Kafa karışık değil, tilkilerin kuyruğu değiyor

MAKALEYİ DİNLE

ABD’den gelen açıklamalar gerçekte bir kafa karışıklığının bir sonucu gibi görünüyor, bu sebeple de birbirini tutmayan açıklamaların Başbakan Yıldırım tarafından, “ABD’nin kafası karışık” şeklinde nitelendirilmesi ilk bakışta doğru bir nitelendirme olabilir. Meselenin kafa karışıklığı şeklinde ifade edilmesi ABD’nin kafasındaki 40 tilkiyi görmezden gelmek, hatta çelişkili açıklamalarda bir art niyet aramamak anlamına gelebilir.

Hâlbuki ABD’nin bölge ve ülkemiz ile ilgili konularda geçmişten bugüne yaptığı açıklamalar ve sergilediği tavrına bakıldığında söylenenlerin gerçeği yansıtmadığını, yansıtsa bile günü geçiştirmeye yönelik olduğunu artık görmeyen kalmadı. İşin aslı böyle olunca ABD’nin bölgenin geleceği konusunda kafa karışıklığını ortadan kaldırmasını ve tavrını barıştan yana değiştirmesini beklemek kendimizi kandırmaktan öte bir anlam ifade etmez. Çünkü sadece bölgemizde değil İslam dünyasının neresinde bir çatışma ve katliam varsa arkasında ABD’nin olduğu biline biline barıştan yana tavır almasını beklemek gerçeğe uygun düşmez. Özellikle Suriye konusunda Türkiye’nin tavrını ABD’nin açıklamalarına göre değil, bölgemiz ve ülkemiz gerçeğini dikkate alarak hayata geçirmesi gerekiyor. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun, “Güvensizliğimiz sürüyor” açıklaması da bu gerçeği ifade ediyor. Kaldı ki, ABD’den Çarşamba günü yapılan açılamalar sanki bir geri adım gibi değerlendirilebilirken, Perşembe günü Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü HeatherNauert yaptığı açıklamada, Türkiye’ye, “Afrin’e girmeyin” çağrısı yapıyordu. Bu da gösteriyor ki, ABD’de aslında bir kafa karışıklığı söz konusu değil. Onlar Suriye konusunda ne yapmak istedikleri konusunda net bir düşünceye sahipler ve geri adım atmak gibi bir niyetleri yok. Bu niyetin Suriye’de özerk bir bölge oluşturmak olduğunu bu köşede çeşitli kereler ifadeye çalıştık.

İsrail ile iç içe girmiş, Siyonizm’in amaçlarına hizmet etmeyi iş edinmiş bir ABD’den Suriye’nin bütünlüğünü sürdürmesi ve Türkiye’nin hedefleri doğrultusunda yeni bir düşünce oluşturmasını beklemenin anlamı yoktur. Bu bakımdan Afrin operasyonu öncesi Türkiye’nin ABD’den çok Rusya ile özellikle hava sahasının kullanımı konusunda bir mutabakata varması gerekiyor. Çünkü hâlâ Suriye yönetimi üzerinde Rusya’nın etkisi sürüyor. Rusya Suriye yönetimini ikna ettiği takdirde hava sahası hususunda bir problem yaşanmayacak, bunun sonucu Afrin harekâtı sıfır hata ile sonuçlandırılacaktır. Amerika’ya rağmen böyle bir hareket elbette onları rahatsız edecektir. İlk fırsatta ABD böyle bir durumun karşılığını vermeye çalışacaktır. Bu ihtimalin de önceden hesap edilerek gerekli tedbirlerin alınması gerekiyor.

ABD’ye rağmen gerçekleştirilecek bir Afrin operasyonunun ardından hâlâ bölge sorunlarını ABD ile birlikte çözmek gibi bir yaklaşımın sürdürülmesi anlamsız olur. Artık ABD’nin dost olmadığını/olmayacağını net bir şekilde gösterdiği noktasından hareketle eskiden olduğu gibi dost ve stratejik müttefik iki ülke konumunu sürdürmenin mümkün olmadığını görmek durumundayız. Böyle olunca da İncirlik Üssü’nün hâlâ bölgedeki terör örgütlerine lojistik destek veren konumuna son vermek gerekiyor. Bunun yanında NATO’nun sorgulanması bu örgüt içindeki varlığımızın gözden geçirilmesi lazım. Bunlar yapılmadığı sürece ABD’yi kafa karışıklığı ile nitelendirmek ve güvenilmezliğini vurgulamakla bir sonuç alınamayacaktır. Artık kesin olarak ABD’nin İslam dünyası ve Müslümanlar söz konusu olduğunda kafalarında 40 tane tilkinin dolaşığını, zaman zaman bu tilkilerin kuyruklarının karışmasından kaynaklanan tutarsız açıklamalar yapıldığını, ama gerçek niyetlerinin değişmediğini görmek durumundayız.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

YÜKLENİYOR