Umreden haller ve İslami olmak

MAKALEYİ DİNLE

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a (C.C.) hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimize, âline ve sahabelerine olsun.

Kâbe, yeryüzünde ilk inşa edilen Allah’ın evidir ve inananların ilk kıblesidir. Kâbe, Hz. İbrahim ve İsmail’in (A.S.) şu duasının mekânıdır. BAKARA 127-129: “Bir zamanlar İbrahim ve İsmail Beytullah’ın temellerini yükseltirken şöyle yalvarıp dua ettiler: Ey Rabbimiz, bizden bunu kabul buyur, şüphesiz sen işitensin, bilensin. Ey Rabbimiz, bizi sana itaat eden iki Müslüman kıl ve neslimizden Sana itaat eden Müslüman bir ümmet getir. Bize (hacda) ibadet yerlerini göster ve tövbelerimizi kabul et. Sen tövbeleri hakkıyla kabul eden ve hakkıyla esirgeyensin. Ey Rabbimiz, onlara içlerinden bir peygamber gönder ki, O Senin ayetlerini okusun, onlara kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları iyice kötülüklerden temizlesin. Şüphesiz, sen mutlak güç, hüküm ve hikmet sahibisin.” Kâbe’yi ziyarete gelenler bu duayı ve ahkâmını bilip buna uygun bir hale bürünmek zorundadırlar. İslam, İbrahim ve İsmail (a.s)’in tabi olduğu din ve düzendir. Bu dini ve düzeni yine Mekke’de başlayan bir mücadele ile Peygamberimiz bize tebliğ etmiştir. Biz bunun için kendimizi tanımlarken, “İbrahim milletinden, Muhammed ümmetindeniz” diyoruz. Biz Kâbe’yi kıble edinmiş ve imkân bulduğumuzda da ziyaret eden Müslümanlar olarak, bu duanın içinde olmak istiyorsak, din ve düzen olarak gerçekten İslam’da karar kılmış, Adil Düzen ve İslam Birliği’ni kurmak için cihat eden tek bir ümmet olmaya mecburuz. Bugün bu topluluğa Milli Görüş diyoruz. ALİ İMRAN 96-97: “Şüphesiz, insanlar için kurulan ev, elbette Bekke’de (Mekke), âlemlere rahmet ve hidayet kaynağı olarak kurulan Kâbe’dir. Onda apaçık deliller, Makam-ı İbrahim vardır. Oraya kim girerse, güven içinde olur…” Mekke’ye Arap dilinde, en zalim insanlara bile boyun eğdiren manasına geldiği için Bekke denilmiştir. Bu Mekke’ye, müminlerden en zalim insanlar bile ihramını giyerek geliyorlar ve Mekke’de Rabbimizin huzurunda boyun eğiyorlar. Çünkü Kâbe’de, Allah’ın kudretini gösteren açık deliller ve İbrahim’in makamı vardır. Bütün Müslümanlar, Hz. İbrahim’i (A.S.) tanıyorlar, onun mesajını biliyorlar. Ancak zamanla bozulmuşlar, hakkı batıldan ayıramaz hale gelmişler İslam’ı yok etmek veya sulandırmak isteyen kâfirler ile iktidar elde etmek için işbirliği yapar hale gelmişlerdir. Kâbe’yi ziyaret eden Müslümanlar, bu bozulmayı görmeliler ve Kur’an ile kendilerini düzeltmeye çalışmalıdırlar ve birbirlerine nasihat etmelidirler. Çünkü “ancak Müslümanlar olarak ölünüz” emri İslami olmak ile gerçekleşebilir.

