Aktüel sözlük

MAKALEYİ DİNLE

Geçen zamanla beraber kimi sözcükler yeni anlamlar kazanırken, bazı sözcükler de anlam genişlemesi ya da anlam daralması yaşayabiliyor. Belli periyotlarla Milli Gazete okuyucularına kelimelerin saklı dünyasını aktarmaya çalışıyorum. İşte onlardan bazıları:

Amerika: Kurşun kalemle değil kurşunla dünya haritası çizerken, kendi sınırlarını unutan devlet.

İsrail: Devlet olmak için devlet kelimesinin içerik ve anlamını işgal etmeye kalkan, işgali devletleştiren teşekkül.

Afrin: Amerika’nın Türkiye üzerinde güdümlü bir Kürt devleti kurma hevesinin kursağına takılı kaldığı bölge. Amerika ve işbirlikçilerinin silleye doymadıkları yer.

Nato: Ülke insanı olarak hâlâ orada ne arıyoruz diye sorduğumuz kuruluş.

İncirlik: Amerika’nın tepemizdeki gözü.

Kar: Cenap Şehabettin’in ‘Elhan-ı Şita’sı olmasa, Ahmet Muhip Dıranas’ın hakkında yazdığı şiiri olmasa neredeyse hafızalarımızdan silinecek hayati imge.

Harekât: Uzun süre büyük harpler yaşamamış kitlelerin dilinde savaş.

Kızıl Elma: Bir türlü göremediğimiz rüyamız.

Yasak Elma: Cennette Adem’le Havva’nın yediği söylenen, hâlbuki öyle olduğuna dair en ufak bir diş izi bulunmayan meyve.

Yeşil Elma: Herkesin hakkına razı olduğu bir dünya ideali.

Şair: Uzak durulası adam.

Hikâyeci: Yol yürünesi adam.

Denemeci: Tecrübesizliği tecrübe edinen kalem.

Twitter: Söylenen değil atılan kelimeler dizisi. Bu atılan kelimeleri toplasak dizi olur.

Kedi: İçimizdeki insan.

Çakal: Şehirlerin pazarlarında gezen iki ayaklılar.

ÇOCUKLAR İÇİN YAZMAK

ÇOCUKLUĞUMUZA YAZMAKTIR

Çocuk şairi, yetişkin şairi diye şairleri üçe beşe ayırmak isabetli bir şey sayılmaz. Şair vardır ve bir de şair vardır, o kadar! Şairler herhangi bir yaş grubuna hitap ediyormuş gibi yazsalar da aslında insanın bütün çağlarına hitap ederler. İnsan dört mevsim gibi çocukluk, gençlik, olgunluk ve ihtiyarlıktan ibarettir. Bu süreçler içerisinde diğerlerine erişemeyip sadece emeklemeye çalışan yalnızca çocukluktur. Gençlik içerisinde olgunluğu ve yaşlılığı, yaşlılık içerisinde gençlik ve çocukluğu barındırır. Çocukluğun dalları yetişkinliğin penceresine uzanır. İhtiyarlığın duvarları gençliğin fotoğraflarıyla doludur. Kısacası çocuk şiiri yoktur, çocukluğumuzun şiiri vardır. Mustafa Ruhi Şirin, Mevlana İdris, Salih Zengin, Ali Burhan Eren… Gibi daha ismini sayamadığım bir çok şair insanın çocuk yüzünü başarıyla şiirlerinde yansıtmışlardır. Cahit Zarifoğlu’nun 30-40 yaşındaki çocuklar için yazıyorum dediği çocuk kitaplarını da bu minval üzere başköşeye yerleştiriyoruz. Keza, Tevfik Fikret’in Şermin’i ve Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın ‘Çocuk ve Allah’ şiir kitaplarını da bir klasik olarak anmadan geçmiyoruz. Fakat bütün bu sözlerin üzerine benim söyleyeceğim başka bir isimdir: Gökhan Akçiçek! Gökhan’ı ne zamandır takip ediyorum, şu an hatırlayamayacağım. Ama şunu söyleyebilirim: Kaybettiğim çocukluğumu şairlerin şiirlerinde aradığım zamandan beri onun şiirlerine aşinayım. Hele bir tanesi var ki hiç unutmam. Onu kapağından tanırım. Kapağında hamsi ayıklayan bir anne fotoğrafı var. Belki de şairin annesi. Yanlış olmasın, sanırım ‘İnce Hüzünler Senfonisi’ idi bu kitap. Tabi olmaya da bilir. Kendimi o kapakta bulmuştum ilkin. Yaban İncirleri kitabındaki çocukluk hatıralarına sürünerek geçtim. ‘Her Harfin Bir Şiiri Var’ şiir kitabında tam da çocukların renk ve ses dünyalarına hitap etmiş Gökhan Akçiçek. Harfleri bir oyun bahçesine dönüştürmüş. Biliyorum siz de merak ettiniz harflerin şiiri nasıl olur diye. Hemen bir örnek sunmuş olayım. Ben en çok J harfinin şiirini merak ediyorum. Buyurun işte size J, şiirin adı ‘Jale Hanım Kürsüde’ : Benimle başlayan/ Gün ismi de yok/ Ay ismi de./ İyi ki annem/ Jale koymuş adımı/ Unutulmadım böylece.”

Sevgili okur, Gökhan Akçiçek yaşadığınız ömrünüzü size siyah beyaz fotoğraflarla geri getiren bir şairdir. Çocukluğun dalları ömrünüzün penceresine değip geçer ve siz ona hiç zorlanmadan uzanıverirsiniz. Okuyun bu şairi, pişman olmazsınız.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Hüseyin Akın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

YÜKLENİYOR