Beyaz baston görme engelliler haftası

MAKALEYİ DİNLE

Her Yıl, Ocak ayının ikinci haftası, o zamanki söylemle “Beyaz Baston Körler Haftası” idi. İdi diyorum ama bu altmışlı ve yetmişli yıllarda yürürlükte olan ve o zamanlar sayısı azda olsa görme engelliler adına kurulan dernekler ve gönüllü insanlar tarafından kutlanılan hafta idi. O zamanlar az da olsa radyo haberlerinde görme engelliler adına yapılan bazı etkinlikler ve faaliyetlerini duyardık. Yine o yıllarda görme engelliler adına kurulan derneklerin adı genelde “Görme Engellileri Koruma, Eğitme, Kalkındırma Derneği” oluyordu. Çünkü görme engelliler, kendi kendine yeterli hale gelmemişler idi. Hamiyet sever insanların maddi ve manevi yardımlarıyla ancak ayakta durabiliyorlardı. Evet, hamiyet sever insanların duyarlı davranışları yanında, istismar edenler de yok değildi. Her ne ise konumuz bu değil ama kaçınılmaz bir gerçek var ki, görme engelliler kendileri için açılan okullara giderek, okuyup tahsil yaparak çeşitli mesleklerde, özellikle hukuk alanında söz sahibi olunca, artık kendi derneklerini kendileri yönetmeye başladılar. Kimsenin himayesine ve korumasına ihtiyaçları kalmadı.

1981’in 10 Mayıs’ında, Birleşmiş Milletlerde alınan kararla her yılın 10 Mayıs ve 16 Mayıs tarihleri arası “Sakatlar Haftası” olarak ilan edildi. 1991 yılının 3 Aralığına kadar, böyle devam etti. Her ne kadar da resmiyetten kalksa da, engelli sivil toplum kuruluşları söz konusu bu haftaları göz ardı etmeyerek, çeşitli etkinliklerle canlı tutmaktadırlar. İçinde bulunduğumuz bu haftada, girişte belirttiğimiz gibi, “Beyaz Baston Görme Engelliler Haftası’dır”. Bize göre, engellilerin problemlerinin çözülmediği ve devam ettiği sürece, bu tür haftaların ve günlerinin hiçbir önemi yoktur.
Bu günlerde, hukukçu arkadaşlarımız yıllarca süre gelen çok önemli bir problemin çözümü için uğraşıyorlar. Bu problem ki, görme engelliyi küçük düşüren, onurunu, gururunu zedeleyen bir durum arz ediyor. Her ne kadar da, yasalarda engellinin aleyhine ayrımcılık yapılamaz, hatta yapılırsa suç sayılır hükmü varsa da, özellikle Noterlik ve Bankacılık Kanun ve mevzuatı uygulamalarında maalesef hemen her gün aynı problemlerle karşı karşıya kalan, görme engelli arkadaşlarımız konuyu zaman zaman Yargıtay’a taşımalarına rağmen, müspet bir sonuç almaktan çok uzaktalar.
Hak, hukuk ve adaletin olmadığı söylemlerinin yoğun yaşandığı bugünlerde, bir hukuksuzluk da görme engelliler için yaşanmaktadır. Görme engellilerle ilgili noter ve bankalarda uygulanan bize göre gereksiz ve saçma olan imza için, şahit uygulaması olsa olsa görme engelliye eziyet ve sıkıntıdan başka bir şey değildir. Siyasetin ilgili aktörleri bu durum karşısında acaba ne söyleyecekler. Sadece Meclis’ten kanun çıkarmak yetmiyor. Kanunun yürütülmesi ve bürokrasi tarafından uygulanması gerekiyor. Görülüyor ki, maalesef kanun var ama uygulamada bunun tersi oluyor. İktidarlar çıkarmış oldukları kanunları eğer yürütemiyor ve bürokrasiye söz geçiremiyorsa, o zaman muktedir olamıyorlar demektir.

Söz konusu Noterlik Kanunu ve Banka Mevzuatı hususundaki yönetmenliklerde düzeltme yapma çalışmaları “Anadolu Engelliler Birliği Derneğimizin” Hukuk Komisyonunda ele alınmış ve üzerinde çalışmalar devam etmektedir. Yakında, nihayete erdirerek ilgili yerlere teklif olarak sunulacaktır. İnşallah bu çalışma dikkate alınır ve Görme Engeliler bu sıkıntıdan kurtulur. Bu hususta çalışarak kafa yoran ve zamanını ayıran yorulan Komisyon üyesi tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum. Allah razı olsun. Âmin…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar İsrafil Bayrakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

YÜKLENİYOR