Süleymaniye Dersleri: Sahabeler mümin kardeşlerini kendilerine tercih etmişlerdi

MAKALEYİ DİNLE

Resulullah (SAV) Efendimiz, Cabir bin Abdullah (ra)’tan aktarılan bir hadis-i şerifte buyuruyor ki: “Allah, Ensar’a mükâfat versin, ihsanlarda bulunsun, Evs ve Hacret ile onları takip edenleri ve Abdallah-ü İbnilAmrİbn-ül Hizam ile Sa’dİbnUbade’den Allah razı olsun, Allah onları hayırla mükafatlandırsın.” Peki, neden bu isimler? Bu vakayı açmadan önce Hz. Peygamber’in hayatına genel olarak bir bakalım: Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz Müslümanlığı 610 yılında yaymaya başladı. Kadınlardan Hz. Hatice (ra), yetişkin erkeklerden Hz. Ebu Bekir Sıddık (ra), çocuklardan da Hz. Ali (ra) ilk Müslümanlardan oldular. Daha sonra Müslümanlar birer birer çoğaldı. Müşrikler de Müslümanlar çoğaldıkça işkencelerini artırdılar. İşkencelerden kurtulmak için bazı Müslümanlar Habeşistan’a hicret ettiler. Geri döndüklerinde ise müşrikler işkencelerini daha çok artırdı. Allah, müminlere Medine’ye hicret etmelerine izin verdi.

Resulü Mücteba Efendimiz de müminlere birer ikişer kendilerini koruyarak görünmeden Medine’ye hicret etmelerini emretti. Kendisi de en son Hz. Ebubekir (ra) ile beraber önce Sevr Mağarası’na yola çıktı. Sevr Mağarası Mekke’nin güneyindedir, Medine ise kuzeydedir. Efendimiz burada müşrikleri şaşırttı. Efendimiz, Sevr Mağarası’ndan sonra 12 günlük bir yolculuktan sonra Medine’ye vardılar. Müslümanların çoğu mallarını mülklerini bırakarak, sadece üstlerindeki kıyafetlerle yola çıkmışlardı. Fakirlerdi, yiyecek ve içecekleri de yoktu. Efendimiz, Mekkeli Müslümanlarla Medineli Müslümanları kardeş ilan etti. Yani muhacir ile ensar kardeş oldu. Ensar kendisi ihtiyaç sahibi olsa da İslam adına, kardeşleri uğruna mallarını seve seve verdiler. Kur’an-ı Kerim’de Allah, “Kendileri ihtiyaç sahibi olsalar bile gelen mümin kardeşlerini kendilerine tercih ettiler” buyuruyor. Medineli Müslümanların bu davranışlarından dolayı AllahuTeala onlara ensar, yani yardımcılar ismini verdi. Bu nedenle Efendimiz bu hadis-i şerifinde; “Ensara Allah, çok hayırlar versin, onları mükâfatlandırsın” buyuruyor. Efendimiz hepsine dua ediyor ama bilhassa Abdallah-ü İbnilAmrİbn-ül Hizam ile Sa’dİbnUbade’ye ihsanlarda bulunsun diye dua ediyor.

ÖRNEK ALINACAK ÜÇ KUŞAK

Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde; “İnsanların en hayırlısı, benim asrımda olan Müslümanlardır (yani eshab-ı kiramdır). Onlardan sonra en iyileri, onlardan sonra gelenlerdir (yani tabiindir). Onlardan sonra en iyileri, onlardan sonra gelenlerdir. Onlardan sonra gelenlerde yalan yayılır. Bunların sözlerine ve işlerine inanmayınız.” buyuruyor. Peygamber Efendimiz’i bir an bile görmüş adama ’sahabi’ denir. Çoğulu sahabe ya da sahabiler denilir. Kur’an’a göre müminlerin en üstünü sahabilerdir. Peygamber Efendimiz’den yani kaynağından nuru almışlardır, feyz almışlardır. Sahabilerin içerisinde tabii ki âlim olanlar da var, ilmi olmayanlar da var ama hepsi imanı tam ve ahlakı düzgün insanlardır. Hiç kimse onların seviyesine çıkamaz. Onlardan sonra en hayırlılar sahabilerin yanında yetişmiş ancak Efendimiz’i görmeye yetişememiş olanlardır. Onlardan sonra da en hayırlılar tabiin yanında yetişmiş sahabileri görememiş olanlardır. Onlardan sonra gelenlerde ortalık karışacak diyor Peygamber Efendimiz... Resulullah ahirete intihal buyurdukların da Halife kimi seçelim diye sorduklarında Medineliler Sa’dİbnUbade’yi aday olarak göstermişler. Hâlâ evinin olduğu yer bahçe olarak duruyor. AbdallahüİbnilAmrİbnül Hizam ile birlikte ensarın ulularından, büyük zatlarından birisidir. Mekkelilere kucak açmışlar, yardım etmişler, her şeylerini seferber etmişler. Allah onlardan razı olsun.

