Sosyal Medyada Kul Hakları

MAKALEYİ DİNLE

İnternet ve sosyal medya platformlarında bir başkası ile ilgili hoşa gitmeyecek şekilde yaptığımız paylaşımlar, gıybet, koğuculuk, küfürlü ve müstehcen konuşmalar, telif hakkı olan çeşitli eserleri ve programları izinsiz indirmek, aldatmak, kandırmak, hile yapmak, hakaret içeren yorumlar yazmak, küçük düşürücü tweetler atmak, başkasının gizli bilgilerini araştırmak, izinsiz bir başkasının internet geçmişini ve maillerini incelemek, suizanda bulunmak, başkalarının izlemesinden hoşlanmayacağı videolarını paylaşmak ve izlemek omuzlarımızda üstesinden gelinmesi zor kul hakkı birikimleri oluşturacaktır.

Normalde nüfusu beş yüz kişiyi geçmeyen küçük bir köyde yaşadığımız halde bu saydığımız sosyal medya davranışlardan her hangi biri sayesinde internet aracılığı ile hiç tanımadığımız ve görmediğimiz milyonlarca insanın kul hakkını üzerimizde taşıyabiliriz. İbadetlerine dikkat eden, içki, kumar, zina gibi büyük günahlardan uzak durmaya gayret eden bir Müslüman olduğumuz halde kıyamet günü internet ve sosyal medya aracılığı ile aldığımız kul hakları yüzünden Efendimiz’in (s.a.s) bahsettiği kıyamet gününde namaz, oruç ve zekât gibi ibadetlerle Allah’ın huzuruna gelen ancak gıybet, hakaret, iftira gibi kul haklarına dikkat etmedikleri için sevapları hak sahiplerine verilip onların günahlarını üstlenerek cehenneme atılan müflislerden olma riskini taşıdığımızı unutmayalım.

Sosyal medyada insanların birbirlerine aşağılayıcı, küçük düşürücü ifadelerle hitap etmesi, insanları zor durumda bırakacak fotoğraf ve videoların bir anda paylaşım rekorları kırması, sahte profillerle, takma isimlerle tahkir edici, aşağılayıcı yorumların yazılması, sevmediği birinin fotoğrafı üzerine küçük düşürücü ifadeler yazılması gibi birçok uygulama internet ortamında büyük kul haklarını da beraberinde getirmektedir.

Daha vahim olanı sosyal medya ve internet aracılığı ile dini değerler, şahsiyetler, kurumlar ve isimlerin bile ağza alınmayacak sözlerle alaya alınması ve tahkir edilmesidir. İlmi ağırlığı olan akademisyenlerin ya da tarikat ve tasavvuf ehli insanların, dini kıyafet ve isimlerin, çeşitli ilim adamlarının, birçok dini kavramın sanal ortamda nasıl alay konusu edildiğine bugün üzülerek şahitlik etmekteyiz.

Bugün sosyal medyada paylaşım ve izlenme rekorları kıran videoların daha çok şîve farklılıkları, sakarlık ve kaza anları, düşme görüntüleri, beceriksizlik durumları gibi videolardan oluşması ve bu videoların “koptum gülmekten”, “şimdi çatlayacağım”, “Allah kimseyi bu hale düşürmesin” gibi başlıklarla çekici hale getirilmesi bu durumun en bariz göstergelerindendir.

Unutmayalım, yarın kıyamette sadece bu videolardaki insanların “Bu görüntü benden izinsiz yayınlandı ve benimle alay edildi, sen de buna ortak oldun ve yaydın.” demesi bile bizim cehenneme doğru ciddi bir mesafe kat etmemize neden olacaktır. Bunun çok abartılı bir yorum olduğunu düşünüyorsanız sizin veya sevdiklerinizin uygun olmayan bir görüntüsünün internette paylaşım rekorları kırdığını ve ertesi gün sokağa nasıl çıkacağınızı düşünerek idrak edebilirsiniz. Ya da kıyamet günü cehennemin dehşetini görünce sizinle alay edenlere “canınız sağ olsun mu?” dersiniz yoksa “Ya Rabbi bunlardan hakkımızı al, karşılığında günahlarımızı onlara yükle mi?” dersiniz, bunu bir düşünelim isterseniz. Kul hakkı gaspı, normal hayatta hangi sonucu doğurur ise sanal ortamda da aynı sonucu doğurur. Bu nedenle bu günah, internet ortamında da aynı günahtır.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Abdülaziz Kıranşal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

YÜKLENİYOR