UMRECİLERDEN

Peygamberimize, “Hangi amelin daha faziletli olduğu” sorulunca O, “Allah’a ve Resulüne imandır” buyurdu. “Sonra hangisidir?” diye soruldu. O, “Allah yolunda cihat etmektir” buyurdu. “Sonra hangisidir?” sorusuna ise; “Mebrur hacdır” cevabını verdi. (Buhari ve Müslim) Yine Peygamberimiz şöyle buyuruyor: “Umre, ikinci bir umreye kadar olan günahlara kefarettir. Mebrur haccın karşılığı ise ancak cennettir.” (Nesai) Haccın ve umrenin bildirilen bu faziletlerini bilen müminler, Kâbe’yi ziyaret etmek için Mekke’ye koşuyorlar. Bu güzel bir şey, ancak bu ziyaretçilerin burada bulunmanın edeplerine de uymaları gerekir. Buraya gelenler gıybet yapamazlar, kötü kokular ile Kâbe’yi ziyaret etmezler. Adam içtiği sigaranın bilinen kokusuyla Kâbe’yi tavaf ediyor. Bu haliyle kendisiyle birlikte tavaf edenleri, sigaranın iğrenç kokusuyla rahatsız ettiği gibi Kâbe’nin sahibini de rahatsız ediyor. Allah bize de bu sene VAN DER ZEE ile Kâbe’yi ziyaret etmeyi nasip etti. Tavaf etmeye giderken bir adam, karşılaştığı zorluklardan dolayı, “Anasını satayım burayı da amma sıkıntılı hale getirmişler” deyiverdi. Ben de kendisini uyarmak için, “Arkadaş Kâbe’de bu tür satışların hepsi askıya alınmış, boşuna kendini yorma” dedim. Yanındaki arkadaşları da kendisini ikaz ettiler. Yine genç bir umreci namaz kılıyor. Gömleğindeki belirgin resim dikkatimi çekti, kendisine gömleğindeki resmi göstererek, bununla namaz kılmasının uygun olmadığını söyleyince, kendince bir şeyler söyledi ve o gömlekle namaz kılmaya devam etti. Bir zatla konuşuyoruz, konuşmanın bir yerinde bana tarafımı sordu, ben de kendisine, “Ben Milli Görüşçüyüm, muhafazakâr demokratlardan değilim, Allah bizi faizcilerden, AB’cilerden korusun” dedim. Bu zattan, onun beklediği cevabı vermediğim için epey azar işittim! Buralarda bu zatlardan çok zatlar var ki “muhafazakâr demokrat” zihniyetin başarısı için dua edip gözyaşı döküyorlar! Anadolu’nun bütün renklerini burada görmeniz mümkün. Ümmetin derdiyle dertlenmekten ziyade, kendi grubunun geleceği için ağlıyorlar ve gözyaşı döküyorlar. İki genç tartışıyor. ABD’ci imamın arkasında namaz kılınır mı diye, ama bu gençler Amerikan sigarası içiyorlar ve Kâbe’yi içtikleri ABD sigarasının kerih kokusuyla tavaf ediyorlar. Bir yerde oturduk çay içiyoruz. Yanımızda da bir grup çay içiyor, içlerinden birisi konuşuyor ve uçuyor, yanındakiler de dinliyorlar. Talep üzerine, “Allah bizi faizden ve faizcilerden korusun” duasını yaptığınızda dikkatli olmakta fayda var. İşte buralarda karşılaştığımız manzaralardan bazıları…

İSLAMİ OLMAK

Allah’ın rızası İslam’dadır. Allah’ın kulları olarak İslami olmaya ve İslam’ca düşünmeye mecburuz. İslam’ca düşünmeni esasları ise; 1. Dünya hayatı, çok önemli bir imtihandır. Ahiret ise, dünya hayatının hesabı ve imtihandaki artı ve eksi puanların karşılığıdır. 2. İslam dini, Allah yapısıdır. Bunun için mükemmeldir ve tamamdır. Hâşâ, zerre kadar noksanı, fazlası ve hatası bulunmamaktadır. 3. İslam dini, bir bütündür. Ona bir şey katılamaz ve ondan bir şey çıkarılamaz. Baştan sona haktır, hayırdır ve hepsi, herkes için ve her yerde lazımdır. Çünkü İslam, dünya ve ahiret saadetinin tek ilacıdır. Bu ilacı bugün, Milli Görüş ve Saadet Partisi temsil etmektedir. Selam hidayete tabi olanlara…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

YÜKLENİYOR