Sınav varsa eleme de vardır!..

Taşeron işçilerin kadroya alınması konusunda son noktaya gelinmiş olmasına rağmen bir taktım belirsizlikler hâlâ sürüyor. Hatırlanacağı gibi taşeron işçilerin kadroya alınacağının açıklanmasının ardından bu işçilerin kadroya alınabilmeleri için sınav yapılacakları açıklandı. Sınavın söz konusu olması ile birlikte taşeron işçilerin tümünün değil sınavı kazananların kadroya alınacağı, geriye kalanların ise açıkta kalacağı gündeme geldi. Böyle olunca da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’na bu konu sıkça soruldu. Bakanın verdiği cevap ise sınavdan korkulmaması gerektiği, bunun için kurslara falan gitmeye gerek olmadığı şeklindeydi. Yaptığı açıklamada Sayın Bakan sınavın formaliteden ibaret olduğunu söylemese de öyle bir sonuç ortaya çıkıyordu. Bu köşede biz de taşeron işçilerin kadroya alınması için bir sınav yapılacaksa, bir elemenin söz konusu olacağını, eğer eleme olmayacaksa işçilerin bir sınava tabi tutulmadan kadroya alınmalarının mümkün olduğunu yazmış idik.

Neticede endişemizde haklı olduğumuzu gördük. Çünkü kadroya geçmek için müracaatların başlayacağı tarihten bir gün önce ve dün medyaya yansıyan haberlerde yer alan bilgiler şu şekildeydi:

“Başvuruda bulunan kişilerin hak sahibi olup olmadığını belirlemek için 3’er kişilik komisyonlar oluşturulacak. Sınav kurullarına da bu kişiler başkanlık edecek. Sınavların yeri, günü ve saatine ilişkin bilgiler ilgili idarenin internet sayfasında ilan edilecek.

Sınav soruları taşeron işçilerin çalıştıkları alanlarla ilgili konulardan seçilecek. Başarılı sayılmak için 50 puan almaları şartı aranacak. Sınavda başarılı/başarısız olanlar kurumun resmi internet adresinde ilan edilecek. İlan tebligat yerine geçecek.”

Başarılı sayılmak için 50 puan almak mecburiyeti ciddi bir elemeyi gündeme getirecek demektir. Çünkü bu puan ilk ve ortaöğretimde öğrencilerin geçerli notu anlamına gelir. Taşeron işçiler arasında bazı iş kollarında çalışanlar arasında okul seviyesi düşük olanların bulunması da normaldir. Yıllardan beri okul ve imtihanla alakası olmamış insanların 100 üzerinde 50 puan alması sanıldığı kadar kolay olmayacaktır. Netice itibariyle taşeron işçilerin kadroya geçirilmesinde ciddi bir eleme gündeme gelebilecektir. Eğer başvuruda bulunacak işçilerin hak sahibi olup olmadığını belirleyecek olan 3’er kişilik komisyonların sınav sonuçlarının belirlenmesinde de bir etkisi olmayacaksa ümitlendirilmiş pek çok işçi açıkta kalabilir.

Tüm bunlara ısrarla dikkat çekiyor olmam ümitlendirilmiş insanların hayal kırıklığına uğratılmaması içindir. Bu arada bir de ayaküstü verilen ve açıklanan kararların sonuçları ister istemez kafa karışıklığına yol açıyor. Mesele önceden enine boyuna ele alınıp, düşünülemediği ve bir plana bağlanamadığı için son güne kadar belirsizlikler sürüyor. Sonuç olarak da kafa karışıklığına yol açıyor.

Meseleyi böylesine yakından takip etmeme rağmen hâlâ yapılacak sınavların bir formalitenin yerine getirilmesi mi yoksa gerçekten sınava girenlerin 100 üzerinde 50 alma mecburiyetinin olup olmadığını anlamakta güçlük çekiyorum. Hâlbuki mademki taşeron işçilere kadroya alma sözü verildi ve bu söz yerine getirilecektir, kadroya alınmadan önce bu kişilerle ilgili gerekli emniyet ve adli araştırma yapılır, bir sakıncası olmayan doğrudan kadroya alınabilirdi. Bunca kafa karışıklığına da gerek kalmazdı.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?