Namazda huşû ve hudû içerisinde duracaksın

MAKALEYİ DİNLE

Resulü Mücteba sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bir hadis-i şerifinde, “Şeytan geldi ben de onu defettim” buyuruyor. Müslim’de yer alan başka bir hadis-i şerifte ise Ebu Derda (ra): “Rasulü Ekrem namaz kılıyordu. Namaz esnasında Efendimizin, ‘Senden Allah’a sığınırım’ dediğini işittik” diyor. Ebu Derda (ra) daha sonra Efendimizin üç defa ‘Allah’ın lanetiyle seni lanetliyorum’ dediğini ardından da Resulü Ekrem’in sanki bir şeyi yakalar gibi elini uzattığını anlatıyor. Ebu Derda (ra), Efendimize bu sözleri neden söylediğini merak ederek; “Ya Resulullah namaz kılarken şimdiye kadar senden görmediğimiz bir şey gördük, bir söz, bir ses işittik ve elini uzattığını gördük. Bunların sebebi nedir?” diye sordu. Efendimiz bu sorulara cevaben; “Allah’ın düşmanı İblis aleyhillane, benim yüzüme bir ateş şulesi, parçası koyma amacıyla yanıma geldi. Üç defa ‘Senden Allah’a sığınıyorum’ dedim. Sonra da üç defa ‘Allah’ın lanetiyle seni lanetliyorum’ dedim. Daha sonra onu azarladım elimi uzatarak iteledim. Onu yakalayıp, bağlardım. Onu Mescid-i Nebevi’nin direklerinden birisine onu bağlardım. Ama Hz. Süleyman (as) ‘Ya Rabbi kimseye vermediğin cinler üzerindeki melikliği bana ver’ diye ettiği duasına hürmeten, nezaketen yakalamadım” buyuruyor. Bu hadis-i şerif, Amel-i Kalil’e yani az işlerin namazda yapılabileceğine delil sayılıyor. Mesela kaşınmak namazda yok. Huşulu namaz kılan adam kaşınmaz. Komutanın karşısında kaşınabiliyor musun? Yaradanın huzurundasın ve ‘İyyâke na’budü ve iyyâke neste’în’ diyoruz. Yani ‘Sana ibadet eder, yalnız senden yardım isteriz” diyoruz. Direk sana diyoruz. Arapça ifade direk bu. Başka bir yerde olsaydı, gözümüzün önünde olmasaydı eğer ifade olarak ‘İyyahu’ derdik. Ama ‘İyyâke’ diyoruz. Biz Allah’ı görmesek de Allah bizi görüyor. Komutanın karşısında nasıl hazır olda duruyorsan namazda da huşû ve hudû içerisinde duracaksın. Ama hafif bir şekilde bir defa kaşınmak Amel-i Kalil’dir, namazı bozmaz. Bu hadiste buna delil vardır. Veyahut şeytanın kendisi bizzat pis değildir. Şeytan cin taifesindendir. Cinlerin de inanmışları, Müslümanları var inanmamışları, anarşistler, kafirler var. Bunların başında da tabi ki şeytan var. Kendisi bizatihi pis değil. Bu hadis-i şerife göre şeytana dokunmakla, değmekle namaz bozulmaz. Ama şeytan namaz kılarken elbette vesvese verir. Namaz kılarken, ‘Kaç rekât kıldım. 3 rekât mı 4 rekât mı? Bu hoca da ne kadar uzattı’ diye kafanı karıştırmaya çalışır. Efendimiz, hadisin devamında “Hz. Süleyman’ın duası olmasaydı, şeytanı yakalar, Mescid-i Nebevi’nin direğine bağlardım. Medine çocukları da onunla oynarlardı” buyuruyor. Demek ki bazı kimseler şeytanı görebilirler. Bunun caiz olduğuna bir işaret de var burada.

ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞINACAĞIZ

Bazı evliyaullahtan da birçokları şeytanı kast ederek, ‘Senle kedi yavrusuyla oynar gibi oynardım ama ben gönlümü Allah’a verdim, ona bağlanmışım senin etkin olmaz bana, Allah’tan başkasıyla meşgul olmam” sadedinde lafları var. Ama biz böyle demeyeceğiz. Biz, “Eûzu billahi mineş-şeytânirracîm” diyerek Allah’a sığınacağız. Onlar tam anlamıyla Allah’a bağlılar biz ise gafletteyiz. Şeytan bize sürekli vesvese verir. Onlara etki etmez ama bize eder. Abdestim oldu mu olmadı mı, namazı üç mü kıldım beş mi kıldım diye bir sürü vesvese veriyor. Yani şeytan bizi etkileyebiliyor. Ancak etki edemediği kahraman büyük salihlerden kişiler var. Resulü Ekrem de bunların en başındadır. Bu hadis bazı kişilerin şeytanı görebileceğine işaret ediyor. Cinler, insan, yılan, merkep, köpek gibi çeşitli kılıklara girebilir. İnsanlar bunları görebilirler, şeytan olduğunu anlayabilirler. Cinler için duvar gibi setler yoktur. Biz uçamayız ama cinler için bu mümkün. Kur’an-ı Kerim’de böyle ayetler var. Cinler çeşitli suretlerde olabilirler. Bağlanması da bu yüzden caizdir, mümkündür. Çünkü bir cisim, bir bedeni var.

