Emperyalizm Dalgası Suud ve İran’da

Emperyalizm kaldığı yerden devam ediyor. Uzun bir süredir hazırlıkları yapılıyordu.

Olayların başlangıcı hemen hepsi birbirinin benzeri. Tunus’ta işsiz bir gencin kendini yakmasıyla başlayan bir dalga “bahar” tanımlamasıyla sevimlileştirildi, bir karabasana dönüştürüldü. Bu, Kuzey Afrika’dan Suriye ile Türkiye sınırına dayandı.

New York’taki ikiz kulelerin faturasının Suudi Arabistan’a çıkarılması, Suud’un batı bankalarındaki paralarını çekme restine Amerika’nın paraları blokesi ile yeni bir süreç başladı. Bu blokajın hemen ardından Trump’ınSuud’a gitmesi, Suud’u 350 milyar dolar ile ipotek altına alması da bir sonuç oldu. En modern silâhlarını sattı. Bununla Suudi Arabistan’ın tam anlamıyla elli kolu bağlanmış oldu. Artık Suudi Arabistan ile onunla birlikte hareket eden krallıklar, ülkeler emperyalizm ile birlikte hareket etme zorunda bırakıldılar. İsrail ile ilişkileri, Kudüs’ün İsrail’in başkent ilan edilmesiyle bu ülkelerin tepkisiz kalmaları, boyun eğip razı olmaları adeta kaçınılmaz oldu.

Suudi Arabistan yetkililerin artık kendilerini Amerika ile birlikte dünyaya yön veren güçler olduğunu söylemesi yeni bir yaklaşım değil. Bunu bu yakın zamanda Türkiye’de de ifade eden muhafazakârlar oldu. Emperyalizm ile birlikte kendilerini bir güç görme kompleksi ve zaafına kapıldılar. Bölgede artık Türkiyesiz düşünülemeyeceği, Amerika ile birlikte bölgeye yön verecekleri söylendi..

Süreç, ne yazık ki Müslümanların aleyhine işliyor, hızlı yürüyor. Kuzey Afrika üzerinde başlayan Suriye’ye dayanan emperyalizm dalgası ile mezhep gerilimi tırmandırıldı. Bu, hala sürüyor. Müslümanların emperyalizm ile olan sorunları göz ardı edilerek dikkatler başka alanlara çekiliyor. Bu, mezhep, meşrep, ırk gibi gerilimler ile oluyor.

İran’da başlatılan dalga yeni bir sürecin habercisi. Kitleler sosyal medya üzerinde harekete geçiriliyor. Son dönemin büyük eylemleri ve çıkışları sosyal medya üzerinden büyük destek görüyor ve kışkırtmaları, duyguları kabartmaları ile sonuca gidiliyor. Bu dalga yeni sorunlar getirecek. Başlangıçtaki masum eylemler yerine başka bir alana doğru gideceği belli.

İran’ı saran dalganın sonuçları hiçbir zaman hayırlı olmayacak. Dalga bastırılsa bile büyük yaralar bırakacağından kuşku yok. Bu bir kırılmadır.

Müslümanların genç kuşağı sosyal medya üzerindeki dalgalar çok çabuk etkileniyor. Sonuçlarının nereye varacağını bilemiyor ve kestiremiyor.

Müslümanlar genç bir nüfusa sahip. Üretimde bulunmadıklarından istihdam alanları oluşturamıyorlar. Petrol ve kimi yeraltı kaynakları bir başına yeterli olmuyor. Sonuçta bu genç kuşak belli bir eğitimden geçiyor, en verimli zamanlarında bir işlevleri olmuyor. Modern aletlerin oyalama etkisi bir süreliğine oluyor. Ondan sonra bunalım süreci başlıyor.

Bu durum Türkiye için de geçerli. 210 üniversite sürekli hemen hemen bütün alanlarda mezun veriyor. Okumuş eğitilmiş bu gençler sokağa salınıyor. Mezunlar kendi alanlarında değil de nerede bir iş buluyorlarsa oraya kapaklanıyorlar. Mesleklerini değil de buldukları iş ile yetinmek zorunda kalıyorlar.

İşsizler ordusu bir toplum için en tehlikeli kesimidir. Modern dünyanın koşullarında tüketim araçları giderek hayata baskın oluyor. Böyle olunca da bunları elde edememek büyük mutsuzlukların nedeni. Çalışmayan gençler kendilerini feda ediyorlar bu nesnelere sahip oluyorlar. Bu da onları uçurumlara itiyor.

İran ile Suudi Arabistan arasında savaşa ramak kaldı. Birbirleriyle vuruşturulacakları kesin gibi görünüyor. Bu savaş her iki ülke için de bir yıkım olur. Bölge yeni bir kamplaşmaya sürüklenecek. Sekiz yıl süren Irak İran savaşlarının sonuçları nelerin olduğunun bir göstergesi. Özellikle İsrail’in kışkırtmaları ile ortam giderek kızışıyor. Bu gelişmelere bize ne diyemeyiz. Çünkü savaş kapımızda. Sıranın kime geleceğinin bir habercisi. Bu yıkımlar sonuçta hem emperyalizmin hem de İsrail’in işine yarıyor.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?