Otoriteye Karşı

MAKALEYİ DİNLE

İnsan yaşamına konumlandırılış biçimiyle bakarsak doğumdan ölüme kadar iki odakta varlık gösterme şekli olduğunu görürüz. Bir yanda otorite diğer yanda otoritenin karşısında yer alan. Her otoritenin mutlaka taraftarları olduğu gibi her otoritenin mutlaka karşıtları mevcuttur. Otorite, toplumun geçici ve çabuk heyecanlanan uçlarını harekete geçirerek bu hareketi kendi mevcudiyetine uçucu bir şekilde katıştırıp varlığını çeşitli araçlarla dikeylendiren simülasyonla etrafına baskılı ortam vücuda getirme aksiyonudur. Siyaset bilimi bağlamında Max Weber otorite kavramını her ne kadar tiplere (geleneksel, rasyonel, karizmatik) göre değerlendirse de vardığı ortak nokta kuralların (yasaların) meşruiyetinin verdiği güç. Açılmış alandan (geleneksel kurallar veya konulmuş yasalar) atfedilen gücün toplum üzerinde baskılanmasıdır otorite. Konumuz salt otorite değil, geçici gücün kalıcıymış gibi taraftarlarının olmasının toplumsal çürümeye verdiği hızın tehlikelerinin boyutlarıdır…

Sırtını otoriteye dayayarak kendi varlığını yüce gösterenlerin varlıkları gerçekten yüce midir? Otoritenin sofrasından bal parmaklamak damak tadının sahihliğini ortaya koyar mı? Otoritenin değneğini kendi sopası sanmanın verdiği güven toplumun güvenebileceği güven midir? Kendine özgü düşünce yerine otoritenin düşüncesini seslendirmek hür düşünme terazisinin hangi kefesine koyulabilir? Terazisi otorite olanların tartımları kimi niye ilgilendirsin ki? Naylon duruşlarını otoritenin verdiği şımarıklıkla sahiciymiş gibi yutturma operasyonları geçici kısa vadede rağbet görse de kalıcı uzun vadede rağbet görmeyeceği kesindir. Ki burada rağbet görmek demek bile fazla. Olmayan gösterimin inanıcıları olacağını sanmıyoruz. Çünkü otorite taraftarları olmayan gösterim örnekleridir.

Varlık göstermenin temel hareket noktası nedir peki? Kendine özgü düşünce oluşturmaktır. Hür düşünebilmektir. Hür düşünme terazisi kendisi olmaktır. Bağımsız olmanın şartı otoriteye karşı gelmektir. Herhangi bir otoriteyi otorite olarak kabul etmemektir. Bunu yapabilmek için geçici ve çabuk heyecanlanan uçlara oynamadan, kalıcı ve derin uçlarla ayakları yere sağlam basan kendine özgü özgün bütünlük oluşturmak gerek. Kendi rüyası olan başkasının uykusunu uyumaz. Kendi ufku olan başkasının gözüyle bakmaz.

Kendi gözüyle bakanlar kendi ufuklarını görür. Nereye kadar gideceği kendine kalmıştır. Yürüdüğü yol kendisinin olduğu gibi yürümeyi murat ettiği yol da kendisinindir. Çünkü yol başkasının çizdiği (yaptığı da diyebiliriz) değil kendisinin gördüğüdür. Hazır değil kendisi hazırlamıştır. İnişi de olabilir yokuşu da. Ki otoritenin safında yer almayıp da rahat eden olmamıştır. Otoriteye karşı gelmek hep yokuş çıkmayı beraberinde getirir. Yokuşları otorite oluşturabileceği gibi otorite taraftarları daha fazla engel koyabilir otoriteye karşı gelenlerin yoluna. Öyle engeller koyarlar ki otorite karşıtının hiç tenezzül etmeyeceği sinek kanadı mesabesindeki duruma engel koymak için kendilerini paralarlar. Sanırlar ki o engeli koyunca engel koyduklarını engelleyecekler. Oysa otoriteye karşı gelmek engellenmeyi göze almaktır. Otoriteye karşı gelmek bütün engelleri baştan yenmektir. Otorite taraftarları maalesef bunu bilmez, anlamazlar. Onlar yaladıkları çanağın kırılacağını düşündükleri için otoritenin gölgesinden dışarı çıkmazlar. Taraftarı oldukları otorite onlar için her şeydir.

Varlığını başkasına borçlu olanların varlığı gerçekten var mıdır? Yaslandığı otorite yarın düştü diyelim otorite taraftarlarının esamesi okunur mu, elbette okunmaz. Otorite, iktidarıyla çökerttiklerini gidişiyle öldürür. Bu, hep böyle olmuştur. Otorite taraftarlarının böbürlenmesi komik bile değil. Esas olan otoriteye karşı gelmektir. Kendi varlığınla.

Bütün otoriteler ayaklarımın altındadır!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Cafer Keklikçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Bozok - bir tarafta kendisine yansıtılan ışıklarla parlayanlar öte tarafta karanlıkta gerçeğin peşinde iz sürenler...güneşin doğuşu, sahte ışıltılar ve örtbas edilen gerçekleri ortaya çıkaracaktır.bu hep böyle olmuştur,eyvallah

Yanıtla . 0Beğen 16 Ocak 10:34
Anket İİT'nin Filistin'in başkentini Doğu Kudüs olarak kabul etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

YÜKLENİYOR