NAMAZDA İNSAN SÖZÜ KONUŞULMAZ

Peygamber Efendimizin, “Namazda insanlara konuşma cinsinden hiçbir söz sahih olmaz” ifadesi var. Namazda insan sözü konuşulmaz. Dua ederken Kur’an Kerim’deki ayetlerle, Efendimizin hadisleriyle dua edebilirsiniz. İnsan sözüne benzer sözlerle dua ederseniz namazda o namaz bozulur. Hatta namaz kılarken biri girdi içeri, “Selamün aleyküm Cevat Hocam” dedi. Ben de namazdayken, “ve aleyküm selam” dersem namaz bozulur. Neden? Çünkü dışardaki adamla konuşmuş oldum. Şimdi ezan okunuyor. Ben de üstatlarımın kabrini ziyaret ediyorum. Birisi geldi, “Selamün aleyküm hocam” dedi. Ben cevap vermedim. Çünkü ezan okunuyordu. Ezan okunurken ezanı dinleyeceksin, konuşmayacaksın. Namazda da konuşulmaz. Mesela hapşırdıktan sonra “elhamdülillah” demek sünnettir. Hapşırmak rahatlamaktır, Allah’ın bir nimetidir. Elhamdülillah demek imandandır. Ancak hapşırmanın karşısında “yerhamukallah” demek farzdır diyen ulema var. En azından sünnettir. Ama siz namazdayken birisi hapşırdı ve “elhamdülillah” dedi. Siz de “yerhamukallah” demek lazım diye derseniz, namazınız yine bozulur. Çünkü namazın dışında birisiyle konuşmuş oldun. Şimdi hadiste Efendimizin şeytanla konuşmasını örnek göstererek, namazda başka birisiyle konuşmak, o namazı bozmaz dese birisi nasıl açıklarız bunu peki?

KABİR ZİYARETLERİ SONRADAN SERBEST OLDU

Birincisi, evvelce namazda konuşmak caizdi. Sonra namazda konuşmak yasaklandı. Bu hadisenin tarihini bilmesek de namazda konuşmanın yasaklanmasından önceydi diyebiliriz. Nitekim evvelce Mekke’de şarap içmek, içki içmek yasak değildi. Medine’ye hicretten sonra yasaklandı. Mesela Efendimiz Mekke’de kabir ziyaretini yasaklamıştı. Ama sonra Medine’de Efendimiz, “Ben size kabirleri ziyareti yasaklamıştım. Onları ziyaret edin. Çünkü kabir ziyareti ahireti hatırlatır” demiştir. Bunun gibi evvelce yasak olan bir şey sonradan yasaklanmış olabilir. Bunda aykırı hiçbir şey yok. Türkiye’de kaç tane anayasa değişti. 1921, 1924, 1960, 1981 anayasaları var, şimdi yine sistem değişti. Dünyanın her yerinde de bunlar oluyor. Eski peygamberlerin ibadet usulleri kalktı. Şimdi Efendimizin ibadet usulleri var. Mesela eskiden bir adama selam vermek için saygı ve hürmetten dolayı secde etme varmış. Şimdi, Allah’tan başkasına secde edilmez sadece selam verilir. Bu tip eski şeyler ilga

PEYGAMBERE MAHSUS HÜKÜMLER VAR

İkincisi, bu olay Medine’de oldu diyenler var onlara da deriz ki; efendim burada bahsedilen Medine, Efendimizin metfun bulunduğu Medine-i Münevvere değildir. Buradaki Medine “Şehir” anlamına gelir. Mekke’de şehirdir Mekke’de de olmuştur, diyebiliriz. Üçüncü olarak da bu peygamber için caizdi. Bizim için yasaklandı, diyebiliriz. Efendimize özel emirler vardır. Mesela teheccüd namazı kılmak Efendimize farzdı. Bize değil. Sen de kılarsan farzmış gibi sevap alırsın. Burada da ona mahsus bir izindir diyebiliriz. Namazdayken insan sözüne benzer dua edilmez. Mesela Ettahiyyatü, Allahümme Salli ve Allahümme Barik okuyoruz, ardından da Rabbena ile Rabbenafirli dualarını okuyoruz. Bu dualar Kur’an’da veyahut hadislerde var zaten. Burada mesela, “Asaletli, uzun boylu bir eş nasip et” diye dua etseniz bu olmaz. Çünkü insanların kendi arasında konuştuğu sözlere benzer dua edilmez. Kur’an’a hadise benzer dualar edilebilir. Çünkü namazın farz kısmını ifa etmiş olduğunuzdan, Allahümme Salli ve Allahümme Barik’ten sonra, Rabbena gibi Kur’an’da hadislerde olan dualardan edebilirsiniz. Ama insan sözüne benzer sözler caiz değildir. Bu hadis bize onu gösteriyor.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Prof. Dr. Cevat Akşit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

YÜKLENİYOR