Yeni yıl, yeni yüzyıl, yeni binyıl düzeni nasıl olacak?-2

MAKALEYİ DİNLE

Önceki yani, “Yeni yıl, yeni yüzyıl, yeni binyıl düzeni nasıl olacak?” başlıklı yazımızda kaldığımız yerden, başlıktaki sorunun cevabını vermeye devam ediyoruz…

Kur’an’ın pek çok yerinde ve Kehf Suresi’nin 107’inci ayetinde “El-Salihat” kelimesi kurallı dişi çoğuldur, kuruluşları ifade eder ve belli kuruluşları ifade eder. Biz ‘Adil Düzen’ çalışmalarımızda bunları ‘Dayanışma Ortaklıkları’ ve ‘Genel Hizmetler’ olarak tanımlıyoruz. Siz başka türlü tanımlayabilirsiniz. Böylece değişik tipte ortaklıklar oluşur. Bu sayede uygarlaşma sağlanır. Çağımızda buna göre semtler kurulacak. Bunlar yüz hane civarında olacak ve yarışacak. Hangi semt sünnetullaha uygun semt olursa o tip semtler çoğalacak, diğerleri elenecek, böylece üçüncü binyıl uygarlığı doğacak. Bin yıl sonra o uygarlık da yaşlanacak ve öncekinden daha ileri yeni bir uygarlık gelecektir. Üçüncü binyıl inkılâbını yapanlar ‘Dayanışma Ortaklıklarını’ ve ‘Genel Hizmetleri’ kuracaklardır...

***

İnsanlık Hazreti Nuh Peygamber zamanında Mezopotamya’da uygarlaşmaya başladı ve çağımızdaki uygarlık seviyesine ulaşıldı; şimdi de üçüncü binyıl uygarlığını kuruyoruz…

Biz uygarlığı nasıl tanımlıyoruz?

Satılanların üretilenlere bölünmesi uygarlığın rakamını verir, bu oranın en büyük değeri birdir. Hazreti Nuh Peygamber zamanında herkes kendi ürettiklerini kendisi tüketiyordu. Bazı özel malları değiştiriyordu. Taş devrinde taştan yapılan aletler özel ocaklarda yapılıyordu. Bu değiştirme miktarı %10 ile 20 arasında idi. Hazreti Nuh Peygamberden sonra değiştirme gerilemeye başladı. Yirminci yüzyılın sonunda artık herkes kendi ürettiklerini tüketmiyordu. Böylece uygarlaşma tamamlanmışa benziyordu. Bu tanım aileler için geçerli olduğu gibi bucak, il ve ülkeler için de geçerlidir. Devletlerin uygarlıkları, sattıklarının ürettiklerine bölümüdür.

İşte, ‘üçüncü binyıl uygarlığı’ demek seraların yaygınlaştığı bir uygarlık demektir. Bu seralar da ayetteki ifadesiyle ‘nüzülen’ olacaktır. Tarımın bir özelliği vardır. Belli mevsimlerde işçiliğe ihtiyaç vardır. Dolayısıyla çalışanlar değişik mevsimlerde değişik iş yerlerine gideceklerdir. Devre mülk bahçeli sitelerde, o mevsimlerde o civarda yetişen mahsulün işçileri gelip konaklayacaklardır, diğer zamanlarda ise dinlenmek isteyenler konaklayacaklardır. Bu ayetler üzerinde çalışarak dinlenme evlerinden oluşan siteler ile lojmanlı işyeri apartmanlarının özellikleri ortaya çıkarılacaktır...

Bugün Sermaye dünya ekonomisine dolayısıyla ilme, dine ve siyasete hâkimdir...

Çağımızdaki sömürülen insanlar bu sömürüye son vermek istiyorlarsa, işte bu dinlenme evleri ve lojmanlı işyeri apartmanlarını kuracaklar ve sömürülmelerine son vereceklerdir...

***

Kur’an’dan önce ilahi kitaplar geldi. Onlar zamanın ve ülkenin sorunlarını çözdüler. Ayrıca Kur’an’ın ön uygulamasını yaptılar. Evet, Kur’an’dan önce Tevrat ve İncil gelmiş, insanlara ortaklık düzeni üzerinde çalışmalar yaptırmışlardır. Sonra Kur’an proje olarak gelmiştir. Hazreti Peygamberin sünneti ve sahabelerin dönemi de örnek uygulamalardır...

İsra Suresi ve Kehf Suresi üçüncü binyıl uygarlığını anlatmaktadır ve biz de yaptığımız çalışmalarda ona göre anlamlar veriyoruz. Bizim verdiğimiz anlamları kabul etmek zorunda değilsiniz ama siz de bizim gibi ayetlere mana vermekle mükellefsiniz...

Bediüzzaman diyor ki;

Kur’an’ın mucizeleri insanların ulaşacağı hedefleri gösterir.

Biz de diyoruz ki;

Kur’an’da anlatılan hayat, insanların dünyada ulaşmalarını hedefleyecekleri hayattır. İnsanlar bu hayata tam olarak varamayacaklar ama yaklaşacaklardır.

Kur’an’ın içerdiği hükümler, var olan toplulukların ihtiyaçlarını karşılamanın üstündedir, bütün toplulukların ihtiyaçlarını karşılayacak durumdadır, bütün sorunları çözecek durumdadır. Ve’s-SELÂMmea’d-DUA… (Devamı var.)

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Mustafa Aydin - Selamünaleyküm cok güzel hizmet yapiyorsunuz konusan kadin sesi degilde erkek sesi olsaydi

Yanıtla . 0Beğen 02 Ocak 21:09
Anket İİT'nin Filistin'in başkentini Doğu Kudüs olarak kabul etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

YÜKLENİYOR