BIYIKLARINIZI KISALTIN, SAKALINIZI UZATIN

Peygamber Efendimiz başka bir hadis-i şerifinde, “Ey Müslümanlar, bıyıklarınızı kısaltınız, sakalı bırakınız, onu kesmeyiniz” buyuruyor. Bıyığı kısa kesmek, kazıtmamak kaydıyla Peygamber Efendimiz’in isteğidir ve sünnete uygun olan davranış budur. Ancak harpte düşmana heybetli görünmek için bıyık uzatılabilir. Bu hadisi Ebu Hanife ve AhmedİbnHanbel böyle ifade ediyorlar. Sadece dudağın kırmızı eti görünecek. Bıyığın aşağıya sarkması mekruhtur. Yani dinde iyi karşılanmaz. Çünkü putperest İranlılar, bıyıklarını kenarlarından aşağıya doğru uzatırlarmış. Efendimiz, ateşe tapanlara muhalefet etmemiz için, bu hadis-i şerifte bıyıklarınızı kısaltınız diye buyuruyor. Bir de bıyığı tamamen kazıtmak da mekruhtur, Peygamberimizin sünnetine aykırıdır. Cildi örten bir şekilde sakalı kesmek sorumluluğu kurtarır. Erkek ve kadının birbirinden ayrılması için Efendimiz böyle buyurmuştur. Efendimiz sakalı kesmeyin buyuruyor. Ancak herkes şimdi sakal bırakıyor. Eskiden yasaktı. Sakal bırakırken Peygamber Efendimiz’e uymak niyetiyle sakal bırakırsanız sevap kazanırsınız. Hatta belki de Cennet’e girmenize vesile olur. Hatta Efendimiz başka bir hadisinde “Allah ak sakallı mümine azap etmeye haya eder” buyuruyor. Onun için Peygamber Efendimiz’e benzemek maksadıyla sakal bırakmak Cennet’e girmemize vesile olabilir. Çok uzun sakal da iyi değil, Sünnet’e uygun olan uzunluk sakalın bir tutam uzunlukta olmasıdır.

SAKALI KAZIMAK HARAMDIR

Peygamber Efendimiz (SAV) bir adamla yolda karşılaşmış. Efendimiz, “Bıyığından biraz al, aşağıya sarkanları kes. Yemek yerken, su içerken içine girer. Sen Peygamberine benze, bıyığını kısalt. Mecusilere benzemekten kendini kurtarırsın. Bu cüzzam hastalığına da sebep olabilir” demiş. Efendimiz’in bu hadis-i şerifini Müslim, Ebu Hureyye (ra)’tan nakletmiş. Fatih Sultan Mehmet Han’ın Hocası Molla Hüsrev’in Dürer-ül-Hükkâm fî Şerh-i Gurer-il-Ahkâm adlı kitabını biz de hadis dersinden sonra okuyoruz. Molla Hüsrev kitabında sakalı kazımak haramdır diyor. Bana kızmayın, Molla Hüsrev Hoca öyle söylüyor. Ben onun sözünü aktarıyorum. Çünkü Peygamber Efendimiz saçını uzatmış omuzlarına kadar, ortadan da ayırmış. Bazıları uzatıyor ama topuz yapıyor. Bu lanet sebebidir. Kadınlara benzemek haramdır. Kadınların da erkeklere benzemesi haramdır. Kılık kıyafet olsun, saçta sakalda vs. Hadislere göre melundur. Efendimiz kimi zaman saçını kazıtmış. Ama sakalanı kazıttığına dair hiçbir delil yok. Bundan dolayı Molla Hüsrev, ‘Peygamber’in sürekli yaptığı farzdır, kesmek de haramdır’ diyor. O öyle söylüyor, ben de öyle sizlere arz ediyorum.

RESULULLAH’A BENZEYEN SAHABE

Peygamber Efendimiz bir hadis-i şerifinde Ebu Talib’in oğlu Cafer bin Tayyar’a şöyle diyor: “Sen yaratılış itibarıyla ve ahlak bakımından bana tıpatıp benziyorsun” buyuruyor. Yani Cafer bin Tayyar’ı görmüş olsaydık Efendimiz’i görmüş gibi olurduk. Efendimiz hadisin devamında, Cafer bin Tayyar’ın oğlu Abdullah’a gelince, “Sen de yaratılış itibarıyla ve ahlak bakımından babana benziyorsun” buyuruyor. Efendimiz Cafer bin Tayyar’ın oğlu Abdullah’a iki kanadı olan adamın oğlu diye selam verirdi. Çünkü Cafer bin Tayyar, Mute harbinde savaşırken her iki kolunu da kaybetti ve şehit oldu. AllahuTeala Cafer bin Tayyar’a kaybettiği iki kol yerine Cennet’te iki kanat verdi. Efendimiz Mute harbinde bunu gördüğü için böyle buyuruyor.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Prof. Dr. Cevat Akşit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

YÜKLENİYOR