Millilik bunun neresinde

MAKALEYİ DİNLE

Bu günlerde bizi rahatsız eden, hatta sadece bizi değil bütün toplumu rahatsız eden siyasi aktörlerin birbirlerine karşı yapmış oldukları galiz kelimelerle söylemleri ve üslupları hat safhaya gelmiştir. Bu da bizi düşündürüyor ve endişeye sevk ediyor. Şöyle ki, topluma örnek olan ve liderlik vasfı taşıyan bu siyasi aktörlerden nasıl bir müspet örnek alınacak? Bu üslup, bu tavır bu söylemler, olduğu müddetçe gençlik maneviyatçı mı yetişecek, ya da toplumun bireyleri birbirine saygılı mı olacak? Elbette hayır, toplumu birbirine düşman, gençlik de maneviyattan uzak ve saygısız. Bir gün toplu taşıma aracında aynen şu konuşmalara şahit olduk. “Otuzlu yaşlarda bir genç söz konusu siyasetçileri kast ederek, ben cahilim fazla bilgim yok ama bildiğim bir şey var ki bunlar beni küfürbaz etti ve arkasındanda sadece beni değil, çevremdeki herkesi dedi”.

Bu örnekte görüldüğü gibi, bu siyasetçilerin topluma ne verdiği aşikâra ortada! Buna rağmen maneviyat ve millilik gibi söylemler, ucuz hamasetten öteye geçmiyor. Sizin gibi düşünmeyen ve sizden olmayanları en kötü oluşumların kefesine koyacaksınız sonrada millilikten dem vuracaksınız. Buna hadi canım sende denir. 80 milyonu kucaklamayan zihniyetin ve anlayışın milliliği ancak Milli Piyango kadardır. Ondan öteye geçmez. Yeri gelince, ayet, hadis okuyarak, milletin nabzına göre şerbet veriyorsunuz. Hatta “Yaradılanı Yaradandan ötürü” sevdiğinizi söylüyorsunuz. Buna Eyvallah, buna bir diyeceğimiz yok. Lakin tavrınız ve söylemlerinizdeki cümleler bu görüşle hiç örtüşmüyor. Maalesef geleceğimiz olan gençliğe iyi örnek olamıyorsunuz.

Diğer bir taraftan, milli İttifaktan söz ediyorsunuz. Hâlbuki her iki oluşumunda siyasi anlayışı marjinaldir ve evrensel değildir. Bu Ülkede millilik vasfıyla hareket eden ve siyasi varlığını sürdüren tek bir oluşum var o da Milli Görüş’tür. Bu hususta bir endişemiz şudur ki, silahlı kuvvetlerimizin terörle mücadelesi ile sınır ötesi harekatı ve kazandıkları zaferi kendilerine milli ittifak dedikleri siyasi oluşum, medyanın da yardımıyla algı oluşturarak, seçim yatırımı haline getirmeleridir. Hani bir Atasözü vardır ya, ”kılıç keser kol övünür” Gazilik unvanı verilmesi söylemleri, bu minval üzere, bizlerin endişelerini haklı çıkarıyor.

Zaten söz konusu bu oluşum ülkenin yönetiminde yaklaşık 20 yıldır var, bugüne kadar her türlü icraattan sorumludurlar. Bunların vatandaşa vaat edecekleri hiçbir şey kalmadı artık. Kemal Derviş’in ekonomik modelini Türkiye’ye getiren ortaklardan biri Sayın Bahçeli idi ve uygulayan da mevcut iktidar. Bu kapitalist sistem yoksulluğa, işsizliğe, enflasyona ve bütçe açıklarına çare olmadı. Aksine tarım ve hayvancılığı ve orta ölçekli sanayi bitirdi. Fakat onun farkına varan ve çare arayan bir iktidar da ortada görünmüyor. Durum bu şekilde olduğu için söz konusu ittifakın seçim kazanabilmesi için tek bir argüman var, o da kaos, kavga ve yukarıda belirttiğimiz gibi Silahlı Kuvvetlerimizin başarısı üzerinden menfaat devşirme. Medyayı da yanlarına aldıkları için bu hususta başarısız değiller aksine başarılı sayılabilirler.

Hâlbuki içinde bulunduğumuz durum, 80 milyonun tek yumruk ve tek yürek olması gerekirken, ayrıştırma, kutuplaştırma, ötekileştirmeyi çağrıştıran eylem ve söylemlerden uzak durulması, aksine birleştirici, bütünleştirici hal ve hareketleri bütün siyasetçilerden bu toplum beklemektedir. Umarız ki, bu iyi niyetli çağrılarımıza siyasetçiler oy hesabı yapmadan kulak verir ve gereğini yaparlar. Sözümüzün burasında silahlı kuvvetlerimizin “Zeytin Dalı Harekâtını “ ve bütün mücadelelerinin Zaferle sonuçlandırılmasını Yüce Mevla’dan niyaz ediyorum. Vesselam.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar İsrafil Bayrakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

YÜKLENİYOR