Millî Gazete ve TV5'in onur gecesi

MAKALEYİ DİNLE

Bismillahirrahmanirrahim;

GEÇTİĞİMİZ pazar günü Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi, büyük bir davanın temsilcisi Milli Görüşçülerin heyecan ve kararlılığına şahitlik etti. İstanbul’un en büyük salonunda Milli Medya Gecesi gerçekleştirildi. Millî Gazete’nin 46. yayın yılına başlaması, TV5’in daha etkili bir yayıncılık için yeni döneme girmesi münasebetiyle yapılan program tek kelimeyle “muhteşem”di.

Milli medya çalışanları yaptıkları işin önem ve sorumluluğunun farkındaydılar. Çünkü Millî Gazete “Hak geldi, batıl zail oldu” logosuyla çıkan tek gazeteydi. Bu büyük bir iddiaydı. Hakkı üstün tutma ve temsil etme kararlılığı her babayiğidin harcı değildi. Millî Gazete sözünü tuttu. İlk günkü heyecanını kaybetmedi. Çetin şartlara rağmen çizgisinden vazgeçmedi.

Hep hakkı ve haklıyı savundu. “Önce ahlak ve maneviyat” prensibini benimsedi. Milletimizin köklerini bu ilkede gördü. Ağaç köküyle yaşardı. Türkiye’nin maneviyatını çökertirseniz ortada “millet” diye bir şey kalmazdı. Millî Gazete bütün gücüyle manevi cevherimizi yükselten yayınlar yaptı. Salondaki heyecanın sebebi buydu.

Program, Erbakan Hoca’nın milli medyanın önemini anlattığı sinevizyon gösterisiyle başladı. Çünkü Millî Gazete Erbakan Hoca’nın Müslüman ümmete armağanıydı. Bu vefakârlık unutulamazdı. Milli medyasız ortalık ayrık otlarından geçilmiyor; toplumsal bunalımlar yaşanıyordu.

Erbakan Hoca, “28 Şubat’ın menfi sermaye, menfi siyaset, menfi medyanın ürünü olduğunu” söylüyor; buna karşı “müspet sermaye, müspet siyaset, müspet medyanın önemini” vurguluyordu.

YAZMAK SORUMLULUKTUR

ERBAKAN Hoca, medyanın, yazarların sorumluluğunu Necip Fazıl’dan naklettiği şu örnekle anlatır: “Ben Fransa’daki zulümlerden 16. Louis’yi sorumlu tutmam. Ya? O dönemdeki yazarı sorumlu tutarım. Çünkü o yazar 16. Louis’nin zulümlerini destekledi. Eğer, onlara karşı çıksaydı, o zulümler olmayacaktı. Sorumlu Louis değil; onun zulmünü destekleyen yazardır.”

Gecenin onur konuğu Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “medyanın birinci kuvvet haline geldiğini” anlatarak sömürgecilerin medya yoluyla varlıklarını sürdürdüğünü belirtti: “Dünyadaki bütün film, dizi, sinema, haber ve eğlence programlarının yüzde 90’ı, 5 büyük küresel firmanın kontrolündedir.” Millî Gazete’nin hangi atmosferde zoru göğüslediğini ifade etmek için Noam Chomsky’yi dinleyelim: “Kapitalist ülkelerde medyanın amacı 24 saat propaganda yaparak egemen değerleri halka aşılamaktır.”

Millî Gazete İmtiyaz Sahibi ve Genel Müdürü Ömer Yüksel Özek şu önemli gerçeği vurguladı: “Dünya yeniden şekillenirken Millî Gazete önemli görevler üstlenmiştir.”

46 yıllık yayın politikasını özetleyen Millî Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, Millî Gazete’nin “dava gazetesi” olduğunu; “şartlar, konjonktürler ve dönemlerin Millî Gazete’yi esir alamadığını” anlattı: “Kasırgaların, rüzgarların önünde eğilmedik. Bildiğimizi saklamadık; gördüğümüzden sakınmadık.”

Millî Gazete bu! Mazlum ve mağdurların sesi olmak, hak ve haklının yanında yer almak bir adanmışlık ve yüksek bir dava sorumluluğu gerektirir. Millî Gazete bu hassasiyetinden zerre taviz vermeden bugünlere ulaştı.

TV5 ÜMİT VERİYOR

MİLLİ Medya Gecesi’nde TV5’in performansı göz doldurdu. Bilâli Yıldırım ve Selim Akduman’ın gecenin anlamına uygun dekore edilmiş salonun sahnesinden Ana haber Bülteni’ni sunmaları ve program boyunca gösterdikleri performans bu ikilinin iyi işler çıkaracağının işaretiydi.

Son aylarda TV5’in yayınlarındaki yenilikler dikkatlerden kaçmadı. Haber ağırlıklı yayın yapmaya yöneldiği sinyalini verdi. Hayata, insana dair her şeyi ekranlara yansıtma hedefini açığa çıkardı. Ailenin bütün fertlerine seslenen yayın politikasını da. Tefsir, Hadis derslerinden, gündemi sıkı takibe; tarih, dizi, filmden haber aktüaliteye; hikmetli sözlerden geleneksel sanatlarımıza kadar küçük büyük herkese hitap edebilecek bir yol izliyordu.

Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş’ın iki önemli müjdesi oldu: 1. Yakında TV5 Türkiye’nin en etkili kanalı olacak. 2. Ulusal Haber Ajansımız yakında faaliyette.

TV5 yayıncılık ilkesini “doğru haber, gerçek gündem” olarak belirledi. “Aykırı Gündem” programı bir işaret fişeği oldu. Mustafa Kurdaş’ın sunduğu “Buyurun Başlıyoruz” programının muhteva tanıtımı şöyle: “Perdeler kalkıyor. Gizlenenler açığa çıkıyor. Merak edilenler cevabını buluyor.”

Milli Medya Gecesi, eski çalışanlarından yenilerine; yazarından okuyucusuna, sempati duyanına kadar dava sahiplerini bir araya getiren platform oldu. Geçmekte olduğumuz süreçteki sorumluluklarımız konuşuldu. Milli medya şuurunun pekişmesine yol açtı.

Millî Gazete mensupları bir aile gibidirler. Sorumlulukları daha da arttı. Abdullah Sevim kardeşimin deyimiyle, hepimiz milli medyanın en iyi noktaya gelmesi için elbirliğiyle çalışmalıyız.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

YÜKLENİYOR