Haçlı-Siyonist ittifakının hedefi İslam dünyası

Yeni bir yıla yine İslam dünyası kan ve gözyaşı içinde giriyor. Afganistan’da bombalar patlıyor, bir takım çeteler İslam adına Müslümanları katlediyor, Myanmar’da Müslümanlar katlediliyor, adeta soykırım uygulanıyor. Irak ve Suriye’de yıllardan beri kan ve gözyaşı dinmedi. Bir süre önce Sudan parçalanarak petrol bölgesi kopartıldı. Ürdün’de darbe girişimi olduğu, darbe girişiminin ardında ise Suudi Arabistan’ın bulunduğu iddia ediliyor. Mısır’da Haçlı ittifakının desteği ile iş başına gelen darbe yönetimi Müslümanları idam sehpasına sevk ediyor. Tüm bu kanlı sahnelerin arkasında kendilerini gizlemeye bile gerek duymayan Haçlı-Siyonist ittifakı bulunuyor. Hemen belirtelim ki, Haçlı-Siyonist ittifakı İslam dünyasına toptan düşman. Yani İran’a ambargo uygularken Sünni dünyayı seviyor, Sünni ülkelerde darbe, ayaklanma ve işgaller sahnelerken de Şii dünyasını seviyor değiller. Sonuç olarak Haçlı-Siyonist ittifakının ortak düşmanı İslam ve Müslümanlar. Bu düşmanlıklarını sahnelerken de bir takım farklılıklarımızı kullanıyor, bu farklılıkları körükleyerek bir takım gafilleri örgütleyip silahlandırarak meydana sürmekten geri durmuyorlar.

Tüm bu olanlar sebebiyle söz konusu ittifaka kızalım, onların ne yaptıkları, neler yapmak istediklerini ve hedeflerini doğru tespit edelim ama bu arada bu işte Müslümanların hiç mi suçu yok? sorusunun cevabını da araştıralım. Müslümanların niçin birbirleri ile çatıştıklarını sorgulayalım. Öncelikli olarak Müslümanların birbirlerinin farklılıklarına tahammülü öğrenmeleri ve aralarındaki çatışmaları sona erdirmeleri gerektiği hususunda görevin ABD ya da bir başka ülkeye değil Müslümanlara düştüğünü, Haçlı-Siyonist ittifakına kızalım ama kendi sorumluğumuzu da unutmayalım.

Hangi Müslüman ülkede bir darbe ya da darbe girişimi varsa arkasında Haçlı-Siyonist ittifakı bulunuyor. Hangi Müslüman ülkede iç çatışmalar meydana gelmişse yine arkasında aynı ittifakın bulunduğu artık kimsenin meçhulü değil. Bırakın diğer Müslüman ülkelerde yaşananları ülkemizde yaşanan 15 Temmuz darbe girişiminin arkasında Haçlı ittifakının bulunduğunu görmeyen kaldı mı? Görmemek için kör olmak gerekir. Sadece tüm gönderilen belgelere rağmen FETÖ elebaşını iade etmiyor olmaları bile bu gerçeği görmek için yeterlidir. Buna rağmen hâlâ ABD ile ilişkileri bozmamak için gayret sarf ediyor olmak ya yanılgımız ya da dost bildiklerimizin düşmanlığını görmezden gelme çabasıdır.

Netice itibariyle artık sömürü, katliam ve soykırımdan Müslümanların kurtulmasının yolunun birlikten geçtiğini görmek, düşmanlarımızın içimizdeki maşalarının dolduruşuna gelmeyerek kendi aramızdaki çekişmeleri sonlandırmak durumundayız. Düne kadar medyamızda ABD kaynaklı bazı iddialara dayanarak ülkemizi İran ile çatıştırmak için yapılan haberlerin yerini bugün İran’da son yaşanan olaylar, “ABD tahrik ediyor. İran’da isyan provası” başlığı altında veriliyorsa, geçmişte bizi İran ile çatıştırmak için çaba sarf edenlerin de aynı merkezler olduğunu görmek durumundayız.

Netice itibariyle hiç olmazsa 2018 yılının İslam dünyasının söz konusu gafletten kurtulma yılı olmasını diliyorum. Ne yaparsak yapalım ne kadar taviz verirsek verelim Haçlı-Siyonist ittifakının dostluğunu kazanamayacağımızı, onlarla dost olunamayacağını görelim. Bunun yolu ise İslam Birliği’nden geçiyor. Hatta İslam dünyasındaki Haçlı-Siyonist ittifakının maşalarını hizaya getirmenin yolu da bu birliktelikten geçiyor.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?