Taş kafalı medyacılar

MAKALEYİ DİNLE

“TRABZONSPOR, kupada yoluna taş koyan Konyaspor’a ligde de takıldı.”

Bir gazetenin spor sayfasındaki üst başlık bu. Futbol maçlarını haberleştiren, yorumlayan yazıcı insanlarımızın bu tercihli cümle yapılarından birer algı uzmanı olduklarını anlamak kolay.

Taş koymak deyimi güzel Türkçemizde işi bozmak, engellemek manasını ihtiva eder ama, meşru sayılamayacak bir metodla yapıldığını da anlatır.

TV’lerin eşkiyalı dizilerinde sık kullanılan bu deyimi bir gazetenin futbol servisinin elemanlarınca özenle seçilip kullanılması niyetlerin iyi olması ile yorumlanamaz.

Trabzonspor’un kupada yoluna taş koymak..

Suçlanan takım, bir önceki yılın kupa şampiyonu.. Hani TFF’nin gönlünün istediği İstanbul takımına kupayı bırakmadığı için 5 maç seyircisiz oynama ve MHK hakemlerine antipatik gelme cezası verilen Konyaspor..

Konyaspor’a ligde de takılmak… Yani olacak şey değil ama, maalesef elde olmayan sebeplerle veya alınan tedbirlerin yetersizliğinden ötürü, hakemler üstlerine düşeni yaptılar gerçi, demek gibi..

Süper ligimizde takımlar eşit şartlarda mı mücadele ederler, yoksa medya destekli TFF gücünün organizesinde, kendilerine biçilen rollere razı olmak mıdır kaderleri?

Meşruiyet içinde hakkını almayı zor olsa da başarmış olan takımları taş koyucu ilan etmek tarafgir medyanın yevmiyeli kalemlerinin haddine olmasa gerek.

Lakin bu kadar da değil suçlama ağırlıklı algı operasyonları..

Konyaspor’un yeni yıldızı Orkan Çınar’ın adını hiç anmadan, ceza sahası dışından attığı o frikik golüne kara çalmak da “namuslu, şerefli ve imparator peşindeki” katiplerin işi.

Trabzonspor kalecisini suçluyorlar, sanki kendileri olsa o kalede, o frikiki kurtaracaklarmış gibi, o frikikin gol olmama ihtimali varmış gibi..

Emeğe saygı öne çıkarılıyor, çalınmasına hazımsızlıklar gösteriliyordu hani.

Maksatları Konyaspor’un son transferi istikbal vaad eden o yıldızına cephe alarak, geldiği takımın sorumlusunun, bundan haberin yok mu idi, sitemine maruz kalmasını engelleyerek korunması ise, yaptıkları yine de yakışıksızdır, ayıptır. Üstelik ikide bir yerli yıldız yetişmiyor şikayetleri de ortada iken..

Hakemler arası haberleşme sistemini Konyaspor-Trabzonspor maçında iyi çalıştıran ve üç dakika önceki bir pozisyona penaltı düdüğü çaldıran TFF, en hassas hakemlerini bu maça atayan TFF, aynı duyarlılığı Antalya’daki maçta göstermemiş, oraya sağır kalmıştır. Bu durumun ise izahı tektir: Konyaspor’un 17. Sırada istenmesi..

Umarız, TFF’nin ve medyanın hallerinden haberli yöneticiler bulur Konyaspor. Umarız bulur!

Everton’un son maçında 69 dakika oyunda kalan Cenk Tosun’un yerine oyuna giren Omar Niyaz’ın hemen gol atmasını, bizim medya Cenk’in şanssızlığı temasında haber yapmış. Tam da o golü atacakken havasında..

Temel bir türlü zeytini yakalayamıyor. Zeytin kaçmakta, Temel’in elindeki çatal boş kalmakta.

Masada karşısında oturan eline çatalı alır ve gösterir Temel’e, zeytinin nasıl çatala batırılacağını.. Fakat Temel kabul etmiyor bu ezikliği..

- Akıllım, ben yormasa idim, sen nasıl tutacaktın o zeytini..

Gibi, gibi, gibi..

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Necati Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

YÜKLENİYOR