim’in, İslam dininin tek kaynağı olmadığını ifade etmek, Kur’ân-ı Kerim’de bütün bilgiler mevcut mu sorusunu biraz daha ikinci plana itiyor zaten.

Not: Konu ile alakalı olarak 9 Ağustos 2016, 6 Eylül 2016 ve 29 Ağustos 2017 tarihli yazılarımızı da inceleyiniz.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Turgut Akyüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

YÜKLENİYOR