Fedâî Birlikleri

MAKALEYİ DİNLE

Osmanlı, mayası cihadla yoğrulmuş bir devletti. Gâyesiİ’lâ-yiKelimetullahtı. Yani, Kâinatın Sahibi olan AllahuAzimüşşân’ın ismini yüceltmek, Kur’ân’ı yeryüzüne hâkim kılmaktı. İslâm Devletinin, her sene cihad ilan etmesi farz-ı kifâye idi. Cihad ilan edildiği vakit, eli silah tutan herkes cihada koşardı. Yani devletin sınırları dâhilindeki bütün Müslüman erkekler “hazır asker” idi. Gayr-ı Müslimler askere alınmazdı. Çünkü cihad demek, ucunda ölüm olan sefere çıkmak demekti. Cihad neticesinde gelen ölümün adı ise şehâdetti. Yani bir Mü’minin bu dünyada kazanabileceği en yüce rütbe… Gayr-ı Müslimlerin ise böyle bir inancı yoktu. Öte yandan zaten cihad gayr-ı Müslimlerle yapılmaktaydı. Ordu bünyesine onların alınması mümkün değildi. Zira Hazret-i Peygamber (asm) öyle yapmış ve Müslüman olmayanları orduya almamıştı.

Osmanlı ordu sistemi başlı başına bir araştırma konusudur. Dünyada daha o mükemmel sisteme yaklaşan devlet olmamıştır. Ordunun bir çekirdek kadrosu vardır. Ancak bir de tımarlı sipahiler, akıncı birlikleri vardır. Çifti, çubuğu, hayvanları ile meşgul insanların sefer emri gelir gelmez bir anda düzenli birliklere dönüşmesinin dünyada bir benzeri daha yoktu. Osmanlı akıncı birliklerinin de dünyada bir benzeri yoktur. Bunlar hem orduların öncü birlikleri, hem düşmanların dizinin bağını çözen, onların asıl vatana saldırmasını engelleyen kuvvetlerdi. Düşman topraklarını bir uçtan bir uca yıldırım gibi kat’ eder, bu arada düşmanın stratejik yerlerini darmaduman ederlerdi.

Yahya Kemal, “Akıncılar” başlıklı şiirinde, işte o kahramanları şöyle tasvir etmektedir:

“Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik / Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik. / Haykırdı, ak tolgalı beylerbeyi “İlerle!” / Bir yaz günü geçtik Tuna’dan kafilelerle / Şimşek gibi atıldık bir semte yedi koldan / Şimşek gibi Türk atlarının geçtiği yoldan / Bir gün yine doludizgin atlarımızla / Yerden yedi kat arşa kanatlandık o hızla / Cennette bu gün gülleri açmış görürüz de / Hâlâ o kızıl hâtıra gitmez gözümüzde / Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik / Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik.” Akıncılar, kefeni boyunlarına dolamış, ya da başlarının üzerine sarık olarak sarmış yiğitlerdi. Çıktıkları yolculuğun ucunda mutlak ölüm vardı. Çünkü diyar-ı küfre gidiyorlardı. Neredeyse tek dostları yoktu. Ancak onlar ne yaptıklarının şuûrundaydılar. İcabında canlarını fedâ edecekler, ancak İslâm devleti payidâr olacak, İslâm topraklarında yaşayanlar huzur içerisinde olacaklardı. Vurdukları yumrukların neticesinde düşmanlar Müslümanların yurduna göz dikemeyecek, İslâm yurduna ayak basmaya cür’et edemeyeceklerdi.

Akıncılar, yani bir başka isimle fedâî birlikleri, bütün İslâm devletleri için, hususan ülkemiz için müstesna bir örnektir. Devletin güvenlik sınırları bütün dünya olarak kabul edilmelidir. Fedâî birlikleri yetiştirilmeli, bunlara evvelemirde İslâmiyet mükemmel şekilde öğretilmelidir. Gittikleri yerlerde, hem kendi çocuklarına, hem çevrelerine İslâmiyet’in temel esaslarını anlatacak kadar bilgi sahibi olmalıdırlar. Kur’ân’a ve Hadise sımsıkı bağlı bu fedâiler, dünyanın dört bir tarafına yerleşmeli, gittikleri topraklara kök salmalıdır. Bunların bir tek gayesi vardır: İslâm’ı anlatmak ve anavatanlarını korumak. Bulundukları yerlerde anavatanı nasıl koruyacaklardır? Bulundukları topraklar, anavatanlarına düşmanlık güder, savaş pozisyonu alır, örtülü veya alenî biçimde saldırıya kalkışırsa, o fedâiler de “muharrik-i bizzat” olarak, hiç kimseden emir almadan harekete geçerler ve icabında hayatları pahasına düşmanların can damarlarını koparırlar. Tıpkı geçmişte akıncı birliklerinin yaptıkları gibi… Şu ülkenin şu kadar silahı varmış, bu kadar askeri varmış… Bunlar hep boş ve mânâsız istatistiklerdir. Bir ülkenin en güçlü silahı, “inanmış insanların” varlığıdır. Yeri gelir bir inanmış insan koca bir ülkeye bedel iş yapabilir. Böyle 313 insan bütün dünyaya bedel olabilir. Tıpkı Ashâb-ı Bedir gibi…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Burhan Bozgeyik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Beylerbeyi - Selam olsun Akincilara ve Akinci Beylerine ...

Yanıtla . 0Beğen 29 Ocak 22:38
Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

YÜKLENİYOR